Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi (TDİ) Tutsak Partizan Ünal Yiğit’in tek kişilik hücrede tutulmasına ilişkin bir açıklama yaptı.
Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde tutulan Ünal Yiğit, yoldaşı Engin Bulut’la birlikte kaldığı hücrenin ayrılmasına tepki gösterice koridorda “A Takımı” ya da “Hazır Kuvvet” adı verilen, robocop kıyafetli gardiyanların saldırısına uğramıştı. Yiğit hücre cezası için kaldığı tek kişilik hücreye geri götürülmüştü.
Partizan Şehit ve Tutsak Aileleri’nin bileşeni olduğu TDİ bu tecrit uygulamasına ve işkenceye karşı bir açıklama yaparak tecridin son bulması çağrısı yaptı.
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
Adana F Tipi Kapalı Hapishanesinde (Eski adıyla Kürkçüler) kalan Ünal Yiğit Adalet Bakanlığı tarafından gönderilen bir talimatla zaten kalmakta olduğu hücreye götürülmemiş, “hücre cezası” nedeniyle konduğu tekli hücrede tutulmaya devam etmiştir. Ünal Yiğit’in maruz kaldığı bu uygulama uzun bir süredir siyasî tutsaklara yönelik devam eden “tecrit içinde tecrit” saldırısının devam ettiğini gösteriyor. Tecrit içinde tecridin gerekçesi siyasî tutsakların birbirlerini etkilemeleri olasılığıdır. Birinin diğerini eğiteceği gerekçesiyle tutsaklar yalnızlaştırılmakta, mahkemeler tarafından verilmeyen bir “ceza” hapishane idarelerinin ya da polisin verdiği bilgilerle hayata geçirilmektedir.
Tutsaklık koşullarının tam tecrit biçiminde uygulanması siyasî tutsaklara yönelik özel bir tutumdur. Bu tecrit, sözünü ettiğimiz uygulama ile bazı tutsaklar nezdinden daha da yoğunlaştırılmakta, “tecrit içinde tecrit”, mahkeme kararı ile hayata geçirilebilen “ağırlaştırılmış müebbet cezası” idarî bir usulle diğer tutsaklara da uygulanmaktadır. Toplumdan yalıtılmış oldukları halde bu kez kendi içlerinde tecrit uygulaması hayata geçirilmektedir. Devrimci tutsakları düşüncelerinden, toplumsal kaygılarından arındırılmasını, uzaklaşmasını amaçlayan tüm tecrit topluma düşmanlığın bir biçimidir. Bu anlamda topluma yönelik bir saldırıdır.
Tutsaklar politiktir, toplumsal değerlere dayanan amaçları ve inançları vardır. Tecrit uygulamasıyla bunların yok edilemeyeceği F tipi hapishaneler kurulalı beri ispatlanmıştır. Tutsaklar toplumcu fikirlerinden, toplum için düşünmekten, kaygılanmaktan vazgeçirilemediler. Onlar, uzun yıllar tecritte tutulmalarına rağmen ne pişmanlık duydular ne de topluma mesaj göndermekten vazgeçtiler. Tecrit içinde tecrit uygulaması da başka bir sonuç üretmemiştir. Fikirlerinden de, fikir geliştirmekten de vazgeçmeyen tutsaklar F tipi de olsa, Y tipi de olsa direnmeye devam ediyorlar ve edecekler.
Bu insanlık dışı uygulamaları protesto ediyoruz. Bu saldırılara karşı direnen ve tüm topluma direnme çağrısı yapan tutsakların yanındayız. Çağrılarını yineliyoruz: tecrit insanlık dışıdır, tecrit amaçlı kapılar açılmalıdır…
(İSTANBUL)








