Tutsak Partizanlar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü için açıklama yaptı.
Tüm hapishanelerden Tutsak Partizanlar adına gönderilen açıklamada “Biz kadınlar tüm insanlığın da kurtuluşu olan sınıf savaşının son ve en büyük kavgasında bedenimizi, ruhumuzu gemleyip bizi prangaya vuran tüm zincirleri parçalamaya hazırız, hazır olmalıyız. Ruhumuzu karartan bu düzene karşı savaştan bir an olsun geri durmadık, durmayacağız. Tarihin her döneminde sabrımız, irademiz ve direncimizle, dağları mesken tutan direnişlerle destanlar yazmaktan vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz.” denildi.
Açıklamanın tamamı şöyle:
“Sizi 25 Kasım’ın dayanışma ruhuyla selamlıyoruz,
“Kuşatılmışlığımız; içinde bulunduğumuz şiddet sarmalıyla birlikte artarak sürüyor. Emperyalizm, tüm dünyada, tahakkümü altındaki iktidarların yolunu açarak varlığını sürdürmeyi hedeflemektedir. Kendi ülkelerinde uyguladıkları burjuva demokrasiyi dahi, ihtiyaç duydukları anda rafa kaldırıp işçi-emekçi halk kitlelerinin can-kan pahasına elde ettiği hak ve özgürlükleri de süratle tırpanlamaktalar.
“Bu sürecin tam kalbinde bulunan emekçi kadınlar, özellikle işçi kadınlar genellikle saldırıların ilk hedefi olmaktalar. Sürekli bir biçimde cinsel kimlikleri aşağılanıp iktidarların gerici, cinsiyetçi ihtiyaçlarına göre konumlandırılıyorlar.
“Gerici iktidarlarla, geleneklerle şekillenmiş toplumsal cinsiyet rolleri, bu iktidarların varlık koşuludur. Bu rollerin dışına çıkan kadınlara ve LGBTİ+lara yaşam hakkı tanınmamakta, onlara adeta bir varlık-yokluk mücadelesi yaşatılmaktadır. Egemenler her geçen gün artan taciz, tecavüz ve kadın katliamlarını meşrulaştıran, besleyen politikalarla el yükselterek saldırılarını perçinlemekteler.
“Biz kadınlar tüm insanlığın da kurtuluşu olan sınıf savaşının son ve en büyük kavgasında bedenimizi, ruhumuzu gemleyip bizi prangaya vuran tüm zincirleri parçalamaya hazırız, hazır olmalıyız. Ruhumuzu karartan bu düzene karşı savaştan bir an olsun geri durmadık, durmayacağız. Tarihin her döneminde sabrımız, irademiz ve direncimizle, dağları mesken tutan direnişlerle destanlar yazmaktan vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz.
“Şairin dediği gibi: ‘Kıstırıldığımız her kapanda/bir umar/bir büyük çatlak/sızan küçük bir ışık bulduk/bulunca da büyüttük.’ Yakaladığımız o ışık Paris Komünü’nden Ekim’e, Claralardan Cian Çinlere, Mirabel Kardeşlere yolumuzu aydınlatıp geleceğimize de ışık tutuyor.
“25 Kasım’ın mücadeleci ruhuyla, yaşamın orta yerinde duran, ezilen veya yok sayılan tüm cinslerin sesi olan; sesini çığlığa, isyanını mücadeleye dönüştüren ve geleceğe sahip çıkan tüm kadınlarımızı hiçbir cinsin ötekileştirilip yok sayılmadığı, bütün zincirlerimizden kurtulduğumuz eşit ve özgür bir dünya, devrim ve komünizm düşüyle selamlıyoruz.
Tutsak Partizanlar”
(İSTANBUL)








