İstanbul’daki Hindistan Başkonsolosluğu önünde yapılan eylemde “Kagar Operasyonu Durdurulsun! Katliamlar Son Bulsun!” denildi.
Alınteri, Devrimci Hareket, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Kaldıraç, Komün, Mücadele Birliği, Partizan, Sosyalist Meclisler Federasyonu ve Sosyalist Mücadele İnisiyatifi’nin çağrısıyla Şişli’de bulunan konsolosluk binası önünde buluşuldu.
“Kagar Operasyonu Durdurulsun! Stop the Operation Kagar!” pankartının açıldığı eylemde sık sık “Kagar Operasyonu Durdurulsun”, “Lal Salam, Lal Salam, Hindistan’a Lal Salam!”, “Adivasi Halkı Yalnız Değildir”, İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek!”, “Zindanlar Yıkılsın Tutsaklara Özgürlük!”, “Hidma Yoldaş Ölümsüzdür!”, “Basavaraj Yoldaş Ölümsüzdür!”, “Yaşasın Devrimci Dayanışma!” sloganları atıldı.
Basın metni Türkçe ve İngilizce okundu.
“TALAN EDİLEN ADİVASİLERİN YAŞAM ALANIDIR”
Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Hindistan’da da faşist devletin halkın çıkarları temelinde örgütlenen devrimci güçlere, halktan insanlara karşı katliamlar gerçekleştirdiği belirtilen açıklamada bu katliamların arkasındaki esas gücün ezilen ülkelerin toprağını, ormanlarını, sularını; yeraltı ve yer üstü kaynaklarını, insan gücünü yağmalayan emperyalistler olduğu vurgulandı.
Açıklamanın devamında “18 Kasım’da Hindistan’da, tedavi altında bulunan Madvi Hidma on bir yoldaşıyla beraber esir alınmış ve ardından katledilmiştir. Kagar Operasyonu kapsamında gerçekleştirilen bu saldırı, Hindistan devletinin yıllardır sürdürdüğü sistematik katliamların son halkasıdır.
“Madvi Hidma, ondan önce katledilen Maoist hareketin önderi Basavaraj ve tüm Naksalit hareketi, emperyalist talan politikalarına karşı yürütülen haklı mücadelenin temsilcileridir. İnşa ettikleri Devrimci Halk Komiteleri aracılığıyla yoksul halk su kanallarına kavuştu, eğitim ve sağlık olanakları sağladı. Kagar Operasyonu sırasında birçok yerde bu olanaklar dağıtıldı, yıkıldı, yok edildi. Yerine hiçbir şey de konmadı. Halk yeniden yoksunluğa mahkûm edildi. Adivasi topluluklarının bu harekete sahip çıkmasının nedeni açıktır: Talan edilen onların toprakları, ormanları ve sularıdır; yağmalanan onların yaşam alanlarıdır.” denildi.
“KAGAR OPERASYONU HALK DÜŞMANI BİR HAREKÂTTIR”
“Bugün yürütülen Kagar Operasyonu, doğrudan halk düşmanı bir harekâttır. Amaç, uluslararası maden ve sanayi tekellerine alan açmak; Hindistan’ın doğal zenginliklerini küresel tekelci şirketlere devretmektir. Bunun için yapılanlar geniş ve kapsamlı bir çevre tahribatına yol açmaktadır.
“Hindistan devleti; ‘safranlaştırma’ siyasetiyle ezilen inançlara, Dalit hareketlerinin aktivistlerine, insan hakları savunucularına, devrimci, ilerici, laik öğrenci ve gençlik örgütlerine, öğretmenlere, yurtseverlere, entelektüellere, sanatçılara, yazarlara, avukatlara, gazetecilere, bilim insanlarına; işçi ve köylü örgütlerine ve Keşmir, Naga, Manipur, Asom, Bodo gibi ulusal hareketlere karşı kapsamlı bir baskı politikası yürütmektedir. Gerici ve sömürücü egemen sınıfların çıkarlarını temsil eden hükûmet, halkın lehine olmayan politikaları eleştiren herkesi susturmak için yasa dışı yöntemlere, işkenceye, yargısız infazlara ve keyfî tutuklamalara başvurmaktadır.” denilen açıklamada Hint devletinin Adivasi halkı içinden Naksalit kadroları ve aktivist köylüleri ihbar edenleri ya da öldürenleri “ödül” politikalarıyla teşvik ettiği belirtildi.
TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK İSTENDİ
Açıklamanın devamında “Siyasî tutsaklara yönelik baskılar da aynı derecede ağırdır; uydurma davalarla insanlar tutuklanmakta; tutsaklara için temel insanî koşullar dahi sağlanmamaktadır. Bundan en çok hasta ve yaşlı tutsaklar etkilenmektedir. Hapishanelerde hiçbir tıbbî yardımdan yararlanılamıyor. Bu, bazılarının ölümüne yol açıyor. Yakın zaman içinde Sai Baba ve Tota Setharamiah kefaletle serbest bırakıldıktan kısa bir süre sonra yaşamlarını yitirdiler. Bu tür olaylar ailelere bildirilmiyor. Uzun süredir hapiste olanların aileleri ekonomik sorunlar yaşıyor. Televizyon kanalları ailelerin çok büyük kısmının son derece kötü koşullarda yaşadığını gösterdi.” denilerek tutsaklar üzerindeki tecridin kaldırılması ve işkencenin son bulması çağrısı yapıldı.
“TÜM DÜNYA HALKLARINI MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUZ”
Açıklamada ezilen Hindistan halkının ve Maoistlerin mücadelesine sahip çıkma çağrısı yapılarak şunlar söylendi: “Biz, Hindistan halkının adalet, özgürlük ve eşitlik mücadelesinin yanında olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz. Tüm dünya halklarını Hindistan’daki katliamlara karşı Hindistanlı devrimcileri sahiplenmeye, emperyalizmin talan ve yağma siyasetine karşı mücadeleye çağırıyoruz.”
TALEPLER SIRALANDI
- Halka karşı işlenen tüm suçları derhal durdurun. Yargısız infaz, işkence, keyfî gözaltı ve tüm devlet şiddeti uygulamalarına son verin; Adivasilerin ve diğer yerli toplulukların yaşam alanlarını talana açan projeleri iptal edin.
- Kagar Operasyonuna son verin. Madvi Hidma ve Madakam Raje dâhil olmak üzere Kagar Operasyonu kapsamında gerçekleştirilen tüm katliamlar için bağımsız bir soruşturma komisyonu kurun ve sorumlu failleri yargı önüne çıkarın.
- Adivasilerin toprak, orman ve su üzerindeki kolektif haklarını tanıyın; doğal kaynakların tekelci şirketlere devredilmesine son verin.
- Halkın çıkarları için ve doğanın tahribatına karşı mücadele edenlere “siyasî tutsak” statüsü tanınsın; hapishanelerdeki yaşam koşulları düzeltilsin, hasta tutsakların tedavisi önündeki engeller kaldırılsın, uzun süredir hapis tutulan ve tedavi edilmeyen tutsaklar koşulsuz serbest bırakılsın.
Eylem açıklamanın İngilizce okunması ve sloganlarla sona erdi.
(İSTANBUL)



















