Özel Okmeydanı Hastanesi sağlık çalışanları ve emekçileri, hastanenin kapatılma sürecine ve ödenmeyen alacaklarına ilişkin basın ve kamuoyuna yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, hastane sahiplerinin “Şafak Grubu” olarak bilinen Öztürk Ailesi olduğu hatırlatılarak, çalışanlara hiçbir uzman görüşüne dayanmadan kapatma kararı bildirildiği ifade edildi.
Açıklamada, çalışanların yaklaşık üç aylık maaş, nöbet, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediği belirtilirken, bu alacaklar ödenmeden “hastanenin kapatılacağı” bilgisi verilerek çalışanların iki aylık ücretsiz izne çıkarıldığı aktarıldı. Şafak Grubu adına Seçim Öztürk ve Ahmet Özgün’ün çalışanlara ödeme sözü verdiği ancak bu sözlerin tutulmadığı vurgulandı.
Sağlık çalışanları, 11 Aralık sabah saatlerinden itibaren başlatılan tasfiye sürecinin mevzuata aykırı olduğunu belirterek, özellikle hastanedeki ilaçların çıkarılmasının halk sağlığını tehdit edecek sonuçlar doğuracağına dikkat çekti. Bu duruma ilişkin suç duyurularında bulunulduğu ve kamuoyunun bilgilendirildiği ifade edildi.
Açıklamada, tahliye ve tasfiye için gelen Şafak Grubu çalışanları ile teknik ekip sorumlularının, hastane emekçilerini provoke etmeye çalıştığı ancak buna karşılık verilmediği belirtildi. Özellikle teknik ekibin “kamera açılarak oynanması” yönündeki girişimlerinin teşhir edildiği aktarıldı. Aynı günün akşamında hastanenin kurşunlanmasının ise “düşündürücü” olduğu ifade edildi.
Özel Okmeydanı Hastanesi sağlık çalışanları, bugüne kadar karşı karşıya kaldıkları yok sayma, sömürü, tehdit ve provokasyonlara rağmen bir arada durduklarını, seslerini büyütmeye ve olgunlukla mücadele etmeye devam edeceklerini vurguladı. Açıklamada, yaşanabilecek her türlü olumsuzluk ve zarardan Şafak Grubu’nun birinci dereceden sorumlu olduğu kaydedildi.
“Hiçbir hak mücadele edilmeden kazanılmaz” denilen açıklamada, sağlık çalışanları ve emekçileri, her bir arkadaşlarının içeride kalan maaş, nöbet, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatlarını alana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.
Açıklama, “Yaşasın iş-emek nöbetimiz, yaşasın onurlu hak arayışımız, yaşasın tüm sağlık çalışanları ve emekçilerinin hak arayışı” sözleriyle sona erdi.
(HABER MERKEZİ)








