Hrant Dink, katledilişinin 19. yılında İHD’nin çağrısıyla aralarında Partizan okurlarının da olduğu kitle tarafından Antep’te anıldı. Düzenlenen basın açıklamasında Dink’in katledilmesine ilişkin davada cezasızlığın sürdüğüne değinilen açıklamada devletin Ermeni düşmanlığına vurgu yapıldı.
Açıklamada devletle aynı düşünen, hisseden ve refleks gösteren kesimlerin sinir uçlarına dokunan bir figür olmasının Dink’i hedef haline getirdiğine ve cinayetin devletten bağımsız olamayacağına dikkat çekildi.
Dink’in mücadelesinin yalnızca 1915 Ermeni Katliamının tanınması talebinden ibaret olmadığına değinilen açıklamada şu sözlere yer verildi:
“Türk toplumuna bir Ermeni olarak seslenen ilk kişilerden biri oldu; Ermenilerin tarihsel ve güncel varlığını, yaşadıklarını ve Türkiye’de bir Ermeni olmanın ne anlama geldiğini anlattı. İki halk ve iki ülke arasında diyaloğu savundu, birbirimizi anlamaya çağırdı ve bu çağrıyı yaşamı boyunca sürdürdü. Türkiye’de ilk kez bir Ermeni, televizyon ekranlarında bu açıklıkla konuştu, derdini tüm çıplaklığıyla anlattı. Devletin suç odaklarıyla iç içe geçmiş karanlık yapıları, Ermeni Soykırımı’nı tanımaya yönelik bir talebe değil; yalnızca birbirimizi anlama çağrısına bile tahammül edemedi.”
“AGOS ERMENİ GERÇEĞİNİ GÖSTERDİ”
Dink’in kurucusu olduğu Agos Gazetesinin Ermeni gerçeğinin bilinmesinde önemli bir rol üstlendiğine yer verilen açıklamada “Agos, Ermeni gerçeğinin çoğumuzun hiç bilmediği kılcal damarlarına ulaşmamızı sağlayan bir deniz feneri işlevi gördü. Aydınlattı, öğretti, ruhumuza seslendi ve içimizdeki hakikati anlatma cesaretini büyüttü. Agos bir çığır açtı. Türkiye’de Ermenilerin tarihini ve bir Ermeni olarak yaşamanın hayal dahi edemeyeceğimiz gerçeklerini görünür kıldı.” denildi.
“CEZASIZLIK ZIRHI TARAFINDAN KORUNDULAR”
Açıklamada Dink’in katıldığı televizyon programlarında hedef haline getirilerek tetikçi Ogün Samast tarafından katledildiği kaydedildi.
“Televizyon kanallarında katıldığı tartışma programlarıyla daha da görünür hale geldi. Pek çok insan, Ermenilerin varlığını ve maruz kaldıkları ayrımcılığı ilk kez ondan duydu. Bu görünürlük, onun hedef haline getirilmesinde de önemli bir rol oynadı. Cinayetin gerçek failleri, düğmeye basanlar, sürecin her aşamasından haberdar olanlar, yol verenler ve göz yumanlar yargılanmadı. Türkiye’nin en başından beri var olan ve hâlâ süren cezasızlık zırhı tarafından korundular. Unutulmamalıdır ki bu katliamda tetikçi olarak kullanılan Ogün Samast da yaklaşık iki yıl önce tahliye edildi.” denilen açıklama, “faşizme inat kardeşimsin Hrant” ve “faşizme karşı omuz omuza” sloganlarıyla son buldu.
(ANTEP)








