İstanbul’da Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in öğrencisi F.S.B. tarafından öldürülmesinin ardından birçok kentte yürüyüş düzenlendi.
İSTANBUL’DA YÜRÜYÜŞ
Eğitim Sen İstanbul şubelerinin çağrısıyla gerçekleşen eylemde öğretmenler, Beyazıt Meydanı’nda “Okulda Şiddete Dur De” şiarıyla bir araya geldi.
Eylemde açılan “Okullarda Şiddete Dur De, Yusuf Tekin İstifa” pankartı eşliğinde binlerce öğretmen sık sık “Susma Haykır, Şiddete Hayır” ve “Öğretmen Düşmanı Bakan İstifa” sloganları atıldı. Öğretmenler, Sultanahmet’te bulunan İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüyüş başlattı. Yakalarına “Yasımız Var Fatma Nur Çelik” yazılı kokart takan öğretmenler, yürüyüş sonunda İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde açıklama yapmak istedi ancak öğretmenlerin önüne polis barikat kurdu. Öğretmenler polis barikatının açılması talebiyle Mehmet Akif Ersoy Parkı’nda oturma eylemi yaptı ve barikatlara “Öğretmenlere Değil, Katillere Barikat” sloganıyla tepki gösterdi.
YUSUF TEKİN’E İSTİFA ÇAĞRISI
Eğitim emekçileri sık sık “Öğretmenler Öfkeli, Yusuf Tekin Gitmeli”, “İstanbul’da Bir Öğretmen Öldürüldü”, “Şiddete Teslim Olmayacağız” ve “Yusuf Tekin İstifa” sloganı attı. Fatma Nur Çelik için görev yaptığı okulda da anma töreni düzenlendi. Törene katılan Milli Eğitim Bakanı Yardımcısı Nazif Yılmaz’ın konuşması alkışlarla protesto edildi.
Diğer illerde de anmalar ve basın açıklamaları gerçekleştirildi. Eğitim emekçileri meydanlarda bir araya gelerek Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı.
“YAPTIĞIMIZ UYARILAR DİKKATE ALINMADI”
Eğitim Sen İstanbul şubeleri adına açıklamayı okuyan Eğitim Sen İstanbul 9 No’lu Şube Başkanı Hüseyin Özev, “Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yaptığımız uyarılar dikkate alınmayarak kalıcı ve önleyici politikaları hayata geçirmeyen Millî Eğitim Bakanlığı, bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi bir biçimde gözden geçirilmelidir. Şiddetin zemini yalnızca bireysel bir öfke değildir; medyada, siyasette ve bürokraside meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı dil, eğitim emekçilerini hedef gösteren ve itibarsızlaştıran söylemler bu iklimi beslemektedir.” dedi.
Öğretmenlik mesleğinin sistematik bir şekilde değersizleştirildiğini ifade edem Özev, “Pedagojik temelden yoksun, eğitimin bilimsel niteliğini gözetmeyen etkinlik ve uygulamaların yaygınlaştırılması; okulu çocuklar ve gençler için güvenli bir öğrenme ortamı olmaktan uzaklaştırmaktadır. Okullar; ideolojik yönlendirmelerin, denetimsiz faaliyetlerin ya da pedagojik karşılığı olmayan uygulamaların alanı değildir.” ifadelerini kullandı.
Özev son olarak şunları aktardı: “Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir. Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır! Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz! Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenliğini; huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz.”
Şiddeti önlemeye yönelik Millî Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunuldu. Özev, talepleri şu şekilde sıraladı:
Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı politika hayata geçirilmeli.
Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmeli, yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmeli.
Risk altındaki öğrencilere erken müdahale ve destek programları uygulanmalı.
Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı eylem planları hazırlanmalı.
Eğitim emekçilerinin mesleki itibarı korunmalı, hedef gösterilmeleri engellenmeli.
Saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması, ihmali olanlar hesap vermeli.
(HABER MERKEZİ)








