Partizan tarafından İsviçre’de gerçekleştirilen panel ve söyleşiler serisi devam ediyor. Panellerden ikincisi 26 Nisan Pazar günü Basel’de gerçekleştirildi. “Kuruluşunun 54. Yılında Parti ve Mücadele Çizgisi” başlıklı panel saat 14.00’te başladı. Açış konuşması ve saygı duruşuyla başlayan panelde söz alan Partizan temsilcisi 54. mücadele yılında Proletarya Partisini, komünizm mücadelesinde ölümsüzleşenleri ve hapishanelerdeki tutsakları selamladı. Temsilci ardından dünyada güncel yaşanan süreç ve gelişmelere değinerek emperyalist krizin her geçen gün derinleştiğini; bu süreçte dünya ezilen halkları ve uluslara olan baskının iyice arttığını belirtti. Ayrıca bununla birlikte emperyalist arası çekişmelerin devam ettiği ve bu çekişmenin belirli bölgelerde şiddetlendiğini vurguladı. Bu durumun yeni bir emperyalist paylaşım savaşını daha çok gündeme getirdiğini söyledi.
Partizan temsilcisi konuşma boyunca komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın toplumsal çelişkilere hâkimiyetiyle, bu çelişkileri devrimci savaşa çevirerek halka önderlik edecek komünist partiyi kurduğunu belirtti. Yine günümüzde dillendirilen “yenilgi” tespitleri, geniş halk kitlelerinde ve hatta devrimci örgütler ve komünist partilerde var olan umutsuzluk haline de değinen temsilci, etki-etkisizlik bağlamında görece haklı olan tespitlerin umutsuzluğa dönüşmeden iradi müdahale ile ve kesinlikle kitlelerin yönelimine, sorunlarına eğilen bir perspektifle hareket edildiğinde aşılacağını ve bunu tarihin de kanıtladığını dile getirdi.
ANTİEMPERYALİST LİG’İN ÖNEMİNE DEĞİNİLDİ
Partizan temsilcisi güncel gelişmeler bağlamında sistemin yaşadığı kriz ekseninde saldırılarını iyice pervasızlaştırmasına karşı antiemperyalist nitelik ve perspektifli mücadelenin gerekli olduğunu belirterek yakın süreçte kuruluş kongresini gerçekleştiren Antiemperyalist Lig’in bu noktada önemli bir araç olduğunu vurguladı.
Partizan temsilcisinin ardından katılımcılar tarafından çeşitli düşünce ve görüşlerini sundu. Konuşmalarda komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın düşüncelerini oluşturduğu koşullara, onun yöntemine ve Türkiye’de yaşanan çalkantılı süreçte Kaypakkaya’nın tutunduğu net ve ihtilalci hedefin önemi vurgulandı.
Görüş ve soruların ardından panel alkışlarla sonlandırıldı.
(AVRUPA)








