İnsan Hakları Derneği, Türkiye’de toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına ilişkin bilgi notu yayımladı. Toplantı ve gösteri hakkının kullanımının “sistematik biçimde engellendiğini” ortaya koydu. Rapor olarak hazırlanan bilgi notunda, engellemelerin üç aşamada gerçekleştiği belirtilerek “idare yasaklıyor, polis engelliyor, yargı cezalandırıyor” tespiti yapıldı.
2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun bu hakkın kullanımını koruyan bir yanı olmaktan ziyade Anayasa’ya aykırı biçimde hakkın kullanımının kısıtlanmasına hizmet ettiği vurgulandı. Valiliklerin toplu etkinliklere yönelik “güvenlik” veya “kamu düzeni” gerekçesiyle aldığı gerekçesiz yasaklamaların bu hakkın kullanımının fiilen ortadan kaldırdığı vurgulandı.
Raporda “İşçi eylemlerinden kadın eylemlerine, belediyelere dönük kayyum ve yargı operasyonlarına yönelik tepkilerden Onur Yürüyüşleri’ne, doğa ve yaşam savunucularının protestolarından öğrenci eylemlerine kadar her türlü hak arayışı ve eleştirel toplantı ve gösteri sistematik biçimde engelleniyor” denildi.
“13 İLDE 126 GÜN YASAK”
Üç aşamayla hak kullanımının engellendiği belirtilen raporda ilk aşamada “gösteri daha düzenlenmeden valilik ya da kaymakamlık kararlarıyla yasaklanıyor, gösterinin yapılacağı yerin çevresine ulaşım durduruluyor ya da kısıtlanıyor” denildi.
Rapora göre, 2025 yılında valilikler 13 ilde 19 farklı kararla toplamda 126 gün süreyle il genelinde her türlü eylem ve etkinliği yasakladı. Aynı dönemde 10 ilçede 11 farklı Valilik/Kaymakamlık kararıyla toplamda 74 gün süreyle her türlü eylem ve etkinliği yasakladı.
“ÖNCE POLİS ŞİDDETİ, SONRA YARGI TACİZİ”
İkinci aşamanın ise polis ve jandarma saldırısı olduğu vurgulandı. 2025 yılında polis saldırısıyla en az 268 gösteriye müdahale edildiği ve müdahaleler sırasında 131 kişi yaralanırken, 8477 kişi gözaltına alındığı belirtildi.
Polis saldırısından sonra toplantı ve gösterilere katılanlara yönelik davalar sonucunda en az 1112 kişinin tutuklandığı, 1625 kişi hakkında adli kontrol kararı verildiği kaydedildi.
Adalet Bakanlığı verilerine göre ise 2911 sayılı yasa kapsamında 4035 kişi hakkında kamu davası açıldı, yargılanan 4713 kişiden 502’si hakkında mahkûmiyet kararı verildi.
“ACİL REFORM GEREKLİ”
Barışçıl toplanma hakkının hem Anayasa hem de uluslararası sözleşmelerle güvence altına alındığı hatırlatıldı. Ancak uygulamada bu hakkın özellikle Gezi Parkı protestoları sonrasında ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL ile birlikte giderek daha fazla sınırlandığı ifade edildi.
İHD, mevcut yasal çerçevenin toplantı ve gösteri hakkını korumaktan uzak olduğunu belirterek acil reform çağrısında bulundu.
Raporda, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun değiştirilmesi, valiliklerin yasaklama yetkilerinin sınırlandırılması, LGBTİ etkinliklerine yönelik yasakların kaldırılması ve kolluk görevlileri hakkında etkin soruşturma yürütülmesi gerektiği ifade edildi.
(HABER MERKEZİ)






