Dersim Karagöz (Gurik) köyünde doğa savunucuları, Dimin Madencilik tarafından bölgede yapılmak istenen maden projesine karşı bir araya geldi.
Munzur Çevre Derneği’nin de çağrıcısı ve katılımcıları arasında yer aldığı maden karşıtı buluşmada, Dersim Pülümür’e bağlı Karagöz (Gurik) köyü ve çevre köylerden gelen halk, Dimin Madencilik tarafından bölgede yapılmak istenen maden projesine karşı ortak tutum alarak çevre köyleri de etkileyecek projelere karşı tepki gösterdiler.
12 Ekim Pazar günü saat 12.00’de Karagöz’de başlayan buluşma, kitlenin kararlı tutumuyla saat 16.00’ya kadar süren direniş nöbetine dönüştü. Karagöz’ün dağına, suyuna, yaylasına ve yaşam alanlarına sahip çıkmak için gerçekleştirilen eyleme çevre köyler, kasabalar ve ilçelerden katılım sağlandı.
“BERN SÖZLEŞMESİ ÇİĞNENİYOR”
Karagöz ve Çevre Köyleri İnisiyatifi adına ortak açıklama yapan Uğur Tepe, maden projesinin yalnızca bir doğa talanı olmadığını, aynı zamanda bölge halkını göçe zorlayacak bir insansızlaştırma politikası olduğunu belirtti. Tepe, maden sahasının Türkiye’nin taraf olduğu Bern Sözleşmesi kapsamında koruma altında bulunan yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ keçisi, ayı, vaşak ve Anadolu parsının yaşam alanı içerisinde yer aldığını vurguladı.
Aynı mera sınırları içerisinde daha önce planlanan krom-çinko ocağı projesinin “iyi mera vasfı” gerekçesiyle durdurulduğunu hatırlatan Tepe, aynı hukuki gerekçelerin bu proje için de uygulanması gerektiğini söyledi.
“DÜNYA LİTERATÜRÜNDE OLMAYAN ÇEŞİTLİLİK”
Munzur Havzası ve Hel Dağı bölgesini kapsayan çalışmalarda 2 bin 250’nin üzerinde bitki türünün tespit edildiğini belirten Tepe, bölgedeki arıcılık faaliyetlerine dikkat çekerek yapılan analizlerde dünya literatüründe henüz yer almayan endemik polen türlerinin ortaya çıktığını ifade etti.
Maden faaliyetlerinin geçici, arıcılık ve hayvancılığın ise bölge halkı açısından kalıcı bir yaşam biçimi olduğunu söyleyen Tepe, “Bu toprakların üstü altından değerlidir” diyerek projeye karşı mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.
“DAĞLARIMIZA VURULAN KAZMA, GELECEĞİMİZE YÖNELİK SALDIRIDIR”
Munzur Çevre Derneği adına konuşan Hatun Esen ise Türkiye’nin dört bir yanında doğa talanına karşı direnişlerin sürdüğünü belirterek Karagöz’deki mücadelenin de bu direnişin bir parçası olduğunu ifade etti. Esen, “Biz bugün buraya sadece insanlar için değil, bu coğrafyada yaşayan bütün canlılar için buradayız. Duyduk ki emparyalist şirketler, taşeronu Dimin Madencilik buralara maden açmak istiyor. Doğamızı delik deşik etmek istiyor. 81 ilde olduğu gibi talan projesiyle dağlarımızı yok etmek istiyor. Buna izin vermeyeceğiz.”
Esen, maden şirketlerinin projeleriyle geri dönülmez doğa tahribatları yarattığını belirterek, “Bu dağlara vurulacak her kazma geleceğimize vurulan darbedir” dedi.
Projelerin bölgedeki su kaynaklarını, toprağı ve yaşam alanlarını zehirleyeceğini söyleyen Esen, Türkiye’de doğasını savunan tüm direnişleri selamlayarak mücadeleyi büyütme ve dayanışma çağrısında bulundu.
(DERSİM)








