9 Haziran, Salı
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

Anasayfa » Faşizmin Düşen Maskesi ve Mutlak Butlan

Faşizmin Düşen Maskesi ve Mutlak Butlan

9 Haziran 2026
içinde Güncel
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsappTelegram

Ülkenin politik gündemini, 21 Mayıs’ta Ankara’da bir istinaf mahkemesinin aldığı karar tümüyle gasbetmiştir. CHP’ye üç yıl sonra Kemal Kılıçdaroğlu “Mutlak Butlan” olarak atanmıştır. Kemal Kılıçdaroğlu, 30 Mayıs’ta polis müdahalesiyle ele geçirdiği CHP Genel Merkezi önünde yaptığı bayramlaşma kutlamasında atandığı yeni görevi şu ifadelerle kabul etmiştir: “Bugün burada CHP’nin tarihsel namusunu, TC’nin demokratik güvenliğini, millet iradesinin onurunu ve devlet aklının geleceğini konuşmak için bulunuyorum.”

Kemal Kılıçdaroğlu, atanmasını “devlet aklının geleceği” olarak yorumlayarak sorunu bir “milli güvenlik” sorunu olarak tanımlayan bir yerde demirledi. Zira dünden bugüne konu ettiği meselelerle aldığı pratik konumlanış arasındaki “çelişkiyi” açıklayacak yegâne tılsımlı kavramlar “devlet aklı, milli güvenlik sorunu” olabilirdi. Tam anlamıyla bir faşist devlet partisinden, onun 78 yaşında cevval bir liderinden bahsediyoruz.

CHP’ye yönelen AKP-MHP operasyonunun son ve bugüne kadarki en güçlü halkası olan “mutlak butlan” kararı, bundan faydalanan Kılıçdaroğlu ekibi için devletin bekasının korunması, bunun mağduru olan Özgür Özel için ise asla olmayan devletin “demokratik teammüllerinin” yok edilmesi olarak tanımlanıyor. Burada hemen belirtmemiz gerekiyor ki kararın saldırganlık düzeyi olabildiğince sert ve acımasızken, Özgür Özel ve ekibinin buna karşı gösterdiği direnç de olabildiğince zayıf ve etkisizdir. O ve ekibi CHP’ye 19 Mart 2025’ten bugüne yönelen saldırıları, geniş bir toplumsal desteğe rağmen püskürtemeyen, tam tersine sisteme zarar vermemeye odaklanan yönelimiyle daha fazla saldırıya kapı aralayan bir tutum sergiledi. Sistemin politik krizini derinleştirmemeyi tercih eden politik yönelim, CHP’ye sürekli ve daha kapsamlı saldırılar olarak geri dönmüştür. Yoğun tutuklamalar devam etmiş, polis-yargı baskısı derinleşmiş, kimi belediye başkanları tehditlerle AKP tarafından devşirilmiş, korku iklimi yaratılarak ciddi bir itirafçılık mekanizması oluşturulmuş, Özgür Özel ve ekibi yargı sopasının hedefi haline getirilmiştir.

Nihayetinde AKP-MHP, kendi gücünü korumanın yolu olarak rakip klik CHP’yi parçalama ya da güvenilmez bir öğe haline getirme adımı olarak “mutlak butlan” kararını almıştır. Bu karara karşı Özgür Özel CHP’sinin verdiği cılız tepki ve ilk andan itibaren uzlaşma çabası, AKP-MHP’nin Kılıçdaroğlu ekibini de yanına alarak daha fazla politik saldırganlık içinde olacağının bilgisini şimdiden vermektedir. Aslında klasik bir egemen klik mücadelesi, klasik olmayan mücadele biçimleri ve unsurları ile sürdürülüyor. Bu saldırıların güç merkezinin, dünyanın Trump’la birlikte eski sistem ve kurallar yerine yeni sistem ve kurallar oturtması olduğu değerlendirilmektedir. Yine bu tabloyu yaratan iradenin “devlet aklı, derin devlet isteği” olduğu yoğun şekilde tartışılmaktadır. Toplamda karşımıza bu argümanların çıkarılmasındaki amaç ise özellikle Özgür Özel CHP’si, onu destekleyen aydınlar ve orta sınıflar için bu güç ilişkilerindeki dengesizlikten kaynaklı uzlaşmaya dayalı çizgiyi, sisteme bu vesileyle öfkelenen ve tepkiselleşen geniş kitlelere yutturma çabasıdır. Bu saldırılara karşı sistem içinde kalmaya yönelik yoğun bir çabanın gösterildiği ifade edilmelidir. Durum o düzeydedir ki onlarca yıl hapis yatma pahasına sistemi korumak, sistem dışı bir yönelim içine girmeme eğilimi vardır. Bu mücadelenin niteliği, tipik bir gerici klikler mücadelesi kategorisindedir. Patron-ağaların çeşitli kliklerinin keskinleşen mücadelesi, klikler içi mücadele ve bedeli ne olursa olsun sistemin özünü ve esasını koruyan bir yönelim inşa edilmektedir. Burada sorun Özgür Özel ve ekibinin korkaklığı değildir. Sorun, bunların hangi sınıfın temsilcisi olduğu meselesidir.

AKP-MHP bloku içinde de bu saldırıya dair bir bütünlükten bahsetmek mümkün değildir. Nihayetinde AKP-MHP blokunun içinde de genel sürecin yönetilmesi, pastanın paylaşımı ve kurulu dengelerin sert bir şekilde bozulması olasılığı nedeniyle çatışmalı bir uzlaşma söz konusudur. Zira var olan ekonomik kriz, bölgesel savaş olasılığı, Kürt ulusal hareketine karşı elde edilen ilerlemeleri içeren “Terörsüz Türkiye” vb. düşünüldüğünde süreci yönetmekte, üstesinden gelmekte iktidarın zorluklar yaşadığı ve yaşamaya devam edeceği görülmektedir. 

Bugün örgütsüzlük ve dağınıklıktan kaynaklı önemsenmeyen kitlelerin dengeleri altüst edecek bir kudrete sahip olduğu bilinmez değildir. Ancak egemen sınıflar, yoğunlaşmış iktidar gücünü çevrelemiş ilişkileri içinde, odaklandıkları çelişkileri yönetmekte gösterdikleri beceriye dayanarak kitle hareketlerinin gücünü çoğu zaman gözden kaçırırlar. Genel olarak “güç/zafer sarhoşluğu” olarak tanımlanan bu durum bugün de yaşanıyor olabilir. AKP-MHP blokunun bu gücü gözden kaçırdığına dair ciddi veriler söz konusudur. AKP-MHP, tıpkı emperyalist ağababaları gibi yeni kurallar, ilişkiler ve düzenle kendi hegemonyasını ve gücünü tahkim etmektedir; onlar gibi pervasız davranmakta bir beis görmemektedir. Burada kitlelerin bir önemi yoktur; iktidarı korumaya, sürdürmeye, odaklanılmış görevleri yerine getirmeye dayalı ilişkilerinin ve dengelerin belirleyiciliği vardır. Kemal Kılıçdaroğlu CHP’si için de bu geçerlidir, kitleye daha fazla ihtiyacı olan Özgür Özel CHP’si için de. Bu tespit için doğru sınıf analizine sahip olmak gerekir. Kendi başına ne saldırıların pervasızlığı ne saldırıya aparat olanların aymazlığı ve kibri ne de saldırıya uğrayanların demokrasi ve direniş retorikleri bu durumu anlamak için yeterlidir. Şunun net biçimde söylenmesi gerekir: bu kavga halkın kavgası değildir, bu kavga halk için demokrasi arayışından tamamen uzaktır. Halk zorbasını seçmeye çağrılırken kimse halk için eylemden söz edemez…

Yaşanan durum çok yönlü ve çok taraflı bir çatışma, gerginlik ve egemenlik mücadelesidir. Bu egemenlik mücadelesi, bu politik kriz kitlelerin yaşamsal sorunlarla yaşadığı krizle çakışmaktadır. Ekonomik belirsizlik ile eş güdümlü oluşan politik belirsizlik, kitleleri bir yandan çaresizlik girdabı içine sürüklerken diğer yandan olabildiğince öfkeli ve tepkili hâle getirir. Bu bağlamda devrimci özne ve iradenin, gelişmeleri açık ve berrak okuyacak ve kitleleri doğru şekilde bilinçlendirecek bir yaklaşım içinde olması zorunludur.

Mutlak butlanla ortaya serilen egemen klikler arasındaki bu derin yarılma, daha açık hale gelmiş demokrasi sorunu bağımsız devrimci mücadelenin geniş kitlelere yayılmasının, kapıların devrimci propagandaya ve eyleme açık hale gelmesinin göstergesidir. Geçmişte AKP-MHP blokuna ve faşist saldırılarına karşı alternatif bir umut olarak sunulan Kemal Kılıçdaroğlu’nun gerici karakterini ifşa etmenin ve karşısında net bir konum almanın doğruluğu, bugün onun kendi pratik tutumuyla ispatlanmıştır. Şimdi bize düşen, o günkü haklı siyasî çizgiyi bugün örgütlü bir güce dönüştürme kararlılığını büyütmektir. Zira dün komünistlerin bu bağımsız çizgisi aforoz edilirken, kitlelerin umudu ve beklentisi gerici bir kliğin kuyruğuna takılarak yok ediliyordu. Bugün de saldırgan AKP-MHP’ye yönelen, onun faşist yapısını teşhir eden, Kemal Kılıçdaroğlu eliyle CHP’nin dizayn edilmesinin tam da bir demokrasi yokluğu sorunu olduğunu konu eden bir yerde durmalıyız. Ancak Özgür Özel CHP’sinin tüm bedelleri göze alarak sistemi korumaya odaklı çizgisinin parçası olmamalıyız. Gerici kliklerin kitleleri bir pandül gibi mücadelelerinde sallandırmasına karşı işçi ve emekçilerin bağımsız siyasî çizgisini ve eylemini örgütlemeliyiz. Komprador patron-ağa sınıfının kurucularının, tüm temsilcilerinin işçi ve emekçilere düşman, demokrasiye düşman oldukları konusunda net olmalıyız. Bu, hiçbir gerici güce yedeklenmeden, haksız ve egemen olan AKP-MHP bloku ile onların yeni ortağı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedeflemeyi gerektirir. Sorunu faşizm ve demokrasi sorunu olarak tanımlayarak Demokratik Halk Devrimi mücadelesine odaklanmalıyız.

Tags: butlankemal kıllıçdaroğlumutlak butlanözgür özel
ShareTweetSendShareScanSend
Önceki Yazı

Bolivya’da OHAL ilan edildi, halk sokakları terk etmiyor

Sonraki Yazı

Tutsak Partizanların mektup adresleri

İlgili Haberler

tutsakpzn
Güncel

Tutsak Partizanların mektup adresleri

9 Haziran 2026
Güncel

Hayvanlarını otlatmaya çıkan köylülere korucu ve jandarma saldırdı

9 Haziran 2026
Güncel

Gazeteci Hafız Akdemir katledildiği yerde anıldı

9 Haziran 2026
Güncel

Tutsak Partizan Dursun Er tahliye edildi

8 Haziran 2026
Güncel

24. Geleneksel Dersimliler Birlik ve Dayanışma Pikniğinde binler buluştu

7 Haziran 2026
Güncel

Gazetemizin 210. sayısı “Sistemin Demokrasisine Mahkûm Değiliz” manşetiyle çıktı

7 Haziran 2026
Sonraki Yazı
tutsakpzn

Tutsak Partizanların mektup adresleri

Hakkımızda

Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi; işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

yd-logo-01 kopyası 2

2024 Yeni Demokrasi – Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler

Copyleft 2020, dizayn yeni demokrasi
İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz:yenidemokrasigazetesi@gmail.com