NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik, Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Merkezi’nde forum etkinliği gerçekleştirdi.
Etkinliğin gerçekleştiği salona “Halkların katili NATO’ya hayır!” pankartı asıldı. Etkinlik mücadelede ölümsüzleşenler anısına saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından açış konuşması yapıldı.
Açış konuşmasında şunlar söylendi: “Gençliğin NATO’ya karşı çıkması, geleceğine sahip çıkmasıdır. Kadınların NATO’ya karşı çıkması, bedenlerinin sömürülmesine izin vermemesidir, özgürlüklerine sahip çıkmasıdır. Halkların NATO’ya karşı çıkması; doğasına, derelerine, havasına, suyuna sahip çıkmasıdır. Halklar ve emperyalistler arasında uzlaşmaz çelişkilerin derinleştiği bu süreçte; devrimcilerin, işçi sınıfının ve halkların direnmekten ve savaşmaktan başka yolu yoktur. NATO’nun 2026 Temmuz Zirvesi’nde halkların katili NATO’ya karşı işçilerin, emekçilerin ve ezilen halkların birleşik mücadelesini yükseltelim. Kasım ayında Antalya’da gerçekleşecek COP31 toplantısına karşı mücadeleye de hazırlanalım. Emperyalist savaşa, NATO’ya, COP31’e karşı mücadelede birleşelim. Emperyalizmin savaş örgütü NATO’nun bu topraklarda halklara yönelik yeni suçlar için hazırlık yapmasına, bu topraklarında kolordu kurmasına izin vermeyelim! Tüm işçileri, emekçileri ve ezilenleri 6. Filo’yu denize döken ‘68 kuşağının devrimci önderlerinin izinde sokağa, eyleme, mücadeleye çağırıyoruz!”
Ardından, NATO ve Emperyalist Karşıtı Gençlik Birliği adına yapılan konuşmada “Krizden çıkışın yolu olarak emperyalist paylaşım savaşı hazırlıkları sürüyor. Bu savaş hazırlıkları sürerken NATO’nun bu topraklarda Zirve gerçekleştirecek olması manidar. NATO kurulduğu günden bugüne barış vaadiyle gittiği her yerde halklara zulüm, işkence, savaş ve yıkımdan başka bir şey götürmedi” denildi.
Bu süreçte gençliğin NATO’ya karşı saflaşması kendini mücadele var etmesi gerektiğine dikkat çekilerek şunlar söylendi: “Biz 7-8 Temmuz’da tarihimizden aldığımız güçle, 1968’den antiemperyalist mirasla bu zirveyi yaptırmamak üzerine üniversitelerde, sokaklarda, meydanlarda örgütleniyoruz. Bütün işçi, işsiz gençleri, üniversiteli gençliği, kadınları, liseli gençleri mücadeleye çağırıyoruz.”
NATO’nun tarihî gelişimine dair sunum yapan Ergun Adaklı ise 1960’ların ortalarından itibaren siyasal gelişimlerinde 6. Filo ve NATO’ya karşı mücadelenin çok büyük etkiler yarattığını belirterek şunları söyledi: “O kavgaların içerisinde devrimciliği öğrendik. Bütün emperyalist ve Siyonist güçler hepsi NATO ekseninde bir araya gelmiş koordinasyonuyla saldırıyor. Mücadelenin, savaşılması gereken güçlerin merkezinde NATO yer alıyor. NATO yasal ve siyasal olarak 5 devlet tarafından 1949’da kuruldu. Ama NATO’nun altyapısı 2. Emperyalist Paylaşım Savaşının bitmesinden hemen sonra başladı. NATO’nun yeraltı örgütlenmesinin örülmesinde Nazi Genereali Reinhard Gehlen başrol oynadı. Hitler’in ‘Doğu Birlikleri Grubu’nun Alman askerî birliği yok. Bu grubun amacı, Almanya’nın işgal ettiği topraklardan Sovyet topraklarına, oradan Orta Doğu’ya bütün alanlarda Hitler’in Nazi iktidarına bağlı güçler oluşturmak.”
Adaklı şöyle devam etti: “Reinhard Gehlen 2. Emperyalist Paylaşım Savaşı sonrası “Asıl savaş şimdi başlıyor” diyerek komünizmin yayılmasını engellemek amacıyla çalışmaya başladı. NATO’nun derin devlet yapılanmasının bütün isimleri, Gehlen ismini ağzına almaz. Yani Hitler’in Nazi Generali Gehlen NATO’nun kuruluşunda merkezdedir. NATO’nun mayası budur.”
Adaklı’nın sunumunun ardından etkinlik forum şeklinde devam etti.
(HABER MERKEZİ)








