KHK ile kamudan ihraç edilen 4 bin 259 KESK üyesi için Ankara’da “adalet nöbeti” başlatan KESK üyelerine yönelik polis saldırısı İzmir ve Adana’da protesto edildi. Nöbet Ankara’daki KESK binası önünde sürüyor.
İzmir
Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubeler Platformu, Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde açıklama yaptı. Açıklamada sık sık “AKP’den Hesabı Emekçiler Soracak”, “Faşizme Karşı Omuz Omuza”, “KHK’ler Gidecek Biz Kalacağız”, “Zafer Direnen Emekçinin Olacak” sloganları atıldı. Basın metnini Büro Emekçileri Sendikası (BES) İzmir Şube Başkanı Deniz Çetin okudu.
“HUKUK FİİLEN ASKIYA ALINMIŞ DURUMDA”
Son on yılda anayasanın ve uluslararası hukukun fiilen askıya alındığını söyleyen Çetin, “Seçme ve seçilme hakkı yok sayılmıştır. Parti eş genel başkanlarından milletvekillerine, belediye başkanlarına, komedyenlere kadar binlerce muhalif tutuklandı; belediyelere kayyım atandı, son olarak butlan atamasında olduğu gibi CHP’ye yönelik operasyonlar gerçekleştirildi. KESK’li ihraçlar da bu rejimin kurumsallaştırılmasının en önemli araçlarından biri olarak tasarlandı ve hayata geçirildi” dedi.
Aradan geçen 10 yıla rağmen, binlerce KESK’linin neyle suçlandığını dahi bilmediği yargı süreçlerinin bilinçli olarak uzatıldığını belirten Çetin, “İhraç edilen arkadaşlarımızın gasbedilen hakları iade edilmemektedir. Bu devasa hukuksuzluğa dikkat çekmek, anayasal haklarını talep eden ve ‘işimi, aşımı, adaletimi istiyorum’ diyen arkadaşlarımızın sesini duyurmak amacıyla dün Ankara’da gerçekleştirmek istediğimiz Adalet Nöbeti eylemi, polisin orantısız gücü, zoru ve şiddetiyle engellenmeye çalışılmıştır” ifadelerini kullandı.
“SENDİKAL ÖZERKLİK HİÇE SAYILDI”
Polisin sendikal özerkliği hiçe sayarak genel merkez binasının girişine barikat kurduğunu vurgulayan Çetin, “Adeta bir kuşatma mantığıyla giriş çıkışlar kapatılmıştır. Aralarında KESK ve bağlı sendikalarımızın Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de bulunduğu yaklaşık 20 mücadele arkadaşımız darp edilerek gözaltına alınmış, gecenin geç saatlerinde serbest bırakılmıştır” diye konuştu.
“GÜCÜMÜZÜ HAKLILIĞIMIZDAN ALIYORUZ”
Eğitim hakkından çalışma hakkına, seyahat özgürlüğünden en temel insani haklara kadar her alanda abluka altına alınmak istenen KHK’lilerin bizzat iktidar eliyle yaratılan bu sistematik hukuksuzluğun en büyük mağduru olduğunu vurgulayan Çetin, “Masumiyet karinesini, adil yargılanma hakkını ve anayasayı yok sayarak yapılan bu ihraçların arkasındaki irade, dün bizi copla, gazla susturabileceğini sanan iradeyle aynıdır. İhraçların yarattığı bu muazzam hukuksuzluğu sokaklarda şiddet uygulayarak, sesimizi kısarak örtmeye çalışanlar büyük bir yanılgı içindedir” ifadelerini kullandı.
Emek ve adalet mücadelesinden geri adım atmayacaklarını vurgulayan Çetin, “Bilinmelidir ki hak arama mücadelesi gözaltılarla, copla, barikatla ya da biber gazıyla susturulamaz. Bizler gücümüzü haklılığımızdan, meşruiyetimizden ve anayasal haklarımızdan alıyoruz. Mülki amirlerin, kolluk kuvvetlerinin ve siyasî iradenin bu açık hukuksuzluğunu, pervasızlığını ve sendikal faaliyete yönelik saldırısını en sert biçimde kınıyoruz” dedi.
Bunun yalnızca ihraç edilen kamu emekçilerinin meselesi olmadığını söyleyen Çetin, “Bu, hukukun üstün olup olmayacağının, sendikal hakkın suç sayılıp sayılmayacağının, çocuklarımızın nasıl bir ülkede yaşayacağının meselesidir. Biz sadece kendimiz için değil, bizden sonra gelecekler için direniyoruz. Biliyoruz ki bugün hukuksuzluğa sessiz kalırsak yarın daha karanlık günlere uyanacağız” dedi.
Çetin son olarak KHK’lerin iptal edilmesini ve hukuksuz ihraç edilen tüm kamu emekçilerinin derhal görevlerine iade edilmesini talep etti.
Adana
KESK Adana Şubeler Platformu, Ankara’da gerçekleşen saldırıyı İnönü Parkı’nda düzenlediği basın açıklamasıyla protesto etti. Açıklamayı KESK Adana Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Ali Duran okudu.
17 Temmuz’da Ankara’da KESK’in çağrısıyla gerçekleştirilen nöbet eyleminin, KHK ile ihraç edilen kamu emekçileri için adalet çağrısını yinelemek amacıyla düzenlendiğini dile getiren Duran, eyleme yönelik polis saldırısı ve üyelerinin gözaltına alınmasının sendikal hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahale olduğunu söyledi.
(HABER MERKEZİ)







