HKP (Maoist) önderlerinden Misir Besra’nın salı günü Jharkhand’da gözaltına alınmasının ardından tepkiler büyüyor.
Hindistan’da faaliyet gösteren Majdoor Adhikar Sangathan (İşçi Hakları Örgütü) Misir Besra’nın can güvenliğinden endişe duyduklarını belirterek derhal serbest bırakılması çağrısı yaptı.
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
“Majdoor Adhikar Sangathan, Komprador Bürokratik Hindistan Devleti Tarafından Jharkhand’da HKP (Maoist) Merkez Komite ve Politbüro Üyesi Yoldaş Misir Besra’nın Tutuklanmasını Kınamaktadır.
“Yoldaş Misir Besra, salı gecesi saat 22.00 ile 23.00 arasında Dhanbad ile Giridih arasındaki sınır bölgesinde tutuklandı. İçişleri Bakanı Amit Shah, bunu bölgenin Maoistlerden temizlenmesinde büyük bir başarı olarak nitelendirdi. Gerçekte ise devlet, bölgenin doğal kaynaklarını yabancı efendilerine satabilmek için Maoizmi en büyük engeli olarak görüp ortadan kaldırmak istemektedir.
“Amit Shah, X’te paylaştığı bir mesajda, “CRPF ve Jharkhand Polisinin ortak çabaları, alanı Naksalitlerden temizleme çalışmalarında büyük bir başarı elde etmiştir. Bu süreçte, başına 1 crore rupi ödül konulan Naksalit ‘Anal, diğer adıyla Patiram Manjhi’ ve diğer 15 Naksalit öldürülmüştür” dedi. Devlet kendi halkını öldürüyor ve hatta bunu kutluyor! Gerçekte Hindistan’da ilan edilmemiş bir savaş sürüyor.
“İçişleri Bakanı, Maoizmin onlarca yıldır korku ve terörün eş anlamlısı olarak görüldüğünü iddia etti. Gerçek şu ki, Maoizmden korkan sömürücü sınıftır. Sözlerine şunları ekledi: “Geriye kalan Naksalitlere şiddet, terör ve silahlarla ilişkilendirilen ideolojiyi terk etmeleri, kalkınma ve güvenin ana akımına katılmaları için çağrıda bulunuyorum.”
“Elindeki tüm halk düşmanı araçlarıyla —polis, paramiliter güçler, hapishaneler, parlamento, yandaş medya ve ABD ile İsrail’den ithal edilen silahlarla— bu sömürücü sınıf, insanlardan sularını, ormanlarını ve topraklarını ‘Gandhici’ bir yolla korumalarını talep ediyor. Bahsettikleri ‘kalkınma’ ise gerçekte komprador bürokratik şirketler ve emperyalist çıkarların kalkınmasıdır.
Jharkhand, ülkenin toplam maden kaynaklarının yüzde 40’ına sahiptir. Hindistan’ın kömür rezervlerinin yüzde 27,3’üne, demir cevherinin yüzde 26’sına ve bakır cevherinin yüzde 18,5’ine ev sahipliği yapmaktadır. Uranyum, mika, boksit, granit, kireç taşı, gümüş, grafit, manyetit ve dolomit gibi madenler de burada bulunmaktadır. Ayrıca geniş taş, kireç taşı ve kum yataklarına sahiptir.
“Bu kadar büyük miktarda maden kaynağına sahip olmasına ve 20. yüzyılın ilk on yılından beri burada yoğun madencilik yapılmasına rağmen Jharkhand, hâlen ülkenin en fakir eyaletlerinden biridir.
“Devlet, bu madenler üzerinde denetim kurmak ya da daha doğrusu onları yağmalayıp satmak için her türlü çabayı göstermektedir. Bu bölgelerde yaşayan insanlar birer engel olarak görülmekte; kandırılarak veya zorlanarak büyük madencilik şirketlerine yol açmaya zorlanmaktadır. Evlerinden edilmekte, köleleştirilmekte veya kaçmaya zorlanmaktadırlar. Kadınlar tecavüze uğramakta, birçok köy ateşe verilmektedir.
“Bu durum, sömürgeci politikadan evrilmiştir. Sömürgeci politikanın birçok eski amacına ek olarak bugün finans kapital, hammadde kaynakları ve sermaye ihracı mücadelesini de içermektedir. Bu nedenle, sömürge ve yarı sömürge toprakların kaynakları ve ucuz iş gücü; emperyalizm tarafından, yerli toprak sahipleri ve komprador bürokratik kapitalistler iş birliğiyle yağmalanmaktadır. Küçük veya zayıf ulusların güçlü uluslar tarafından sömürülmesi—tüm bunlar, Lenin tarafından parazitik veya çürüyen kapitalizm olarak tanımlanan emperyalizmin karakteristik özellikleridir. Emperyalizm, kendi yıkımının yolunu döşeyecek ve sömürülen ile ezilen halklar tarafından yenilgiye uğratılacaktır.
“Amit Shah, komünistleri ideolojilerini terk etmeye çağırmaktadır. Devlet, Marksizm-Leninizm-Maoizmden korkmaktadır; çünkü bu ideoloji, proletarya liderliğinde işçi-köylü iktidarını kurmanın silahıdır. Bu psikolojik savaş, “Surajkund Planı”nın bir parçasıdır. Bu plan kapsamında devlet, tüm kaynakların kontrolünü kolayca ele geçirebilmek için “silahlı ve kalemli Naksalitleri” ortadan kaldırmak istemektedir.
“Devlet; Noida ve Manesar’da ücret artışı için protesto düzenleyen işçileri tutuklamış, Delhi’de eğitim sistemini protesto eden öğrencilere karşı saçmalı tüfekler (pellet gun) kullanmış, ülke genelinde tutuklamalar gerçekleştirmiş, Madhya Pradesh’te Ken-Betwa Nehir Bağlantı Projesi’ne karşı ölüm orucunda olan Adivasi köylülerini coplamış ve kaçırmıştır. Şimdi de Yoldaş Misir Besra’yı tutuklayarak bunu kendi ‘zaferi’ olarak kutlamaktadır.
“Nihai olarak zafer; feodalizmi, komprador bürokratik kapitalizmi ve emperyalizmi sonlandırmak için mücadele edenlerin olacaktır.
“Yoldaş Misir Besra’nın yargısız infaz edilebileceğine dair ciddi endişeler bulunmaktadır. Misir Besra’nın derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmasını talep ediyoruz.
“Devrimcilere uygulanan zulüm derhal durdurulsun ve halk karşıtı NIA (Ulusal Soruşturma Ajansı) lağvedilsin.
“Majdoor Adhikar Sangathan, tüm demokratik ve ilerici güçleri bu tutuklamayı protesto etmeye ve tüm siyasî tutsakların serbest bırakılmasını talep etmeye çağırmaktadır.”
(HİNDİSTAN)







