Manisa’daki okul saldırısının yaşandığı gün İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, 2025-2026 eğitim öğretim yılına ait çocuk işçi cinayetleri raporunu yayımladı. İSİG Meclisi’nin raporuna göre 2025-2026 eğitim öğretim yılında en az 95 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi. Yani bu eğitim-öğretim yılında bir evvelki eğitim-öğretim yılına göre çocuk işçi ölümü yüzde 32 arttı. 2023-2024 eğitim öğretim döneminde 66 çocuk işçi, 2024-2025 eğitim öğretim dönemde ise 72 çocuk işçi yaşamını yitirmişti.
Son bir yılda tarım sektöründe 37 çocuk (25 işçi ve 12 çiftçi), sanayi sektöründe 27 çocuk, inşaat sektöründe 18 çocuk ve hizmet sektöründe 13 çocuk iş cinayetinde yaşamını yitirdi. Oransal olarak bakıldığında tüm çocuk işçi ölümlerinin yüzde 39’u tarımda meydana geldi. Geçen döneme göre (yüzde 28) oransal olarak tarımda çocuk işçi ölümleri arttı. Ancak haziran ayında açıklanan son 13 yılı kapsayan çocuk iş cinayetleri raporunda ise bu oran ortalama olarak yüzde 52’ydi. Yani ilk raporların hazırlandığı dönemde (2013-2014 yıllarında) yüzde 65 civarında olan tarımdaki çocuk işçi ölüm oranı bugün yine ilk sırada olmasına rağmen yüzde 39’a gerilemiş durumda.
İş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocukların;
- 28’i 5-14 yaş, 67’si 15-17 yaş aralığında…
- 14’ü kız (genç kadın) ve 81’i oğlan (genç erkek)…
- 14’ü mülteci/göçmen (11’i Suriyeli, 2’si Afganistanlı, 1’i Iraklı)…
- 9 ölüm Antalya’da; 6 ölüm Urfa’da; 5 ölüm Mersin’de; 4’er ölüm Diyarbakır, Hatay, İstanbul, İzmir, Maraş ve Kocaeli’nde; 3’er ölüm Ağrı, Ankara, Bursa, Antep ve Manisa’da vd. şehirlerde…
- 37 çocuk tarım; 18 çocuk inşaat; 10 çocuk metal; 7 çocuk ticaret; 5 çocuk konaklama; 3’er çocuk gıda, kimya ve çimento vd… iş kollarında çalışırken yaşamını yitirdi…
5-14 yaş arasındaki çocuk işçilerin tamamı kayıt dışı, sayıları yüzbinlerce ve büyük çoğunluğu mevsimlik tarım olmak üzere, sokakta, tekstil-gıda-kimya-metal atölyelerinde ve inşaatlarda çalışıyorlar. 15-17 yaş grubunda ise başat çalışma alanı artık mevsimlik tarım değil şehirler (sanayi-inşaat-hizmet). İSİG Meclisi bunun temel nedeninin başta MESEM yoluyla gerçekleşen işçileştirme süreçleri olduğuna dikkat çekiyor.
ÇOCUK İŞÇİLİĞE KARŞI DÖRT TALEP
İSİG Meclisi, bu duruma karşı dört ana taleple mücadeleye devam ettiklerini belirtti. İSİG Meclisi’nin sıraladığı talepler şöyle:
1- Çocuk işçilik yasaklanmalı, mesleki öğrenim çocuk gelişimine uygun bir biçimde, okul merkezli planlanmalı ve kamusal kurallar çerçevesi içinde olmalıdır. Mesleki eğitime karşı değiliz ama yoksul çocukları 10 yaşından itibaren ucuz emek haline getiren, çocukluklarını yaşatmayan, köle gibi çalıştıran, iş cinayetlerinde öldüren adına mesleki eğitim denilen ucube düzenlemelere karşıyız. MESEM’ler bir eğitim-öğrenim işlevi görmemektedir. MESEM’li çocuklar işi bedava ve ağır koşullarda çalıştırılarak öğrenmektedir. Bu anlamda MESEM’leri revize etmek imkansızdır. MESEM’ler kapatılmalıdır.
2- Eğitim her kademede tamamen parasız olmalı, 4+4+4 eğitim sisteminden vazgeçilmeli ve müfredat aklın ve bilimin ışığında yenilenmelidir. Sorun, zorunlu eğitimin kaç yıl olacağı tartışmasında değil tam da buradadır. Yine Türkiye çapında okullarda bir öğün yemek verilmeli ve yoksul çocukların ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmalıdır. Ulaşım sorunlarına çözüm oluşturulmalıdır. Okulların diğer tüm ihtiyaçları karşılanmalı, öğretmen atamaları yapılmalıdır. Bütçede eğitime aktarılan kaynak artırılmalıdır. Mevsimlik tarım işçisi çocukların eğitimi için yayınlanan genelgeler kâğıt üzerinde kalmamalı hayata geçirilmelidir.
3- Yaşam alanlarımız uyuşturucu ve çeteleşmeden temizlenmeli, çocukların gelişimine uygun bir hale getirilmelidir. Suça sürüklenen çocuklar tartışmasındaki duruşumuz bu bakış açısıyla somutlaşacaktır. Acil yapmamız gereken yaşam alanlarımızda çeteleşmeye karşı örgütlenmek ve alternatif bir yaşamı örmektir.
4- Çocuk işçiliğe, geleceksizleştirmeye, paralı eğitime karşı işçi sınıfı mücadelesinin bir parçası olduğu bilinciyle güçlü bir gençlik hareketi oluşturulmalı ve bu süreçten etkilenen her yaş grubu örgütlenmelidir. Bu noktada bizler üzerimize düşeni yaparken, gençlerimizin attığı-atacağı adımların da yanında olacağımızı belirtmeliyiz…
(HABER MERKEZİ)








