Tutsak ETHA Muhabiri Ahmet Polad’ın “tam teşekküllü bir hastanede tedavi edilmesi” talebiyle basın toplantısı yapıldı.
DİSK Basın-İş’te basın meslek örgütlerinin ve basın emekçilerinin katılımıyla yapılan basın toplantısında Rakka’da haber takibi yaparken HTŞ tarafından tutsak edilip 8 aylık işkenceden sonra Türkiye’ye teslim edilen Ahmet Polad’ın tedavisine başlanması istendi.
Açıklamaya Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve DİSK Basın-İş de katıldı.
Basın metnini okuyan ETHA Editörü Pınar Gayıp, Ahmet Polad’ın sağlığından endişe ettiklerini ifade ederek şunları söyledi: “Aylarca cihatçı HTŞ’nin zindanlarında işkence gören, aç ve susuz bırakılan, ağır tecrit altında tutulan, ölümle tehdit edilen, bedeninde hala kurşun ve şarapnel parçaları olan, başına çuval geçirilerek Türkiye’ye getirilen, Ankara’da yasadışı şekilde tutulan gazeteci arkadaşımız Ahmet Polad, ağır sağlık sorunları yaşıyor.”
“AHMET VE EVA AYLARCA İŞKENCE GÖRDÜ”
Gayıp, şöyle devam etti: “Ahmet Polad ve Eva Marie Michelmann, aylarca HTŞ zindanlarında ağır işkence gördü. Eva Maria Michelmann, Alman vatandaşı olduğu için Almanya merkezli başlatılan uluslararası kampanya sonucunda her iki gazeteci arkadaşımızın, HTŞ’nin elinde olduğu açığa çıktı. İlk olarak 19 Haziran’da Eva Maria Michelmann serbest bırakıldı. Ardından kampanya ‘Ahmet Polad’a özgürlük’ talebiyle yürütüldü.”
“MİT TARAFINDAN KAYITDIŞI GÖZALTINDA TUTULDU”
Rojava ve Suriye’de de yapılan girişimlerin ve ısrarlı takiplerinin sonucunda HTŞ’nin Polad’ı 8 Eylül’de MİT’e teslim ettiğini aktaran Gayıp, “Ancak arkadaşımız Polad bir kez daha kayıt dışı şekilde gözaltına alındı. Gözleri bağlı ve kafasına bir çuval geçirilerek Türkiye’ye getirildi. İki gün MİT’te kayıtdışı şekilde tutuldu. 11 Eylül’de ise gözaltına alındığı kabul edildi ve apar topar tutuklandı” dedi.
Gayıp, 8 ay boyunca sistematik işkence gören, farklı tarihlerde 5 ay açlık grevi yapan Ahmet Polad’a “mahkemeye çıkabilecek ve hapishaneye götürebilecek kadar ayakta durabilmesi” için zorla tıbbi müdahale yapıldığını ifade etti.
“TAM TEŞEKKÜLLÜ BİR HASTANEDE TEDAVİ ALTINA ALINMALI”
Ahmet Polad’ın tedavi edilmeden tutuklanarak önce Metris oradan da Marmara 6 Nolu L Tipi Hapishanesine götürüldüğünü söyleyen Gayıp, “Muhabirimiz Ahmet’in HTŞ zindanında ve MİT’in elinde gördüğü sistematik işkence, aylarca devam ettiği açlık grevi direnişinin ardından tutuklanabilmesi için yapılan zorla tıbbi müdahale neticesinde yaşadığı sağlık sorunlarının giderilmesi için tam teşekküllü bir hastanede tedavi altına alınmasını ve muhabirimizin derhal özgürlüğüne kavuşmasını istiyoruz” diye konuştu.
Demokratik kamuoyuna, gazetecilik meslek örgütlerine ve basın emekçilerine seslenen Pınar Gayıp, şu ifadeleri kullandı: “Ahmet Polad bir gazetecidir. Uzun yıllar, savaş ve çatışma koşulları altında, Rojava devriminin gerçeğini, inşasını ve savunmasını, IŞİD çetelerinin halklara yönelik saldırılarını yakından takip etmiştir. 18 Ocak günü de Rakka’da haber takibi için bulunuyordu. HTŞ ve IŞİD çetelerinin kuşattığı binadan gelişmeleri aktarmaya devam ediyordu. Eva Maria Michelman ve Ahmet Polad, Rakka’da bir katliamdan tesadüfen sağ çıktılar. Sonra ikisini aylarca hapiste tutarak bir belirsizliğe mahkûm ettiler.”
“AHMET ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞANA DEK MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
Gayıp son olarak “Onları, ölümün elinden çekip aldık. Eva, özgürlüğüne kavuştu. Ahmet’i de özgürlüğüne kavuşturacağız. Öncelikli talebimiz, Ahmet’in derhal tam teşekküllü bir hastanede tedavi altına alınmasıdır. Sosyalist basın emekçileri olarak bir kez daha belirtiyoruz ki; Ahmet ve tutsak tüm gazeteciler özgürlüğüne kavuşana dek mücadelemiz sürecek” dedi.
DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Basın açıklamasının ardından DFG adına Hayri Tunç, DİSK Basın-İş adına Mustafa Tekin söz alarak Polad’ın tedavisine başlanılması talebini yineleyerek dayanışmayı büyütme çağrısı yaptılar.
Basın toplantısı, 24 Ekim Cumartesi günü basın meslek örgütlerinin yapacağı eyleme çağrı yapılarak sonlandırıldı.
(HABER MERKEZİ)








