Bakırköy Belediyesinde DİSK/Genel-İş üyesi işçiler, aylardır süren toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde uzlaşma sağlanamaması üzerine greve çıktı.
Belediye yönetiminin günlük brüt ücret için sunduğu son teklifin 1881 lirada kalmasıyla birlikte işçiler, şantiyelere “Bu İş Yerinde Grev Var” pankartlarını asarak işi durdurdu. Sloganlarla greve çıkan işçiler, insanca yaşayacak ücret ve çalışma koşulları talebinde ısrarcı olduklarını vurguladı.
Evrensel’den Murat Uysal’ın haberine göre gece boyunca süren toplantılardan işçilerin lehine bir sonuç çıkmazken, gece yarısında belediyeye bağlı şantiyelerde grev fiilen başladı. İşçiler, aylardır süren belirsizliğin ve “oyalama” olarak niteledikleri görüşmelerin ardından grevin kaçınılmaz hale geldiğini ifade ediyor.
Bakırköy Belediyesinde yaklaşık bin 120 işçiyi ilgilendiren TİS süreci, bir önceki sözleşmenin ağustos ayında sona ermesine rağmen belediye yönetiminin uzun süre masaya gelmemesi nedeniyle gecikmeli olarak başlamıştı. Görüşmeler ancak 24 Temmuz’da başlayabilmiş, aradan geçen yaklaşık beş ay boyunca yeni sözleşme imzalanmamış ve işçiler eski ücretlerle çalışmaya devam etmişti.
60 günlük arabuluculuk sürecinin de sona ermesine rağmen masada sonuç çıkmadı. Son olarak 12 saati aşan toplantının ardından belediye yönetimi ve CHP’li belediyelerde patron tarafını temsil eden SODEMSEN’in sunduğu teklif, saatlik ücrete yalnızca brüt 5 liralık artış anlamına gelen bir rakam oldu. Aylar boyunca yüzde 11’de tutulan artış oranı, son toplantıda yüzde 13’e çıkarılsa da işçiler bu teklifi “3 kuruşluk zam” olarak niteledi.
Sözleşme sürecinin başında günlük brüt bin 621 lira olan ücretin, ilk etapta yüzde 11’lik artışla bin 800 liraya çıkarılması önerildi. Son toplantılarda bu rakam önce bin 835 liraya, ardından bin 881 liraya yükseltildi. Ancak bu artış, yüksek enflasyon ve yaşam maliyetleri karşısında işçilerin alım gücünü korumaya dahi yetmiyor.
İşçilerin TİS taslağındaki talebi günlük brüt 2 bin 125 lira. İşçiler, “TÜİK’in bile yıllık enflasyonu yüzde 31 olarak açıkladığı bir dönemde bize yüzde 13’ü reva görüyorlar” diyerek tepki gösteriyor. Tepkilerin merkezindeki bir diğer başlık ise bütçe kıyası. İşçilerin vurguladığına göre, ücretlere yüzde 11-13 arası artış dayatıldığı dönemde Bakırköy Belediyesinin bütçesi yaklaşık yüzde 80 oranında artırıldı.
Son teklifin ardından işçiler, İsmail Erez Bulvarı’nda toplanarak sloganlarla belediye binasına yürüdü. Belediye önünde yapılan açıklamanın ardından grev kararı binaya asıldı. Uzlaşma sağlanmaması halinde 6 Ocak’ta greve çıkılacağı ilan edilmişti; görüşmelerden sonuç çıkmayınca bu karar hayata geçti.
İşçiler yalnızca ücret artışı değil, haftalık çalışma süresinin 40 saat olarak 5 güne bölünmesi talebini de mücadelenin merkezine koyuyor. Belediyenin 40 saati 6 güne bölme ısrarının fiilen haftalık çalışma süresini 43–45 saate çıkardığına dikkat çeken işçiler, bunun fazla mesai ücretinden kaçınmanın bir yöntemi olarak kullanıldığını belirtiyor.
“YAN YANA ÇALIŞIYORUZ AMA BİRİ FAZLA, BİRİ AZ ALIYOR”
Bakırköy Belediyesinde çalışan bin 120 işçinin yaklaşık 950’si en alt ücret skalasında yer alıyor. Temizlik, çöp toplama ve ağır beden işi yapan saha işçilerinin büyük çoğunluğu en düşük ücretle çalışıyor. Yol ve yemek dahil bir belediye işçisinin eline geçen ücret yaklaşık 40 bin lira civarında. Bu rakam yoksulluk sınırının oldukça altında kalırken, aynı birimde çalışan kadrolu personelle aradaki fark 25 bin liraya kadar çıkabiliyor.
İşçiler bu tabloyu, “Yan yana çalışıyoruz ama biri fazla, biri az alıyor. Aynı işi yapıyoruz” sözleriyle özetliyor.
Dayatılan koşullar yalnızca ücretlerle sınırlı değil. İşçilere günlük 285 lira yemek ücreti teklif ediliyor. Yakacak yardımı aylık 360 lira, çocuk parası çocuk başına 270 lira. Kıdem zammı ise yıllık yalnızca 35 kuruş. Aynı belediyede kadrolu çalışanlara günlük 356 lira yemek parası ödendiğini hatırlatan işçiler, bu eşitsizliğin giderilmesi talebinin dahi karşılıksız bırakıldığını aktarıyor.
(HABER MERKEZİ)







