12 Şubat, Perşembe
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

Anasayfa » Bütçe Faize, Sefalet Emekçilere

Bütçe Faize, Sefalet Emekçilere

29 Aralık 2025
içinde POLİTİK - GÜNDEM, Yazılar
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsappTelegram
Google Haberler Google Haberler Google Haberler
ADVERTISEMENT

Gelecek, hâlâ organize hareket edebilen; ancak çürümüş mekanizması derin çatlaklarla sarsılan emperyalist sistem ve ona bağımlı gerici güçlerin ellerinde şekillenmektedir. Bu çürümüş düzen, krizini yönetebilmek adına toplumu daha derin bir yıkıma sürüklerken, örgütsüz geniş kitleler ekonomik yoksulluk ve politik yoksunluk içinde, en temel yaşamsal ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlanacakları belirsiz bir girdabın içine itilmektedir. Devletler savaşa hazırlanırken, ezilen halklar ve uluslar gasbedilen haklar, daralan yaşam ve dizginsiz politik saldırılar altında hayatta kalmanın yollarını aramaya zorlanmaktadır.

Bu koşullara odaklanmış mücadelemizin tam bir yoğunlaşmayla yürütülmesi artık bir tercih değil, tarihsel bir zorunluluktur. Aksi halde dayatılan şey, amaçsız, hedefsiz ve tükenişe sürüklenen bir yaşam girdabıdır. Bu koşullar, biriken öfke, derinleşen huzursuzluk ve keskinleşen çelişkilerle birlikte, mevcut düzenin sürdürülemezliğini ilan eden ve değişimi kaçınılmaz kılan nesnel bir zemini de yaratmaktadır.

Dünyaya hükmeden gericilik, kitleleri görece rahat yönetmenin sunduğu imkânları, daha güçlü saldırıların zemini ve daha pervasız hareket edebilmenin konforu olarak değerlendirmektedir. Bu elverişli koşullar, emperyalistlerin aynı zamanda kendi aralarındaki çelişkilere daha fazla yoğunlaşmasını ve bu çelişkilerin onları daha sert biçimde karşı karşıya getirmesini de beraberinde getirmektedir.

ABD Emperyalizminin Oyun Planı

ABD emperyalizmi, yaşadığı kan kaybını durdurmanın ve tüm çelişkileri kendisini merkeze alacak şekilde ele alarak gücünü yeniden kazanmanın çabasındadır. Rakip emperyalist güçlerle ilişkisini gevşek ve sorunlu bir zeminde sürdürürken ABD, çözülme potansiyeli taşıyan ittifaklarına sopa göstermektedir. Ukrayna–Rusya barış sürecinde, ekonomik olanakları genişletme hesabının yanı sıra Avrupalı müttefiklerini etrafında daha sıkı kenetlemeye çalışmaktadır. Pakistan–Hindistan çelişkisinde bu güçlerin bağımlılık ilişkilerini derinleştirirken, Pasifik–Asya hattında Çin odaklı çelişkilerin örgütlenmesine yoğunlaşmaktadır. Orta Doğu’yu yeniden şekillendirme hedefi, dar bir coğrafi müdahale olmaktan çıkmış; doğuda Hindistan’ı, batıda Avrupa’yı, kuzeyde Kafkasya’yı ve güneyde Afrika’yı kapsayan geniş bir emperyalist yeniden dizayn hamlesine dönüşmüştür. Bu devasa coğrafyada, tutkalını ekonomik ilişkilerin oluşturacağı yeni bir politik yapı yaratma yönelimi, bir süredir daha belirgin ve bütünlüklü bir planla yürütülmektedir. Potansiyel direnç odakları ya dağıtılmakta, ya tasfiye edilmekte ya da bütünüyle hâkim çizgiye uyumlu hale gelmeye zorlanmaktadır. Süreç; büyük çaplı askerî operasyonlar, art arda gelen saldırı dalgaları ve zaman zaman devreye sokulan “uzlaşma–barış” manevraları arasında salınarak ilerlemektedir. Orta Doğu’nun istenen planlamaya sokulabilmesi için Filistin’de soykırıma varan vahşi saldırılara göz yumulurken, Suriye’de Şam’ın anahtarını birkaç hafta içinde teslim alacak sonuçların elde edilmesi bu tablonun bir parçasıdır.

Bölgenin Türkiye, İsrail ve Suudi Arabistan ekseninde yeniden kalıba dökülmesi; ilişkilerin bu hat üzerinden yeniden kurulması ve Hazar’dan Akdeniz’e uzanan, Rusya ve Çin’in alanını daraltmayı, belli ölçüde kuşatmayı hedefleyen bir denklem oluşturulmak amaçlanıyor. Bu doğrultuda, iş birlikçi unsurların etki alanları genişletilirken, bağımlılık ilişkileri de daha derin ve kalıcı hale getirilmektedir. Nihayetinde hedeflenen, bölgesel çelişkilerin istenen yönlere doğru evrilmesini sağlayacak uygun konumlanmaların tesis edilmesidir. Bu bağlamda, Türk hâkim sınıfları ile Kürt hareketi arasında, adına “barış” denilen uzlaşma arayışlarının da bağımsız bir iradenin ürünü olmaktan ziyade, daha geniş ve hesaplı bir bölgesel planın parçası olarak şekillenmektedir.

Küçülen Pasta Büyüyen Kavga

Türk hâkim sınıflarının bölgede etki alanını genişletme iddiasıyla ABD emperyalizmine bağımlılığı derinleştirmesi, açık ve tartışmasız biçimde bir savaş hazırlığına işaret ediyor. Bu yönelim, krizler, sarsıntılar ve pervasız saldırganlık dalgaları eşliğinde adım adım örülen bir süreci ifade etmektedir.

Türk hâkim sınıfları, krizli ekonomiyi yönetmekte her geçen gün daha fazla zorlanmaktadır. Krizin iki temel sonucu giderek berraklaşmaktadır. İlki, küçülen rant alanları karşısında payını kaybetmek istemeyen klikler arasında sertleşen iç çatışmaların ve hâkim blok içi gerilimlerin açık bir güç mücadelesine dönüşmesidir. İkincisi ise krizin faturasının doğrudan işçi sınıfına ve emekçi halklara kesilmesidir.

Hâkim sınıflar, bir yandan “barış” adıyla dayatılan sınırlı bir politik yumuşamanın zorunluluklarıyla, öte yandan ekonomik krizin dayattığı daha saldırgan ve baskıcı yönelimler arasında sıkışmış durumdadır. Bu iki hatta yürümek, kitleleri manipüle etmek giderek imkânsızlaşmaktadır. Derinleşen bu çelişki, hâkim sınıfların manevra alanını daraltmakta; krizi yönetme kapasitesini her geçen gün aşındırmaktadır.

Polis ve yargı mekanizması hem ana klik mücadelesinde hem iç klik çatışmalarında hem de geniş yığınlara yönelik saldırılarda tıkır tıkır işleyen bir makine gibi çalışmaktadır. CHP, ağır ceza, sulh ve asliye mahkemeleri ile polis baskısının cenderesi altında tutulmaktadır. AKP içinde ve AKP–MHP arasında da özellikle sermayenin el değiştirmesine ve belli güçlerde merkezileşmesine odaklanan hamleler, müdahaleler ve operasyonlar yaşanmaktadır. Devlet erklerinin paylaşımında da benzer biçimde, tasfiye etmeye yönelik girişimler ve bunlara karşı hamleler giderek artmaktadır.

Bütçenin Sefaleti Emekçiye Kesilen Fatura

Emekçilere yönelik saldırılar ise politik esaret, belirsiz bir gelecek ve pervasız bir ekonomik karakter kazanmaktadır. TBMM bütçe görüşmelerinde bakanların ayyuka çıkan rant ve kayırmacılık pratikleriyle, bir şirkete dönüşmüş devlet gerçeği açık biçimde görülmektedir. Her bakanlık bütçesinde ortaya çıkan belgeler ve yöneltilen sorular, bakanların pişkin tutumlarıyla birlikte yozlaşmanın boyutlarını gözler önüne sermektedir. 2026 bütçesinin tablosu, emperyalist sermayeye bağımlılığın ulaştığı düzeyi açıkça ortaya koymuştur.

Bütçenin yaklaşık yüzde 20’si borç faizlerine ayrılmıştır. Korkunç boyutlarda bir borçlanma ve faiz ödemesi söz konusudur. Bu oran, 2025’e göre yaklaşık yüzde 40’lık bir artışı ifade etmektedir. Borç faizi için 2,74 trilyon TL ayrılırken, Millî Eğitim’e ayrılan bütçe 1,4 trilyon TL’de kalmıştır. Devlet her zamanki gibi emperyalist mali sermaye, fon sağlayıcılar ve patron-ağalar için bir vurgun alanıdır.

Patronlar lehine işleyen bu mekanizma, emekçilerin asgari ücretinin belirlenmesinde de devrededir. 

Beklenen enflasyona endekslenen asgari ücretin mekanizması, patronları memnun edecek biçimde kurgulanmıştır. TÜİK’in verileri, Merkez Bankası’nın enflasyon beklentisi, ticarî açık hesapları ve komisyon bileşenleri, ekonomik krizin faturasını doğrudan işçi sınıfının sırtına yıkmak üzere ayarlanmıştır. “Ekonomik dengeler” adı altında döviz kurunun baskılanması ve buna paralel olarak üretim maliyetlerinin düşürülmesi çabası, asgari ücretin sistematik biçimde emekçiler aleyhine belirlenmesine yol açmaktadır.

28 bin TL olarak belirlenen asgari ücretin, en temel yaşam koşullarını karşılamaktan uzak olduğu, artışın ilk birkaç ay içinde eriyip yok olacağı ortadadır. Tekstil başta olmak üzere pek çok temel ihraç kaleminde krizin daha da derinleşeceği beklentileri, sermaye cephesinde maliyet düşürme baskısını körüklemektedir. 

Dayatılan bu düzen, krizin bedelini bir kez daha emeğiyle geçinenlere ödetme kararlılığının ifadesidir.

İşçi ve emekçilerin 2026 yılında ekonomik olarak uçuruma doğru sürüklenmek istendiği açıktır. Bunun yaratacağı çelişkiler ve doğuracağı öfke, kuşkusuz büyük olacaktır. Bu yoğun çelişkilere odaklanan emekçi sınıfların önünü görme olanağı son derece sınırlıdır. Ancak sorunun kaynağına hâkim olmayı sağlayacak politik bilinç ve bunun yaratacağı hareket, izlenen politik yönelimin yönetilmesinde egemenler açısından derin bir krize yol açabilir. Egemenlerin politik krizini derinleştirmek, işçi ve emekçilerin bağımsız hareketini sağlamakla mümkündür.

Tags: asgari ücretiBÜTÇEpolitik gündemsefaletYeni Demokrasi
ShareTweetSendShareScanSend
Önceki Yazı

Delhi protestolarında tutuklanan 10 öğrenci tahliye edildi

Sonraki Yazı

İran’da Kapalı Çarşı esnafı kepenk indirdi

Related Posts

MEŞA AZADÎ

Rojava’da Son Süreç: SDG İle Entegrasyon Anlaşmasına Dair

12 Şubat 2026
ÇEVİRİ

İran’daki Protestolar: Güvenlikçi Fanteziler Değil, Toplumsal Nedenler*

27 Ocak 2026
KOLEKTİF DOĞRULTU

Çağımızda Ulusal Egemenlik Sorunu ve Savaş Politikaları

26 Ocak 2026
Dünya

Dışarıda Saldırı İçeride Baskı: ABD Emperyalizminin ICE Yüzü

25 Ocak 2026
Yazılar

Suriye’de Yeni Rejim, Bilindik Katliamlar

24 Ocak 2026
Yazılar

İran Halkının İsyanı Çalınmak İsteniyor

23 Ocak 2026
Sonraki Yazı

İran'da Kapalı Çarşı esnafı kepenk indirdi

Hakkımızda

Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi; işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

2024 Yeni Demokrasi – Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi | işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
  • Tüm Haberler

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler

Copyleft 2020, dizayn yeni demokrasi
İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz:yenidemokrasigazetesi@gmail.com