Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi Adalet Bakanlığına atanan Akın Gürlek hakkında bir açıklama yayımladı. X platformu üzerinden yapılan açıklama “Adliyeden Kabineye: Akın Gürlek’i Tanımıyoruz” başlığıyla paylaşıldı. Açıklamada, “Bir siyasî temsilci olan ve hiçbir norma bağlı kalmadığını defalarca kez gösteren Akın Gürlek’i Adalet Bakanı olarak tanımıyoruz!” denildi.
“GÜRLEK İKTİDARA RÜŞTÜNÜ İSPATLAMIŞTIR”
ÇHD İstanbul Şube yaptığı açıklamada Akın Gürlek’in son yıllardaki soruşturmalarla yargı kurallarını ihlal ettiğini ve AKP iktidarına kendisini kanıtladığını belirtti: “Bugün yayınlanan Resmi Gazete ile Türkiye’nin iki bakanı değişmiş, yeni Adalet Bakanı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek olarak açıklanmıştır. Son 10 yılda Sulh Ceza Hakimliği, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı, Adalet Bakan Yardımcılığı, anonim şirket yöneticiliği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve nihayetinde Adalet Bakanlığı görevleriyle hızlı ve virajlı bir kariyere sahip olan Akın Gürlek’in adalet ve hukuk anlayışı bugün herkes tarafından bilinmekte, getirildiği görevlerde kendisinden neler beklendiği herkesçe açıkça görülmektedir. Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olana dek Selahattin Demirtaş’ın, Canan Kaftancıoğlu’nun, Barış Akademisyenlerinin, Şebnem Korur Fincancı’nın, Enis Berberoğlu’nun yargılanmasında görevlendirilmiş; yer aldığı yargılamalarda AYM kararını dahi tanımayarak hukuk kurallarından bağımsızlığını ilan etmiş, derneğimiz üye ve yöneticilerinin yargılandığı ÇHD davasında her hakimin bağlı kalmaya yemin ettiği yargı kurallarını ihlal edip cezalar yağdırarak AKP iktidarına rüştünü ispatlamıştır.”
“MUHALİF SANATÇILARA, GAZETECİLERE VE SERMAYEDARLARA OPERASYONLAR”
“Siyasî iktidar tarafından ihtiyaç duyulan mahkemeler arasında gezdirilerek toplumsal muhalefete yönelik davalarda hakimlik yapmış olan Gürlek, bu yargılamalarda bağlı olduğu siyasi odağın ilanı olacak nitelikte bir atama ile Adalet Bakanı Yardımcısı olmuştur. AKP kabinesinde bu şekilde görev alan, siyasî bağlılığı açıkça ilan edilen Akın Gürlek, sonrasında yargı bağımsızlığı iddiasının lafta dahi kalmadığının ilanı olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atanmış, göreve başladığı andan itibaren yine siyasal ve toplumsal muhalefete ve avukatlara yönelik saldırılarını derhal başlatmıştır. Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandığı andan itibaren İBB ve belediyeler soruşturmalarını başlatmış, ana muhalefet partisinin cumhurbaşkanı adayını tutuklatmış, ana muhalefet partisi hakkında ‘kapatma bildiriminde’ bulunmuş, İstanbul Barosu yönetimi hakkında propaganda soruşturması başlatmış, davaname hazırlatmış, muhalif sanatçılara, gazetecilere ve sermayedarlara sistematik şekilde operasyonlar düzenlemiştir. Başsavcılığı süresince devrimcilere, öğrencilere, işçilere, kadınlara, LGBTi+’lara yönelik siyasî operasyonlarda giderek el artırılmış, muhalif her sese karşı şiddetle bastırılma girişiminde bulunulmuştur.”
“SAVUNMA HAKKINA HER FIRSATTA SALDIRMIŞTIR”
Açıklamada ayrıca Gürlek’in avukatlara yönelik saldırılarına yer verildi. Avukatların savunma süreçlerine bariyerler çekildiği vurgulandı: “Bunların yanı sıra başsavcılığı süresince adliye içinde ve dışında avukatların önüne yeni bariyerler çekmiş, savunma hakkına her fırsatta yeni biçimlerle saldırmıştır. Gürlek’in Başsavcılık görevlendirmesinin ilk günlerinde, kendi idaresinde olan Çağlayan Adliyesi içinde ÖHD üyesi Av. Bedirhan Sarsılmaz, müdafilik yaptığı sırada mahkeme salonundan gözaltına alınarak tutuklanmıştır. Bu gözaltı, yeni başsavcının savunmaya karşı pozisyonunun açık ilanı olmuştur. Görevi boyunca da bu ilanın arkasında durarak 23 Mart ve 25 Ekim’de adliyeyi avukat girișine kapatmış, Çağlayan Meydanı’nı halka kapatmış, adliye içinde avukatlar için yeni x-ray cihazları getirmiş, İstanbul Barosu yönetimine soruşturma açmış ve yönetim kurulu üyesi Av. Fırat Epözdemir de Gürlek görev başındayken tutuklanmıştır. 2018’deki tahliyesinden birkaç gün sonra bizzat Akın Gürlek tarafından tutuklanan derneğimizin Onursal Başkanı Av. Selçuk Kozağaçlı’nın 2025’te Marmara Kapalı Hapishanesinden şartlı tahliyesi yönündeki kararın hemen bir gün sonra İnfaz Hakimliği tarafından iptal edilmesi haberini hevesle duyuran da yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olmuştur.”
“AKIN GÜRLEK’İ ADALET BAKANI OLARAK TANIMIYORUZ”
“Tıpkı bundan 8 yıl önce ÇHD davasında üye ve yöneticilerimiz hakkında verilen tahliye kararının aynı gün geri alınması, kararı veren mahkeme heyetinin dağıtılarak yeni heyet başkanlığına Akın Gürlek’in getirilmesi, aradan geçen 8 yıldaki görev değişikliklerinin her biri gibi bugün de Akın Gürlek devletteki seyahatine devam etmektedir. Siyasî sadakatini yargı eliyle birçok kez ispatlayan Gürlek’in bugün getirildiği mevki bir tesadüf değildir. Bununla birlikte siyasi temsiliyeti defaatle ilan edilmiş eski başsavcı ve hakim olan Gürlek’in yer aldığı tüm yargılamaların hükümsüz olduğu bir kez daha ispatlanmış durumdadır. Yargı mekanizmalarının siyasî operasyonlarda kullanılması bugün sistemin daha çok ihtiyacıdır ve bu durumun karşısında mücadelemiz her zamankinden daha gerekli, daha önemlidir. Bir siyasi temsilci olan ve hiçbir norma bağlı kalmadığını defalarca kez gösteren Akın Gürlek’i Adalet Bakanı olarak tanımıyoruz! Yargının muhalefete karşı silah olarak kullanılmasının sembolü haline gelmiş bir siyasi figürün memleketteki tüm yargı mekanizmaları ve tüm hapishaneler hakkında yetkili hale getirilmesini kabul etmiyor, bu yetki kullanılarak yapılacak tüm saldırıların karşısında mücadelemizi sürdüreceğimizi yeniden ilan ediyoruz.”
(İSTANBUL)







