16 Şubat, Pazartesi
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

Anasayfa » Devrimin Nefesi Gibi Yaşayan Yoldaş Paka Hanumanthu (Ganesh)

Devrimin Nefesi Gibi Yaşayan Yoldaş Paka Hanumanthu (Ganesh)

31 Aralık 2025
içinde Güncel
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsappTelegram
Google Haberler Google Haberler Google Haberler
ADVERTISEMENT

“Kazanırsak… dalgalanan bayrağın kızılı oluruz.

Kaybedersek… filizlenen fidanın toprağında gübre oluruz.”

— Maheshwar

İnce yapılı bedeni, açık teni, tokalaştığında ipek gibi yumuşak hissedilen parmakları, konuşmaya başladığında içinizi ısıtan gülümsemesi… O, Yoldaş Paka Hanumanthu! Dünya onu Ganesh Uike olarak tanıdı; Bastar halkı içinse o, onlarca yıldır tanıdık bir isim olan Ganeshanna idi.

1980’lerin daha ilk yıllarında devrimci harekete tam zamanlı bir kadro olarak katıldı. İlk etapta farklı eyaletlerdeki kentlerde hareketin inşası için çalıştı. Bir süre Tatanagar’da, daha uzun bir süre Bastar’ın merkezi Jagdalpur’da faaliyet yürüttü. Muhtemelen başka kentlerde de çalıştı. Kentlerde özellikle öğrencileri ve işçileri örgütlemeye yoğunlaştı. Nihayet 1990’ların başlarında Bastar’ın ormanlık alanlarına, gerilla birliklerine katıldı. O günden sonra “Batı Bastar” onun adıyla özdeşleşti.

Üniversite eğitimini yarıda bırakıp mücadeleye katılan Hanumanthu, gittiği her yerde ihtiyaç gereği o bölgenin dilini öğrendi. Böylece Koya, Hintçe, Odia ve muhtemelen bir ölçüde Bengalce dillerinde yetkinlik kazandı. Sürekli okuyan biriydi; dışarıdaki yoldaşlar aracılığıyla İngilizce, Hintçe ve Telugu dergileri, gazeteleri ve kitapları düzenli olarak temin ederdi. Tarih, siyaset, ekonomi… Kısacası ormanda yaşasa da uluslararası ve ulusal gelişmelere sürekli hâkimdi. Aynı zamanda bir yazar ve şairdi. “Lahar” mahlasıyla çok sayıda şiir ve makale kaleme aldı.

Çalıştığı Gangalur, Bhairamgarh, Bijapur, Kutru gibi bölgeler, Bastar’da sınıf mücadelesinin en sert yaşandığı merkezlerdi. Devrimci hareketin gelişmesiyle toprak üzerindeki egemenliğini ve köylerdeki hâkimiyetini kaybeden eski feodal beylerle, ezilen Adivasi halkı arasındaki sınıf çatışması burada son derece acımasız biçimde yaşandı.

1990’ların başındaki Jan Jagaran Abhiyan–1, ardından 1990’ların sonlarındaki Jan Jagaran Abhiyan–2 adlı karşı-devrimci bastırma operayonları da ilk kez bu bölgelerde başlatıldı. İkinci operasyon özellikle Gangalur ve Bhairamgarh merkezliydi.

2005’te Salwa Judum adıyla yürütülen en vahşi bastırma harekâtı da Bijapur’un Kutru bölgesinde başlatıldı. Tüm bu bölgeler, Hanumanthu’nun on yıllar boyunca fiilen önderlik ettiği Batı Bastar bölgesi kapsamındaydı.

Ancak bu yok etme operasyonlarının tümü, halkın kahramanca direnişiyle boşa çıkarıldı. Hatta birçok durumda, bu saldırılara nasıl karşı konulacağını bizzat halkın partiye gösterdiğini söylemek abartı olmaz. Bunun çarpıcı bir örneği, Salwa Judum’un ilk günlerinde Kotrapal köyünde yaşandı.

Tadimendri’de Salwa Judum çeteleri sahtekârlıklarla parti üyelerini tutuklatmış ve onlara ağır işkenceler yapmıştı. Judum çeteleri 18 Haziran’da Kotrapal’a saldırdı. Polis yetkilileri açıkça “Salwa Judum’a katılmazsanız köylerinizi yakarız” diye tehditler savuruyordu. Buna rağmen köy halkı ve halk milisleri, ok–yaylar ve ellerine geçen aletlerle yüzlerce çeteciye ve onlara destek veren silahlı güçlere karşı koydu. On kişiyi esir aldı; halk meclisinde yargıladı ve ikisini cezalandırdı. İşte bu direniş ruhunu Bastar’ın dört bir yanına yayanlardan biri Yoldaş Hanumanthu’ydu.

Ne kadar karanlık günlerdi… Sabah kalktığında her yanda dağların arasından yükselen köy yangınlarının dumanı görünürdü. Gün boyu bir yerlerden patlama sesleri gelirdi. Köylerin yakıldığı, insanların öldürüldüğü, kaçırıldığı, kadınlara tecavüz edildiği haberleri ormanın dört bir yanına yayılırdı. Medya tamamen kontrol altındaydı; içeride yaşanan katliamlar, yakmalar, cinsel saldırılar tek satır bile haber olmazdı.

2008’de Yoldaş Renuka’nın aynı bölgede yaptığı araştırma çalışmasında, ziyaret edebildiği on köyde görüştüğü 209 kadından 141’inin işkenceye uğradığını, 36’sının ise toplu tecavüze maruz kaldığını bizzat köylülerin anlattıklarıyla yazdı. Bastar’daki yüzlerce köyde daha neler yaşandığını tahmin etmek zor değil.

Köyleri yakılmış, her şeyini kaybetmiş insanlar… Yiyecek yok, ilaç yok, tedavi yok… Rastgele ateş açmalar ve çete işkenceleriyle yaralanmış insanlar… Tam anlamıyla bir felaket dönemi. İşte böyle bir zamanda, bu vahşetin merkez üssü sayılabilecek Batı Bastar’da halka ve kadrolara önderlik etmek; morallerini ayakta tutmak; imkânsızlıklar içinde en küçük yardımı bile örgütlemek; ve en önemlisi onların arasında dimdik durmak kolay değildi. Bu ağır sınavdan başarıyla çıkan bir halk önderiydi Paka Hanumanthu.

Batı Bastar’da onu tanımayan köy yoktu. Kim düşman, kim dost; sınıfsal saflaşmayı en ince ayrıntısına kadar bilen, halka dayanan bir önderdi. Bu yüzden halk direnişinde de partinin yürüttüğü askeri direnişte de elde edilen pek çok başarının temel direklerinden biri oldu.

Salwa Judum’dan sonra Yeşil Av Operasonu ardından Samadhan ve nihayet Kagar Operasyonu… Baskı ve direniş, yenilgiler ve zaferler arasında onun yürüyüşü sürdü. Bu süreçte partinin merkez önderlerinden biri haline geldi; Odisha’daki mücadeleden sorumluluk aldı. Devrimci yaşamının son dönemini anmadan onu tam anlamak mümkün değildir.

Devletin bir yandan “Teslim olun ya da ölün” tehditleri, diğer yandan ihanet edenlerin “Bizi arayın, teslim olun, hayatınızı kurtarın” (Sonu ve Satish, çn) çağrıları… Buna rağmen, Hindistan devrimci hareketinin yüz yıllık tarihinde benzeri görülmemiş bir karşı-devrimci saldırı dalgası altında bile geri adım atmamak; ölümün kaçınılmaz olduğunu bilerek direnmek; bu, bazı tarih yoksunlarının iddia ettiği gibi “boş yere ölmek” değildir. Koşulları anlamamak hiç değildir!

Peki bu kadar ağır bir dönemde, her an ihanete uğrama tehlikesi varken, düşman mutlak üstünlüğe sahipken, ölüm kapısına dayanmışken onu ayakta tutan neydi?

Bu güç, tarihsel materyalizmin ideolojik gücüydü. Halkın tarihin gerçek öznesi olduğu gerçeğine duyduğu sarsılmaz inançtı. Bugün hareket yenilse bile, insanlık tarihinin daima ileriye doğru akacağına dair derin güveniydi.

Paka Hanumanthu, “silahlı mücadele devrini doldurdu” diyenlere karşı, dedesi Pullayya’nın daha 1940’larda söylediği “sopa yoksa koyun bile ısırır” sözünü gelecek nesillere aktardı. Kendisi ölse de, mücadele geçici olarak yenilse de, gelecek kuşaklara ihanet değil devrimci ideali miras bırakmak gerektiğine inanarak yaşayan; devrimci ideali nefesi kılmış dimdik bir örnekti Yoldaş Paka Hanumanthu.

Çeviri: Yeni Demokrasi

Tags: bastarcpı maoistHKP (MAOİST)Paka Hanumanthuplga
ShareTweetSendShareScanSend
Önceki Yazı

Enerji Temel İhtiyaç Mıdır?

Sonraki Yazı

Gazeteci Hüseyin Aykol yaşamını yitirdi

Related Posts

Güncel

Sarıgazi’de iki Partizan okuru gözaltına alındı

15 Şubat 2026
Dünya

Kobanê’de kuşatma sağlığa erişimi engelliyor

15 Şubat 2026
Güncel

Hasta tutsak Hatice Onaran tahliye edildi

15 Şubat 2026
Emek

DGD-SEN Migros depo işçilerinin kazandığını açıkladı

15 Şubat 2026
Güncel

Tutsak Partizan Dursun Er’in tedavi hakkı “ağız içi arama” dayatması nedeniyle engelleniyor

14 Şubat 2026
Gençlik

Boğaziçi Üniversitesindeki gözaltılar için adliye önünde açıklama yapıldı

14 Şubat 2026
Sonraki Yazı

Gazeteci Hüseyin Aykol yaşamını yitirdi

Hakkımızda

Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi; işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

2024 Yeni Demokrasi – Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi | işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
  • Tüm Haberler

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler

Copyleft 2020, dizayn yeni demokrasi
İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz:yenidemokrasigazetesi@gmail.com