27 Şubat, Cuma
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

Anasayfa » Emperyalizme Uşak Halka Düşman!

Emperyalizme Uşak Halka Düşman!

13 Kasım 2025
içinde POLİTİK - GÜNDEM, Yazılar
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsappTelegram
Google Haberler Google Haberler Google Haberler
ADVERTISEMENT

ABD Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Bahreyn’de 1 Kasım’da düzenlenen Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü forumunda Trump’ın Orta Doğu Barışı hedefinin “Hazar Denizi’nden Akdeniz’e kadar bir hizalanma” sağlamak olduğunu belirtti. Türkiye-İsrail ilişkisine dair aynı açıklamada “Aralarında savaş çıkmayacak. Yeni ekonomik anlaşma yakında. Hazar’dan Akdeniz’e bir iş birliği göreceksiniz.” dedi.

Trump, Orta Doğu’daki “zor yoluyla barış” stratejisi kapsamında iki devleti ana müfreze olarak belirlemiş görünmektedir. İsrail, ABD’nin bölgedeki ana karargâhı rolünü üstlenmiş ve bu görevi son iki yıldır eksiksiz yürütmüştür. Türkiye ise Barrack’ın da belirttiği gibi, yakın çevresinde “sert güç”, daha uzak bölgelerde ise “yumuşak güç” olarak konumlandırılmıştır.

Türkiye ve İsrail: Emperyalizmin İki Kolonu

ABD, 2. Trump dönemiyle birlikte Tayyip Erdoğan liderliğinde TC’nin bu rolünü parlatmış ve özgün üslubuyla pazara sürmüş durumda, üstelik önemli hamlelerde —örneğin Filistin direniş güçlerini teslimiyete ikna etmek, tamamen dış güç yetiştirmesi Şam hükûmetinin bölgeye entegrasyonunda öne çıkmak— bulunmuştur. Rolünü daha etkin oynaması için Tayyip Erdoğan’a özel içerikte bir “meşruiyet” dopingi de yapıldı. Türkiye, Suriye’nin düşüşünde ve Ermeni-Azeri barışında “sert güç” rolüyle İran kuşatmasında yerini güçlendirmiştir. Aynı zamanda Kürt meselesinde “uzlaşma” ve “barış” söylemleriyle bu rolü sürdürme kararlılığını göstermektedir. 

“Yumuşak güç” rolünde ilk test edildiği alan ise “Gazze Barış Planı” olmuştur. Trump’ın “silahsız ve direnişsiz” Gazze Barış Planı’na Hamas’ı “ikna eden” kişi Tom Barrack’a göre, “doğrudan Tayyip Erdoğan” olmuştur. Direniş güçlerini iradesiz gören bu sömürgeci kafanın halihazırda süreci yönettiğini belirtmemiz gerekiyor. ABD ve Siyonizm’in Gazze’de teslimiyeti daha katı şekilde dayattığı şartları sağlamasının garantörü de yine aynı adres olacaktır. Tayyip Erdoğan’ın “one minute” çıkışından Gazze “fedailiğine” kadar ürettiği İsrail hamasetinin temel hedefi ABD adına bölgede “papaz” olabilmektir. Lübnan’dan Filistin’e, Körfez’den Afrika’ya kadar yoğun çelişki ve çatışmalı bölgelerde ABD’nin çıkarları için “yumuşatıcı ve ikna edici” güç konumlanışı almıştır.

ABD’nin Hazar’dan Akdeniz’e uzanan hizalama planında iki temel dayanak vardır: Güneyde İsrail, kuzeyde ise Türkiye. ABD emperyalizminin Çin emperyalizmini kuşatma ihtiyacı, rekabetin odağını Asya-Pasifik hattına çekmeyi getiriyor. Ukrayna-Rus barışı arayışı da Orta Doğu barış planları da buna hizmet etmektedir. Bu “barış arayışları”, aslında daha büyük çatışmaların hazırlığıdır. İsrail ve Türkiye’ye emanet edilen bu planlar, krizleri çözmek yerine daha da derinleştirmektedir. Filistin davası Abraham Anlaşmalarıyla sınırlandırılmaya çalışılırken 7 Ekim’deki El Aksa Tufanı bu sessizliği bozmuştur. Bu olay, bölgedeki krizli yapıyı zincirleme biçimde açığa çıkarmıştır. Tüm yönleriyle açığa çıkan ve artık bölgede yeni bir sistem arayışını zorunlu kılan bu kriz, kuşkusuz bölgesel bir savaşa doğru hizalanma çabalarını da yoğunlaştırmıştır. Türkiye Cumhuriyeti, şimdiden bu zincirleme tepkime bataklığının ana unsuru haline gelmiştir. Krize yönelik her çözüm arayışı yeni krizleri tetiklemekte, her seferinde etki alanı genişlemekte ve süreç sonunda denetimden çıkmaktadır. Bu denetim kaybının kendisi ise savaş durumuna işaret etmektedir.

Hazar’dan Akdeniz’e Yeni Savaş Eşiği

Bölgede yürütülen uzlaşma ve barış çabaları, gerçekte krizli yapının sürdürülmesinden başka bir anlama gelmemektedir. Filistin’de, Batı Şeria’nın işgal edilmemesi karşılığında Gazze’ye müstemleke sömürgeliği dayatılmaktadır. Türk ve Kürt barışı için “Türklüğü kabul” şart koşulmaktadır. Suriye’de iç barışın sağlanması adına Kürtlerin silahsızlanması, Arapça’nın tek anadil olarak kabul edilmesi, Alevi ve Dürzilerin ise şeriata biat etmesi istenmektedir. Lübnan’da Hizbullah’ın silahsızlandırılmasına dönük baskılar ise yeni bir iç savaşın koşullarını oluşturmaktadır. 

Irak’ta ise Kürtlere Ulusun Kendi Kaderini Tayin Hakkı yerine Türkiye’nin himayesi önerilmekte; bu durum İran ve Irak’ı saldırganlığa teşvik etmektedir. Hazar’dan Akdeniz’e kadar bahsi geçen hizalanma, ezilen uluslara ve halklara köleliğin devamı; egemen gerici güçlere ise daha geniş siyasî hegemonya anlamına gelmektedir. Bu tablo, emperyalist rekabetin artmasına yol açmaktadır. Egemen devletler güçlendikçe, savaş koşullarında daha etkin bir konum elde etmektedir.

Tüm çelişkilerin esası korunarak oluşacak bir hizalanmanın güç oluşturma şansı yoktur. İç ilişkileri ve çelişkileri çıkarları gereği kavrayamayan emperyalistler ve onların uşağı olan gerici devletler, mevcut egemenliklerini korumaya odaklanan bir yaklaşımı sahipleniyorlar. Bu sahipleniş ise krizin varlığını zorunlu hâle getiriyor.

Erdoğan’ın “Güç Tahkimatı” Ve İç Rekabet

Tayyip Erdoğan, bu inanç ve kararlılığa bağlı kalarak Türk hâkim sınıflarının çıkarları doğrultusunda kapsamlı hazırlıklarını yoğunlaştırmaktadır. Bir yandan “barış türküleri” söylerken diğer yandan savaş bütçesini büyütmekte; bir yandan bölgeye refah, huzur ve demokrasi modeli sunma iddiasını sürdürürken, diğer yandan Trump’tan aldığı “meşruiyet ve güçle” içerideki iktidarını polis ve yargı sopasıyla tahkim etmeye çalışmaktadır. Erdoğan liderliğindeki AKP-MHP ittifakı, bölgedeki emperyalist efendilerinden aldığı destekle ekonomik, siyasal ve toplumsal krizi baskılayarak yönetmeye çalışmaktadır.

Gerici klikler arasındaki mücadele artık sistemin belirlediği anayasal ve yasal çerçevelere sığmamaktadır. Anayasa ve yasalar fiilen politik gücün keyfiyetine bırakılmıştır. Kuralsızlık, sistemin temel işleyiş biçimi haline gelmiştir. Klikler arasındaki mücadele sertleşirken, aynı zamanda kliklerin kendi içindeki çatışmalar da benzer şiddette devam etmektedir. Tayyip Erdoğan, edindiğini düşündüğü yeni güç dengeleri içinde bir yandan CHP’yi belediye operasyonları, kayyım, tutuklama furyaları ile zayıflatma yoluna giderken; diğer yandan içeride MHP’yi güçten düşürerek küçülmüş pastadan payını küçültmeme mücadelesi vermektedir. Erdoğan, Ekrem İmamoğlu’nun diplomasını ve belediye başkanlığını iptal ederek başlattığı süreci “casus operasyonuyla” genişletmiştir. Böylece CHP’yi bu politik girdap içinde etkisizleştirmeyi hedeflemektedir. Bu hamleyi yaparken kendi kliği içinde kimi unsurları tasfiye ederek sermayenin ve medyanın daha fazla merkezîleşmesi için yoğunlaşmaktadır. Kıbrıs seçimleri, Can Holding operasyonu, emniyet içinde atamalar, Kürt barışında kat edilemeyen ilerleme vb. AKP içinde ve AKP-MHP arasında hatların gerilmesine yol açmıştır. Bu açıdan yaşanan klik ve iç klik mücadelesi çok saçaklıdır. Derin krizin kaçınılmaz sonucudur.

Bu tablo içinde işçi sınıfı, emekçiler, Kürt halkı, kadınlar ve ezilen inanç grupları geleceğe dair umutsuzdur. Ağır baskı ve riyakârlık karşısında öfke ve tepki biriktirmektedirler. Ekmeğinin enflasyonla çalındığı, emeğinin ağır sömürü ve uzun çalışma süreleriyle gasbedildiği, siyasal özgürlüğünün prangaya vurulduğu, ulusal haklarının aldatma, hile ve barış masalıyla yeni bir inkâra uğradığı bir saldırganlık kampanyası altındadır. Halk yığınlarına var olanı kabul etmeye zorlayan bir teslimiyet dayatılmaktadır. Kuralsızlıkla birlikte korku, yaşamsal sorunlarla birlikte amaçsızlık topluma dayatılmaktadır. Bu ağır tablo, ne “savaş umacısı” üzerinden kurgulanan masa başı uzlaşmalarla ne de öfkeyi bastıran, hafta sonu ve akşam mitingleriyle sınırlı gerici yaklaşımlarla aşılabilir.

Halkın kurtuluşu için devrimci fikirlere, devrimci örgütlenmelere ve egemen kliklerin boyunduruğundan kurtulmuş, birikmiş devrimci deneyimin içerdiği ilkelere ve temel doktrinlere dayalı bağımsız eyleme ihtiyacı vardır. Bunun dışındaki arayışlar evvelden beri halkta hüsran yaratmıştır. Aynı yolda gelecek için yeni bir olasılık yoktur. Bizim sorumluluğumuz bu anlayışın hakkını verebilmek için öğrenmek, yine öğrenmek ve ısrarla çalışmaktır. 

Tags: emperyalizmpolitik gündemtcuşak
ShareTweetSendShareScanSend
Önceki Yazı

Brezilya’da yerli halklar, İklim Zirvesi’ni bastı

Sonraki Yazı

Rojin Kabaiş’in vücudundaki 2 DNA’nın bulaş olmadığı kesinleşti

Related Posts

Dünya

Bu Bir Psikolojik Savaştır – Musafir

27 Şubat 2026
Dünya

Yaptırımların Hedefindeki Küba Yeni Bir Eşikten Geçiyor

27 Şubat 2026
KOLEKTİF DOĞRULTU

İsyanın Koşulları Olgunlaşırken

15 Şubat 2026
Kadın

Ateş Çemberinden Geçen Kürt Kadınlar

14 Şubat 2026
Kadın

New York, Dilovası, Trikala… Yanarak Can Veren Kadın İşçiler

13 Şubat 2026
MEŞA AZADÎ

Rojava’da Son Süreç: SDG İle Entegrasyon Anlaşmasına Dair

12 Şubat 2026
Sonraki Yazı

Rojin Kabaiş'in vücudundaki 2 DNA'nın bulaş olmadığı kesinleşti

Hakkımızda

Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi; işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

2024 Yeni Demokrasi – Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi | işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
  • Tüm Haberler

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler

Copyleft 2020, dizayn yeni demokrasi
İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz:yenidemokrasigazetesi@gmail.com