30 Mart gecesi evinden gözaltına alınarak ertesi gün tutuklanan Esra Işık için çevre örgütleri bir araya gelerek Işık’ın tutuklanmasını protesto etti.
Ekoloji örgütlerinin çağrısıyla çok sayıda kişi Kadıköy İskele Meydanı’nda bir araya geldi. Munzur Çevre Derneği’ninde çağrıcısı olduğu eylemde Esra Işık’ın toprağını, doğasını sahiplendiği ve savunduğu için tutuklandığı belirtilerek Esra Işık’ın serbest bırakılması talep edildi.
İstanbul’da Akbelen İstanbul Dayanışması adına yapılan konuşmada, “Akbelen direnişinin öncülerinden, Milas İkizköy’lü Esra Işık, acele kamulaştırma yoluyla köyüne, topraklarına el konulmasına direndiği için tutuklandı. ‘Bizim hayatlarımız sayıdan ibaret değil, ardında onlarca yılın emeği var’ diyordu Esra. Köyünün, topraklarının şirketler tarafından gasbedilmesine karşı yasa, hukuk, adalet arıyordu.” denildi.
“MÜCADELEMDEN GURUR DUYUYORUM”
Ayrıca Işık’ın ilettiği mesaj okundu. Işık mektubunda köyünü, yaşam alanlarını savunduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi:
“Alnım açık, başım dik. Mücadelemizin bayrağını köylülerime bıraktım. Buradan çıktığımda o bayrağı devralıp en önde yürüyeceğim.
“Mücadeleden gurur duyuyorum. Buradan yeniden sözüm olsun: Mücadelemizi de, onurumuzu da, haysiyetimizi de satmayacağız. Milas bir şirketten büyüktür. Vazgeçmeyeceğiz.”
ACELE KAMULAŞTIRMA KARARIYLA 679 PARSEL BİR GECEDE GASBEDİLDİ
Işık’ın mesajı okunduktan sonra Akbelen İstanbul Dayanışması imzalı açıklama okundu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“10 Ocak 2026 tarihinde cumhurbaşkanı imzası ile acele kamulaştırma kararı verildi. İkizköy dahil yedi köy 679 parsel bir gecede gasp edilmiş oldu. Bu kararın uygulanmasına yönelik arazi bedellerinin tespit edilmesi gerekiyordu. Böylece tespit edilen arazi bedelleri yatırılıp köylüler yerlerinden edilecekti. İşte Esra ve köylülerinin direnişi tam da bu matematiğe karşı doğayı ve emeği merkezine alan bir yaşamı savunuyordu…
“Tespit için köylere gelen keşif heyeti, Yeniköy Kemerköy Enerji Şirketi’nin çıkarları doğrultusunda, köylülere bilgilendirme yapmadan, oldu bittiye getirerek bu süreci yürütmek istedi. Esra ve beraberindeki köylü heyeti bu tutuma karşı çıktı. Bu şirket yanlısı tutumu tüm kamuoyuna teşhir etti. Hepimiz gördük ki şirketin güvenlik görevlisi gibi davranan jandarma, köylünün tarlasını korumasına engel olup, hukuksuzca sürdürülmek istenen keşfin köylülerin itirazına rağmen yapılmasına ortam sağladı.”
“ESRA, HAKSIZ VE HUKUKSUZ BİR ŞEKİLDE TUTUKLANDI”
“Anayasal haklarını kullanarak keşif heyetinin bölgede yaptığı çalışmanın hukuksuz olduğunu anlatmak isteyen köylüler karşılarında bir muhatap değil jandarma barikatı buldular. Esra karşılaştıkları bu haksız tavra isyan etti. Bu haklı isyanı keşif heyetini rahatsız etti. Hakkında şikayetçi oldular. Gece 23.50’de Esra’yı köyündeki evinden gözaltına aldılar. Geceyi Milas Jandarma Karakolunda geçirdi. Ertesi sabah çıkarıldığı mahkemede haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklandı.
“Esra’yı Limak’ın tek bir emriyle, YK Enerji Şirketi’nin çıkarları için alıkoydular. Maden ve enerji şirketlerini koruyan yasaya karşı köyünü, toprağını, emeğini, geleceğini savunduğu için özgürlüğünü elinden aldılar. Akbelen’de, Muğla’da ve ülkenin dört bir yanında maden talanına karşı sesini yükselttiği için tutukladılar.”
“ÜLKENİN 81 İLİNDE EMPERYALİST TALAN HIZ KAZANMIŞTIR”
Munzur Çevre Derneği Başkanı Hatun Esen’de İstanbul’da söz alarak mücadeleleri selamladı. Esen konuşmasında Işık’ın hukuksuz bir şekilde tutuklandığını belirterek şu ifadelere yer verdi: “Ülkenin 81 ilinde sermayeye, doğamız, dağlarımız, topraklarımız, sularımız peşkeş çekilmiştir. Ülkenin 81 ilinde emperyalist talan hız kazanmıştır. Böyle giderse köylü topraksızlaştırılacak, köylü, toprağından, yaşamından, kültüründen uzaklaştırılacak. Yıllardır Akbelen’deki dostlarımız, toprağı, zeytini, yaşamı için direniyorlar. Onların direnişi susmayacaktır. Biz çok iyi biliyoruz bu ülkede son sözü doğası ve yaşamı için direnenler söyleyecek. Doğa kazanacak, yaşam kazanacak, kadın kazanacak, gençlik kazanacak.
Akbelen Kazanacak. Esra’ya özgürlük.”
Ayrıca bugün Ankara’da Yüksel Caddesi’nde ve İzmir Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde de basın açıklaması yapılarak Işık’ın serbest bırakılması talep edildi.
(HABER MERKEZİ)








