İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezî Kadın Komisyonu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde Türkiye genelindeki şubelerle eşzamanlı bir açıklama yaptı.
Komisyon, İstanbul’da Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklama sırasında bölgeye çok sayıda polis konuşlandırıldı. Komisyon adına basın açıklamasını İHD İstanbul Şubesi Başkanı Jiyan Tosun okudu.
Tosun, devletin bir gecede İstanbul Sözleşmesi’nden çıktığını hatırlatarak şu ifadelere yer verdi:
“Biz kadınlar güvende değiliz. Yaşam güvencemiz yoktur. Kadına yönelik şiddet konusunda bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı uluslararası metin, İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen Avrupa Konseyi sözleşmesidir. Bu sözleşme, bizim coğrafyamızda verilen kadın mücadelesinin bir sonucu olarak hazırlanmıştır. Diyarbakır’da annesi eşi tarafından öldürülen, kendisi de ağır yaralanan Nahide Opuz’un başvurusu üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye’yi kadına yönelik şiddet konusunda gerekli önlemleri almadığı gerekçesiyle mahkûm etmiştir. Bu kararın ardından Avrupa Konseyi, üye devletlere kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin kapsamlı bir sözleşme hazırlanması çağrısında bulunmuştur. İstanbul Sözleşmesi bu süreçte hazırlanmıştır. Sözleşme 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzaya açılmış, ilk imzacısı Türkiye olmuştur.”
“AİLE YILI’NDA KADINLAR ÖLDÜRÜLDÜ”
Açıklamada, “Aile Yılı” ilan edilen 2025’te kadınların yine en çok aile üyeleri tarafından şiddete uğradığına dikkat çekildi: “Veriler açıkça ortadadır: 2021 yılında 280 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 217 kadın şüpheli biçimde yaşamını yitirdi. 2022 yılında 334 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 245 kadın şüpheli biçimde yaşamını yitirdi. 2023 yılında 315 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 248 kadın şüpheli biçimde yaşamını yitirdi. 2024 yılında 394 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 259 kadın şüpheli biçimde yaşamını yitirdi. 2025 yılında 294 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 297 kadın şüpheli biçimde yaşamını yitirdi. Katillerin kimliklerine bakıldığında en büyük oranı kadınların evli oldukları erkekler oluşturmaktadır. İkinci sırada eski partnerler, üçüncü sırada ise akrabalar yer almaktadır. Bu tablo açıkça göstermektedir ki erkek egemen ve feodal aile yapısı kadınları öldürmektedir.”
(HABER MERKEZİ)








