İnsan Hakları Derneği (İHD), Rojava’ya yönelik saldırıların ardından başlayan protestolarda yaşanan ihlallere ilişkin rapor açıkladı. Derneğin sitesinde yayınlanan raporda, Türkiye genelinde en az 22 ilde düzenlenen 70’ten fazla protestoya polis saldırısı olduğu, bu saldırılarda biber gazı, plastik mermi ve tazyikli su kullanıldığı, ayrıca çok sayıda kişiye fiziksel şiddet uygulandığı kaydedildi. Açıklanan raporda, en az 930 kişinin gözaltına alındığı, gazeteciler ve çocukların da yer aldığı en az 123 kişininse tutuklandığı bilgisi verildi. Müdahaleler sırasında bir kişinin yaşamını yitirdiği ve çok sayıda kişinin işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı ve protestolarda gözaltına alınan en az 46 kişinin de sınır dışı edildiği bilgisi yer aldı.
Raporda, Urfa, Mardin, Diyarbakır’da valilikler tarafından eylem ve etkinlik yasakları getirildiğine değinilerek, Mersin’de de bir kişinin, eylemcilere yönelik rastgele açılan ateş sonucu yaşamını yitirdiği aktarıldı.
BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE DAİR İHLALLER
Basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ihlallerin de yer aldığı raporda, en az 8 gazetecinin haber takibi sırasında gözaltına alındığı ve gazeteci Nedim Oruç’un tutuklandığı kaydedildi. Raporda, çok sayıda haber kuruluşuna ait sanal medya hesapları ve internet sitelerine erişim engeli getirildiği belirtildi.
Raporda ayrıca, saç örme vidosu paylaşımı sebebiyle bir hemşirenin görevden uzaklaştırıldığı ve tribünlerden saç örme koreografisin açıldığı gerekçesiyle Amedspor’a, kulüp başkanına ve futbolcu Çekdar Orhan’a idari yaptırımlar uygulandığına yer verildi.
ÇOCUKLAR GÖZALTINA ALINDI, 1 ÇOCUK TUTUKLANDI
Sanal medyada paylaşılan içerikler nedeniyle gözaltı ve tutuklamaların yaşandığına değinilen raporda, saldırılara tepki olarak saç örme videosu paylaşan 2’si çocuk 4 kişinin gözaltına alındığı ve 1 çocuğun tutuklandığı bilgisi yer aldı.
“İHLALLER YAPISAL VE SİSTEMATİK KARAKTER TAŞIYOR”
Raporda, polisin zorunluluk ve orantılılık ilkelerine uymadığı dikkat çekilerek, polisin şiddetli saldırılarına ilişkin şu ifadelere yer verildi: “Rapor kapsamındaki veriler; Biber gazı, plastik mermi, tazyikli su, fiziksel şiddet, ters kelepçe, tehdit, aşağılayıcı muamele ve sağlık hizmetine erişimin engellenmesi gibi uygulamaların yaygın biçimde kullanıldığını göstermektedir. Özellikle bazı vakalarda kişilerin yaşam hakkını tehdit edecek ölçüde ağır yaralanmalarına rağmen etkili tıbbi korumadan yoksun bırakılması, işkence yasağı ile yaşam hakkı arasındaki yakın ilişkiyi açık biçimde ortaya koymaktadır. Benzer biçimde; avukata erişimin engellenmesi ya da geciktirilmesi, gözaltı listelerine ve süreç bilgilerine erişimin kısıtlanması, müdafi olmaksızın işlem yürütülmesi ve çocukların özel korunma güvencelerinin fiilen askıya alınması, ihlallerin münferit değil, yapısal ve sistematik bir karakter taşıdığına işaret etmektedir.”
(HABER MERKEZİ)







