31 Mart, Salı
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

Anasayfa » İran’a Karşı Haksız Savaş Tırmanıyor

İran’a Karşı Haksız Savaş Tırmanıyor

31 Mart 2026
içinde POLİTİK - GÜNDEM, Yazılar
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsappTelegram

ABD emperyalizminin ve Siyonist İsrail’in İran’a yönelik saldırganlığı ile İran’ın verdiği yanıtın kapsamı ve etki düzeyi, emperyalistler arasındaki ve bölgedeki çelişkilerin seyrini etkilemektedir. İran, tüm bölgenin yeniden düzenlenmesinin bir parçası olan bu saldırganlığa, tüm bölgeyi ateşin içine çekecek bir yaklaşımla karşılık vermektedir. Saldırılarını İsrail ile sınırlı tutmamış; ABD askerî üslerinin bulunduğu bölge ülkelerini de hedef haline getirmiştir. Arap devletlerinin yanı sıra Kıbrıs, Azerbaycan ve Türkiye de füzelerin hedefi olmuştur. İran, aldığı hasara paralel olarak politik ve askerî yanıtlar vermektedir. Hürmüz Boğazı’nı seyrüsefere kapatarak tüm dünyayı bir petrol krizine sürüklemeyi göze almaktadır. Bu durum da Rusya ve Çin’in açık ya da örtülü desteğine ilişkin şüphelere haklılık kazandırmaktadır.

ABD ve İsrail, saldırılarını ekonomik ve sosyal altyapının yanı sıra, özellikle İran liderliğine yönelik nokta atışları şeklinde sürdürmektedir. İran ise hem İsrail’e hem de ABD askerî üslerine yönelik saldırıların yanında, Irak ve Lübnan’daki ittifak güçlerinin eylemleriyle gücünün halen yaygın olduğunu göstermektedir. Özellikle Lübnan ve Irak’ta açılan askerî cepheler, onun bu savaşta yalnız olmadığını ortaya koymaktadır. Lübnan’da Hizbullah’ın, 2024 Kasım ateşkesinden sonra yeniden İsrail’e yönelttiği etkili saldırılar, “zayıfladığı” varsayılan cephelerin güç topladığını göstermiştir. İran’a yönelen emperyalist ve Siyonist saldırı, bölgesel savaşı körükleyen ve olgunlaştıran sonuçlara doğru evrilmektedir.

Zaman zaman dile getirilen ateşkes, özellikle İran liderliğine ve kadrolarına yönelik saldırıların durmaması ve rejimin bu saldırılara karşı direncini artırması nedeniyle, İran tarafının rızasını almaktan uzaktır.

Genel durum bununla da sınırlı değildir. ABD Başkanı Trump’ın açıklamaları incelendiğinde, emperyalistler arası çelişkilerin de çok yönlü olarak büyüdüğü görülmektedir.

ABD emperyalizminin bu saldırısının, Çin ve Rus emperyalizminin bölgedeki ana damarını kesmeye yönelik olduğu açıktır. Buna karşılık, Çin ve Rusya’nın İran’ı ciddi düzeyde desteklediği; İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin açıklamalarından ve İran füzelerine sağlanan uydu desteğinden anlaşılmaktadır. Abbas Arakçi, Çin ve Rusya’nın kendilerini desteklediğini, ilişkilerinin “stratejik ortaklık” düzeyinde olduğunu ifade etmiştir. Trump ise Hürmüz Boğazı’nda seferlerin güvenliğini sağlamaya yönelik adımların aynı zamanda Çin’e bir hediye olduğunu, bu nedenle Çin’in kendilerine yardım etmesi gerektiğini belirtmiştir. Trump, bu çağrısına yanıt alamadığında ise mart sonunda planladığı Çin ziyaretini erteleyebileceğinin işaretlerini vermiştir.

Trump, Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılmasına karşı “Batı emperyalist ittifakını” yardıma çağırmıştır. Japonya’dan Fransa ve İngiltere’ye kadar tüm “dostlarına” çağrı yaparken, bu bölgedeki petrole kendilerinin değil, onların ihtiyaç duyduğunun altını çizmiştir. ABD’nin İran’a karşı hem NATO güçlerini hem de Japonya ve Güney Kore gibi ülkeleri yönlendirme çabası dikkat çekicidir.

ABD’nin olası bir “petrol krizi” gerekçesiyle İran’a karşı cepheyi genişletme girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerin bu çağrıyı reddetmesi beklenen bir durumdur. Ancak ABD’nin İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya gibi NATO müttefiklerinin, bu savaşın NATO savaşı olmadığı gerekçesiyle çağrıyı geri çevirmesi, ittifak içinde halihazırda süren güvensizliği ve çelişkileri derinleştirmiştir. Trump, gelen olumsuz yanıtlar karşısında bunun sonuçları olacağı yönünde tehditte bulunmuştur.

ABD emperyalizminin başkanından dışişleri bakanına ve senatörlerine kadar uzanan siyasî temsilcileri, her gün İran’ın artık yenildiğini ve tükendiğini, yeni saldırıların ise daha kapsamlı ve yıkıcı olacağını dile getirmektedir. İran’ın askerî gücünün ve altyapısının yok olduğu iddia edilmektedir. Ancak gelişmeler, Netanyahu’nun ve yakın çevresinin dahi İran saldırılarının hedefi olduğu yönündeki iddiaları gündeme getirmiş; İran’ın askerî saldırıları azalmamış, rejim içinde beklenen çözülme ve kriz durumu ortaya çıkmamıştır.

ABD emperyalizmi, savaş cephesini yeni aktörlerle genişleterek politik meşruiyetini artırma çabasına girmiştir. ABD ve Siyonizm, tüm güç ve olanaklarıyla İran’a yönelik saldırılarını sürdürmektedir. Bu saldırılar hem mevcut hem de yeni ortaya çıkan lider kadroları hedef almaktadır. Bu yolla rejimi bir yönetim krizine sürükleyerek zayıflatmayı ve olası bir kara operasyonunu kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. Zira İran’ın direnci arttıkça ve rejim tüm saldırılara rağmen savaşı yönetmeyi sürdürdükçe kara operasyonu ihtimali daha sık dile getirilmekte ve daha güçlü bir olasılık haline gelmektedir.

ABD emperyalist saldırısı, İran içinde bir siyasî kriz ve yarılma yaratmamış; aksine ABD içinde çelişkileri büyütmüştür. ABD’de bu saldırıya yönelik toplumsal destek oluşturulamadığı gibi, Cumhuriyetçi kanat içinde dahi bir yarılma ortaya çıkmıştır. Trump’ın, kendi hükûmeti içinde bile tam bir hizalanma sağlayamadığı görülmektedir. Terörle Mücadele Merkezî Koordinatörü Joe Kent, 17 Mart’ta İran saldırısını eleştirerek istifa etmiştir. Hükûmet içinde, Başkan Yardımcısı Vance da dahil olmak üzere birçok yetkilinin saldırıya itiraz ettiği iddiası güçlü biçimde dile getirilmektedir. Meclis ve Senato’da ortaya konulan itirazlar ise kamuoyuna açık şekilde ifade edilmektedir.

Bu durum, Trump’ın saldırısına politik ve moral destek oluşturmakta zorlanmasına yol açmaktadır. Hem ABD içinde hem de Batı ittifakı içerisinde bu eksende ciddi bir çatışma ve çelişki olduğu açıktır. Trump’ın, tüm dünyayı kuşatan “her şey değişiyor, dünya değişiyor, kurallar değişiyor” söylemleri eşliğinde İran’a yönelik saldırısında, bu değişimin hedefi olan aktörlerden yardım isteme noktasına geldiği görülmektedir. ABD’nin, Trump liderliğinde güç kullanarak hegemonyasını pekiştirme, egemenliğini koruma ve “yeni dünya”nın doğumuna ebelik etme girişiminin hiç de kolay olmayacağı ortaya çıkmıştır.

ABD emperyalizmi, güç kaybeden başat emperyalist güç olmanın tüm sancılarını yaşamaktadır. Başat güç olma konumunu korumak için taşları yerinden oynatma, güç ilişkilerini yeniden tanımlama ve bölgeleri uygun şekilde dizayn etme çabası dirençlerle karşılaşmakta; iç çözülmeler güç kazanırken karşıt ittifaklar ise güç tazelemektedir. Bu durum, ABD’yi daha fazla saldırganlık yoluna itmektedir. İran’a yönelik saldırının tüm gündemi işgal ettiği süreçte, Rusya Ukrayna cephesinde ilerlemeler kaydetmektedir. Trump, her ne kadar İran saldırısını başlattığında Ukrayna’da bir barış istediğini dile getirse de Rusya, daha fazla saldırı gerçekleştirerek Ukrayna’da yeni kazanımlar elde etmeyi tercih etmiştir.

ABD, İran saldırısıyla eş güdümlü olarak Pakistan üzerinden Afganistan’a yönelik bir savaş başlatmıştır. Pakistan’ın bu saldırganlığı, Afganistan’da sivil-asker ayrımı gözetmediği gibi çocukları da hedef almaktadır. Bu cephede süren saldırganlık, İran’a yönelik saldırıların gölgesinde kalmıştır. Ancak bu durum, Pasifik Asya’yı ısıtan bir çatışma ve saldırı dalgası olarak göz ardı edilmemelidir. Zira bu saldırının, Çin ile ABD arasındaki hegemonya mücadelesinden bağımsız olmadığı açıktır.

ABD emperyalizmi, tüm bölgeyi ve dünyayı bir savaş girdabına doğru çekmektedir. İran rejimi içinde bir çözülme, bozulma ya da kriz sonucu teslimiyet veya çöküş belirtileri ortaya çıkmazsa, saldırıların dozu artacaktır. Bu durum, dünyanın farklı noktalarındaki tarihsel anlaşmazlıkların tetiklenmesine ve bunların emperyalist mücadelelerin kaldıracı haline gelmesine yol açacaktır. Bu da savaş tamtamlarının daha güçlü çalmasına neden olacaktır.

Emperyalist saldırganlığa ve savaşlara karşı antiemperyalist mücadele hattı, ittifakları ve kitlelerin bu bilinçle örgütlenmesi hayati önemdedir. Çünkü ancak bu haksız savaşlara ve tüm gerici saldırılara “dur” diyebilecek bir güçtür. Emperyalist saldırganlığa ve savaşlara karşı, devrimci bilinçle örgütlenmiş halkın mücadelesi ve seferberliği kurtuluşu getirecek; emperyalist boyunduruğu parçalayarak ezilen uluslara ve halklara özgürlük yolunu açacaktır.

Tags: abdhürmüz boğazıiranisrail
ShareTweetSendShareScanSend
Önceki Yazı

Akbelen direnişçisi Esra Işık tutuklandı

İlgili Haberler

Dünya

Orta Doğu Krizinde Çin’in Ekonomik Hesapları Sarsılıyor

28 Mart 2026
Çevre

Onların “Ucuz Elektriği” Halka Ağır Faturalar Çıkarıyor!

28 Mart 2026
İZLENİM

Faşizmin Kuşatması Altındaki Bir İsmin Halkın Dilinde Sloganlaşması

27 Mart 2026
Kadın

YDK Çalıştayında Buluşalım Gelişelim, Geliştirelim!

27 Mart 2026
KOLEKTİF DOĞRULTU

Hindistan’da Komünist Çizgi Diridir, Teslimiyetçiliğin Gidecek Yolu Yok

2 Mart 2026
KOLEKTİF DOĞRULTU

Koşullar Olgunlaşırken Halkların Devrimci Özneye Yönelimi

1 Mart 2026

Hakkımızda

Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi; işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

yd-logo-01 kopyası 2

2024 Yeni Demokrasi – Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler

Copyleft 2020, dizayn yeni demokrasi
İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz:yenidemokrasigazetesi@gmail.com