İzmir’in Kınık ilçesinde Bakırçay Ovası’na kurulmak istenen Tarıma Dayalı Organize Sanayi Bölgesi projesine karşı köylülerin direnişi sürüyor. Bölge halkı, projenin hayvancılığı bitireceğini ve meraların yok edileceğini belirtiyor.
Proje alanının yaklaşık bin 700 dekar büyüklüğünde ve 1. sınıf çayır-mera statüsünde olduğu belirtiliyor. Köylüler, bölgede alternatif otlatma alanı bulunmadığını vurgulayarak meranın kaybının doğrudan hayvancılığın sona ermesi anlamına geleceğini ifade ediyor.
7 YILDA TESCİL EDİLEN ALAN 7 AYDA HİBE EDİLDİ
Köylülerin bir araya gelerek yaptığı açıklamada konuşan Sefa Köken, alanın 7 yıllık hukuk mücadelesinin ardından mera alanı olarak tescillendiğini ve 7 ay içinde idari kararın yok sayılarak hibe edildiğini belirterek, “Mera vasfının ne şekilde değişeceği Anayasa’da bellidir. Hiçbir şekilde bu mera satılamaz, kiralanamaz, vasfı değiştirilemez. Fakat bazı toprak rantçılarına, iktidar yandaşlarına hazine burayı paylaştırmıştır.” dedi.
Ayrıca projenin başlatılmasıyla birlikte bölgede su probleminin ortaya çıkacağı belirtildi. Bu durumun tarımı olumsuz yönde etkileyeceği vurgulandı. Devlet Su İşleri’nin sondaj yapılması taktirde su kaynaklarına zarar vereceği raporuna rağmen sondaj çalışmaları başladı.
Süreci takip eden Avukat Mesut Başol da alanın çayır niteliğinde yani 1. sınıf mera olduğunu vurgulayarak Tarımsal OSB olabilmesi için bu niteliğini kaybetmiş olması gerektiğini dile getirdi. Başol, arazinin gasbedilmek istendiğini, mücadelelerinin ise süreceğini vurguladı.
“MERAMIZ İŞGAL EDİLDİ”
Açıklamada konuşan köylü Gürcan Yıldırmaz, koyunculuk yaptığını ve birkaç ineğinin bulunduğunu belirterek, “Emeklinin hali ortada, 20 bin ile nasıl geçinecek? Biz 3-5 hayvan bakıyoruz, idare etmek için. Meralarımızı bıraksınlar. Boruları yığdılar, bir taraftan da kazıyorlar. 250-300 metre sondaj yapıyorlar. Bizim sularımız 60-70 metrede. Bunları kesiyor. Artezyen kurudu. Hayvanlarımıza içecek su bulamayız. Çiftçi tarlasına mahsul ekiyor; darı, pamuk ekiyor, sulayamazsa kuruyacak bunlar.” diyerek yaşanacak su problemine de dikkat çekti.
Artan maliyetlere de dikkat çeken Yıldırmaz, “Cumhurbaşkanımız ‘Koyun vereceğiz’ diyor, çiftçi bunlara nerede bakacak? Hayvan mera ister. En adi yemin çuvalı bin 100 lira. Samanın balyası 250-300 lira. Durmadan zamlanıyor. Sütümüz yeni 20 lira oldu. 13 liraya süt satıyordum, 9 liraya yem alıyordum. Ancak hayvanların yemini karşılıyordu. İnsanlar battı. Mera da elden gidiyor, ne yapacak? Hayvanına bakamayacak. Daha da geriye gidiyoruz, meralarımızı bıraksınlar” dedi.
“SONUNA KADAR DİRENECEĞİZ”
Seçkin Timur isimli köylü, meraya yakın yerlerde arazilerinin olduğunu ifade ederek, “Yıllardır hayvancılık yapan biriyim. Meramızı elimizden alıyorlar, hayvanlarımızı otlatacak yerimiz yok. Şartlar ortada zaten. Onun için direniyoruz burada. Sonuna kadar da direneceğiz. Bunun olmasına asla izin vermeyeceğiz, her ne olursa olsun” dedi.
(HABER MERKEZİ)







