Demokrat Parti’nin (DP) adayı Zohran Mamdani geçtiğimiz haftalarda ABD’nin en büyük kenti New York’ta yapılan belediye başkanlığını yüzde 50,4 oy oranıyla kazandı. Mamdani’nin zaferinin CP-Trump kliği için büyük bir yenilgi olduğu yaygın bir görüş olarak kamuoyunda yer edindi. Seçim kampanyası boyunca Mamdani ile Trump arasında cereyan eden sürtüşmeler, Mamdani’nin seçim zaferinden sonra da devam etti. Uluslararası basında Mamdani’nin seçim zaferi “tarihi bir dönüm noktası” olarak kabul edildi. Bu “tarihi” gelişme, CP-Trump kliği tarafından Mamdani’nin Ugandalı bir Müslüman (Şii) olması ve Filistin yanlısı bir duruş sergilemesi nedeniyle kriminalize edilmeye çalışıldı.
CP–Trump kliği, New York’taki seçim kampanyasında Mamdani’yi “uygun fiyatlama” kapsamındaki vaatleri nedeniyle “komünist deli” ve “saf komünist” olarak nitelemişti. Trump’ın sahibi olduğu sanal medya platformu Truth Social’da (TS), New York’un Mamdani’nin yönetimi altında hayatta kalma şansının sıfır olduğu ve komünist bir yönetimle durumun daha da kötüye gideceğine dair görüşler propaganda edilmiştir. Trump, “çirkin” ve “komünist deli” hakkında TS’de şunları yazmıştı: “ABD başkanı olarak bu komünist delinin New York’u mahvetmesine izin vermeyeceğim. İçinizi rahat tutun, tüm kozlar bende ve tüm ipler elimde. New York’u kurtaracağım ve tıpkı iyi, eski ABD’de yaptığım gibi onu tekrar ‘çekici’ ve ‘büyük’ yapacağım.”
Bunların yanı sıra Trump, New York’ta Mamdani’nin seçimi kazanması halinde federal fonları kesme, Ulusal Muhafızları gönderme, Mamdani’yi tutuklama ya da vatandaşlığını iptal etme tehditleri savurmuş; ICE’ın (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu) operasyonlarını engellemesi durumunda ise deportasyon imasında bulunmuştu.
Aynı şekilde CP–Trump kliği, Mamdani’yi Filistin yanlısı duruşu nedeniyle “anti-semitist” gibi söylemlerle “cihatçı” olarak suçlamış ve onu 2026 seçimleri için bir korku unsuru haline getirmeye çalışmıştı. Senatör Rick Scott gibi isimler de bu söylemi desteklemişti. Mamdani ise seçim kampanyası boyunca CP–Trump kliğinin saldırılarına yanıt olarak Trump’ı “despot” ve “faşist” olarak nitelendirerek meydan okumuştu.
MAMDANİ NEYİ TEMSİL EDİYOR?
Mamdani hakkındaki “komünist” ya da “cihatçı” söylemler gerçeği yansıtmamaktadır. Nitekim Mamdani’nin bu iki zıt görüşün yılmaz savunucusu olduğunu düşünmenin deli saçması bir şey olduğu herkesin malumu.
Trump’ın “komünist deli”, “komünist yönetim” gibi söylemleri Mamdani’nin seçim kampanyasında kitlelere verdiği vaatlere dayanmaktadır. Bu vaatler 6 haftadan 5 yaşına kadar tüm çocuklar için ücretsiz bakım programı, ücretsiz ve hızlı otobüs hizmeti, kira dondurma, her ilçede belediye tarafından yönetilen uygun fiyatlı marketlerin açılması, uygun konut ve topluluk güvenliği, işçi hakları ve sendikalarla ilgili reformların yapılması vd. olarak sıralanabilir.
“Cihatçı” olduğu iddiasının kaynağı, Mamdani’nin Filistin yanlısı duruşudur. Ancak Mamdani, radikal ve tutarlı bir Filistin savunucusu değildir. Bu durum, Mamdani’nin Bowdoin College’de öğrenciyken Students for Justice in Palestine (SJP) şubesini kurması ve Bowdoin’i İsrail’in Filistin’e yönelik işgal ve ırkçı politikalarına karşı boykota çağırması gibi geçmişteki “radikal” konumuyla açıklanmaktadır. 2012’de İsrail’in Filistin’e karşı başlattığı Savunma Sütunu Harekâtı sırasında kendisini “İsrail yanlısı”, “barış yanlısı” olarak tanımlayan, “iki devletli çözüm” modelini savunan Siyonist J Street U grubuyla ortak etkinliklerde yer alması, 2023’te patlak veren savaşa dair ise sadece işgalin sona ermesi ve Apartheid rejiminin yıkılmasıyla kalıcı barışın mümkün olacağını ve ayrıca Times Square’deki DSA mitinginde Hamas’ı kutlayanları kınaması, dahası, sonraki süreçte iki devletli çözüm fikrine de uzak durarak yönü belli olmayan “eşit haklar” vurgusunda bulunması Mamdani’nin Filistin meselesindeki tutarsızlığını ve riyakârlığını ortaya koymaktadır. Mamdani’nin sınırlı, tutarsız ve riyakâr “Filistin savunuculuğu”na rağmen CP-Trump kliği bu durumdan açıkça rahatsız olduğunu gizlememiştir.
CP-Trump kliğinin hem ABD’de hem de küresel ölçekte izlediği politikalar Amerika halkında devrimci bir eğilim yaratmasa da değişime dair iştahı kabartmaktadır. Özellikle Aksa Tufanı ile birlikte ABD’nin sömürü mekanizmasında derin kesikler açılmış, silaha yapılan yatırımlar ve anlaşmalar yalnızca sömürge ve yarı sömürge ülkelerin değil, ABD’nin de ekonomik ve siyasal krizini derinleştirmiştir. Dolayısıyla Trump’ın politikaları Amerika halkında yerel yönetimler düzeyinde de değişim isteğine neden olmuştur. DP-Mamdani kliğinin CP-Trump kliğine göre özgürlükçü ve demokrat söylemleri ve ekonomik-politik vaatleri özellikle işçi-emekçi kitleler üzerinde etkili olmuştur. New York seçimlerini DP-Mamdani ekibinin kazanmasıyla, CP-Trump kliği seçimlerde önemli bir yenilgi almış oldu.
Mamdani’nin vaatlerinin DP’nin ABD anayasasına uygun, reform niteliğindeki iyileştirme politikalarına hizmet ettiği tartışmasız bir gerçektir. Yine “Filistin yanlısı duruş”a sahip olan Mamdani’nin Hamas’ın haklı mücadelesini savunan kesimleri kınaması da “cihatçı” olmadığını gösterir. DP kuruluşundan bu yana 17 kez iktidara gelmiştir. DP iktidarları ABD’nin emperyalist politikalarını hayata geçirmekten asla imtina etmemiştir. 1948’de İsrail’in tanınması, 1967 Altı Gün Savaşı sırasında İsrail’e dolaylı olarak destek verilmesi, Camp David Anlaşmaları ile Mısır-İsrail barışının sağlanması, Irak’a yönelik yaptırımların ve hava bombardımanının yapılması, 2011’de Libya’ya NATO öncülüğünde müdahale edilmesi, Yemen’de Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona silah desteğinde bulunulması ve Husilere karşı müdahalelere destek verilmesi DP’nin iktidar olduğu dönemlerden bazı örneklerdir. Yine Amerika işçi sınıfına yönelik DP’nin yaptırım niteliğindeki politikaları unutulmamalı. NAFTA, DTÖ anlaşmaları ve enerji-çevre düzenlemeleri nedeniyle milyonlarca mavi yakalı, sendikalı, imalat ve enerji sektöründeki işçinin işini kaybettiği veya maaşlarında düşüş olduğu belgelidir. 2022 demir yolu grevinin Kongre kararıyla engellenmesi ve sendikanın istediği hastalık izninin reddedilmesi DP’nin “sendika dostu” imajını yerle bir etmiştir.
Özetle Mamdani, İsrail’e dolaylı ama güçlü bir şekilde destek veren, işçi sınıfı ve emekçi halk kitlelerini liberal politikalarla sömüren, sefalete mahkûm eden, ABD egemen sınıflarının borazanlığını yapan bir çizgiyi temsil etmektedir. DP’nin özgürlükçü söylemleri, temsil ettiği egemen sınıfların sömürü saltanatını korumak amacıyla, gerektiğinde—açık gericiliğin kitlelerde huzursuzluk yarattığı koşullarda—olası isyanların ve halk hareketlerinin önünü kesebilecek dizginleyici bir alternatif olarak işlev görmektedir. New York halkının Mamdani’yi seçmesi, belediye başkanından beklentilerin sistemin kitleleri dışlayan niteliğiyle açıklanmalıdır.
MAMDANİ ALTERNATİF Mİ?
Seçim çalışmaları boyunca Trump’la atışmaları gündemden düşmeyen Mamdani’nin 21 Kasım’da Beyaz Saray’da Trump’ı ziyaret etmesiyle takke düşmüş, kel görünmüş oldu. Basına kapalı olarak gerçekleştirilen görüşmenin ardından Mamdani’ye övgüler dizen Trump “New Yorkluların harika bir belediye başkanı olacak. Ne kadar başarılı olursa o kadar mutlu olurum. Herkesin hayalini gerçekleştirmesine, güçlü ve çok güvenli bir New York’a sahip olmasına yardımcı olacağız.” ifadelerini kullandı. Mamdani ise Trump’la yaptığı görüşmeye duyduğu memnuniyetini dile getirerek uygun fiyatlı konut, artan kiralar, temel ihtiyaç maliyetleri ve kamu hizmetlerine ilişkin verimli bir değerlendirme yaptıklarını ifade etti.
Bu gelişme, DP ve CP kliklerinin iktidar kavgası veren ancak ayrılmaz, birbirine ihtiyaç duyan iki kardeş olduğu gerçeğini bir kez daha açığa çıkarmıştır.
Sonuç olarak Mamdani, “sosyalist” söylemlerine rağmen kitleleri dışlayan sisteme karşı alternatif bir seçenek değildir. Mamdani’nin temsil ettiği DP kliği, kitleleri dışlayan sistemin önemli bir parçasıdır.








