Partizan Şehit ve Tutsak Aileleri (PŞTA) Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde (Eski adıyla Kürkçüler) verem vakalarının araştırılmasını istedi.
Aralarında Tutsak Partizan Ünal Yiğit’in de olduğu en az dört tutsakta görülen verem belirtilerinin ardından hapishane idaresinin ağız içi arama dayatarak tutsakların tedaviye erişimini engellediği ortaya çıkmıştı. PŞTA bir açıklama yaparak Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesindeki verem vakalarının araştırılmasını ve tedavi önündeki engellerin kaldırılmasını talep etti:
“Adana F Tipi’ndeki Verem Vakaları Araştırılsın, Tutsakların Tedavilerinin Önündeki Engeller Kaldırılsın!” başlıklı açıklamanın tamamı şöyle:
Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde tutulan evladımız Ünal Yiğit’te, verem başlangıcını bildiren lezyonlara rastlandığı bilgisine ulaşıldı. Ünal’ın elimize ulaşan mektubunda, hapishane revir doktoru tarafından kendisine “Lezyonların var, bunun ne demek olduğunu herhalde biliyorsundur. Ölümcül bir hastalık, ne yap ne et daha ileri tahlil ve tedavi için hastaneye git” denildiğini aktarmıştır. Ünal ayrıca üç tutsağın daha bu hastalığa yakalandığını, tutsaklardan ikisinin tedavisinin sürdüğünü ya da bitmek üzere olduğunu aktarmıştır. Yiğit’in tedavisine ilk hastane sevki sırasında ağız içi arama dayatmasına maruz kaldığı için başlanılamadı. Nihayet 11 Mart tarihinde hastaneye sevk edilse de ağız içi arama dayatması ortadan kalkmadı. Hastanede ilk elden gerekli tahlillerin gerçekleştiğini, tomografi içinse bayram sonrasına randevu verildiğini belirtti.
Hasta tutsakların tedavi süreçlerini işkence haline getiren Adana F Tipi Hapishanesi idaresi bu tutumundan vazgeçmelidir. “Ağız içi arama” dayatmasının tedaviyi engelleyen bir uygulamaya dönüşmesi sorununu İçişleri Bakanlığına havale etmemelidir. Sorumluluk alıp bu engelin aşılmasını sağlamalıdır.
Şans eseri akciğerlerinde lezyon olduğu öğrenilen Ünal gibi kaç tutsağın bu hastalığa yakalandığı bilinmemektedir. Verem hastalığının oluşması ve yayılmasının sebebinin hapishane koşulları olduğu kabul edilmelidir. Ünal ve diğer hasta tutsakların tedavisinin insanlık onuruna yaraşır bir biçimde sürmesi ve tamamlanması hayatî önemdedir.
Ünal’dan öğrenildiğine göre bu hapishanede Ramazan dolayısıyla oruç tutan tutsaklar bahane edilerek iaşelerde kesintiye gidilmiştir. Hasta tutsakların diyeti tedavilerinin parçası olarak, hastalıklarına uygun bir şekilde düzenlenmelidir.
Yine Ünal’ın “tehlikeli” denilerek tek başına tutulması, haftalık spor hakkının ayda bire düşürülmesi, arkadaş görüşçülerinin engellenmesi sıkı bir tecride işaret etmektedir. Birçok hastalığın bu koşullarla ilgisi tartışma götürmezdir.
DEM Parti Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonuna Adana F Tipi’ndeki verem vakalarının ve hapishane koşullarının yerinde incelenmesi için bir dilekçe sunmuştur. Bu talep derhal yerine getirilmeli, hak ihlalleriyle gündemden düşmeyen Adana F Tipi’ne heyet gönderilmelidir.
Ağız içi arama, niteliksiz beslenme gibi tedavinin önündeki tüm engeller ortadan kaldırılmalıdır.
Adana F Tipi’ndeki tutsakların sağlık durumu düzenli olarak takip edilmelidir, kaç tutsağın hasta olduğu tespit edilmelidir.
Tutsaklar üzerindeki tecrit politikalarına derhal son verilmelidir.
Partizan Şehit ve Tutsak Aileleri
(İSTANBUL)







