5 Şubat, Perşembe
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

Anasayfa » Sürdürülebilir Sefaletin Bütçesi İradesiz Mecliste

Sürdürülebilir Sefaletin Bütçesi İradesiz Mecliste

13 Aralık 2025
içinde Güncel, Yazılar
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsappTelegram
Google Haberler Google Haberler Google Haberler
ADVERTISEMENT

2026 Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülerek Meclis’e gönderildi. Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan bütçe, komisyonda sert tartışmalara sahne oldu. Meclis’in, bütçe görüşmelerinde herhangi bir yaptırım gücünün ya da yetkisinin olmadığını hatırlatmak gerekir. Bütçe gibi çok temel bir konuda halkın inisiyatifi hiçbir şekilde tanınmazken, egemen sınıf çıkarlarına dayalı temsili organ olan Meclis de bu konuda inisiyatifsizdir. Dahası hesap verilebilirlik ilkesinin dahi olmadığı bütçe planlanması salt ülke kaynaklarının hangi kesimlere aktarıldığı sorusuna yanıt vermiyor aynı zamanda ülke demokrasisinin sınırları hakkında da fikir edinmemizi sağlıyor.

Dikkat çekmekte fayda var: Bütçe planlaması her şeyden önce sınıfsal bir tercihi imler. Çünkü bütçe planlaması diğer bir ifade ile sermaye transferi anlamına gelir. Sermaye transferinin ilk adımı bir kaynak oluşturulmasıdır. 

Bütçe gelirlerinin özünü vergiler oluşturur. Vergi dağılımı politik tercihlerinizi de ele verir. Sadece vergi dağılımı değil, vazgeçilen vergiler de bir tercih meselesidir. 2026 bütçesi de önceki bütçeler gibi bu yükü geniş halk kesimlerinin omuzlarına yıkarak kaynak yaratmayı seçmiştir. Diğer taraftan çoğunlukla büyük sermaye gruplarından alınacak vergilerden vazgeçmekten de kaçınılmamıştır.

Bütçede Sadaka Anlayışı

Bütçe planlaması diğer şeylerin yanı sıra devlet eliyle yoksulluğun nasıl sürdürülebilir kılındığına dair önemli veriler de sunmaktadır. Sosyal yardımlar adı altında ayrılan başlığın kendisi egemen sınıfların yoksulluğa istikrar kazandırma niyetlerini açıkça ele vermektedir. Yoksulluk gerici siyasal iktidarların soluk borusudur. Patronaj ilişkilerinin hayata geçirilmesinin temeli geniş yoksul kesimlerin varlığıdır. Siyasal iktidarlar yoksulluk olgusuna sürdürülebilirlik kazandırarak güçlerini konsolide etmeyi amaçlarlar. Bu gerçekliği ıskaladıklarında geniş yoksul kesimler sefalete sürüklenir. Sömürü sistemi bu sonuca doğru hızla yol alır.

Her ne kadar ülke ekonomisinin şaha kalktığı söylense de sefaletin daha geniş kesimleri sarmalına aldığı aşikârdır.

2026 bütçe görüşmelerinde yaşanan tartışmalar bütçenin kimin için yapıldığının da sorusuna yanıt vermektedir. Muhalefetin eleştirel tavrı esasta halkın çıkarlarını öncelediklerinden değildir. Bulundukları konum gereğidir.

Aile Bakanlığı Bütçesinde Kadın Cinayeti Diyeti

Kadın cinayetleri ülke gündeminin önemli başlıklarından biridir. “Kadın cinayetleri politiktir” tespiti sorunun niteliğine dair önemli bir anlatımdır. Haliyle erkek şiddetini besleyen onu cesaretlendirip kadın katliamlarına teşvik eden toplumsal bir zemin söz konusudur. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bütçe görüşmeleri, siyasal iktidarın kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri karşısında nasıl da kayıtsız dahası pervasız bir tutum sergilediğini göstermesi bakımından anlamlıdır. Bütçeden kadınların güçlendirilmesine ayrılan pay 51 kuruştur. Bu pay kadını ekonomik olarak erkeğin iradesine mahkûm etmek ile aynı anlama gelmektedir. İlgili bütçenin verdikleri ve vermedikleri bir bütün olarak kadının toplumsal yaşamda eve dolayısı ile erkeğe mahkûm olmasının zeminini hazırlamaktadır. Sonuç mu: kadına yönelik şiddet ve artan kadın cinayetleri!

İçişleri Bakanı Yerlikaya’nın kadın cinayetlerine ilişkin kadınları suçlayan “ikazımıza uymadılar, vuruldular” ifadeleri ibretliktir.

Paralı ve Pahalı Millî Eğitim Sömürüde Aracı

Siyasal iktidar bütçe planlamasını propaganda ederken bütçeden ayrılan payların ilgili alandaki sorunları çözmek, hizmeti geliştirmek ya da halkın erişimini kolaylaştırmak gibi amaçlar taşıdığı algısını yaratmayı amaçlamaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı bütçeden en büyük payı alan bakanlıklardan biridir. Peki gerçekten de geniş halk kesimleri nitelikli, bilimsel, parasız bir eğitim çocuklarına aldırtabiliyor mu?

Kuşkusuz herkes bu soruya “hayır” cevabı verecektir. Nitelikli, bilimsel eğitimin önünde faşist Türk devlet aklı engel olarak durmaktadır. Bu sorunun ideolojik boyutudur. Diğer taraftan parasız eğitim ilk kademeden başlayarak kesinlikle yoktur. Okulların temizlik masraflarından tutun da araç gereç, kırtasiye giderlerine kadar dahası personel giderlerinin bir kısmı da velilerin omuzlarına yıkılmaktadır. Aidat toplamayan okul kesinlikle yoktur. Öğrencilerin yetersiz beslenmesi, çocukların beslenme hakkı ilgili bütçenin dert ettiği başlıklardan biri değildir.

Eğitimin geldiği aşamada çocuklar ucuz ve güvencesiz işçi olarak MESEM’ler aracılığı ile sömürü çarkına itilmekte dahası çocuk işçi ölümleri ile sonuçlanan iş cinayetleri yaşanmaktadır.

Eğitimin halini özetleyen tartışma eğitimin niteliği ile övünen bakanın çocuğunu okutmak için bir devlet okulunu değil de özel okulu seçmiş olmasıdır. Kuşkusuz bakanı kaygılandıran şey direkt eğitimin niteliğidir.

Bütçede Rant Sektörleri: Sağlık ve Adalet

Ücretsiz eğitim gibi ücretsiz sağlık hakkı da siyasal iktidarın haliyle bütçenin önemsediği, umursadığı başlıklardan biri değildir. Sağlık alanında vuku bulan rant ilişkileri herkesin malumudur. İktidar ile ilişkili tarikatların bu alandan nasıl beslendikleri biliniyor. Dahası “Yenidoğan Çetesi” diye kamuoyuna yansıyan ilişkiler ağı sömürü düzeninin kelimenin gerçek anlamı ile insan yaşamını nasıl değersizleştirdiğine trajik bir örnektir. Sağlık Bakanı kendisine yöneltilen eleştiriler karşısında sorumluluğu bulunmadığı cevabını vermekte bir sakınca görmemiştir.

Ülke gündeminin öne çıkan tartışmalarından biri de hukuktur. Siyasal iktidarın siyaseti, diğer bir ifade ile egemenlik ilişkilerini hukuk eliyle nasıl da dizayn ettiği bir sır değil. Dahası hukuk rant ilişkilerinin dizayn edilmesinde de önemli bir işlev görmektedir. Bu bağlamda Adalet Bakanlığı’nın bütçeden aldığı payın büyük kısmı egemenlik ilişkilerinin düzenlenmesinde gösterdikleri performansın diyet borcu olarak yargı mensuplarına akacaktır. Güvenlik bürokrasisi her zaman ki gibi bütçeden önemli bir pay almaktadır. Egemenlik ilişkilerinin düzenlenmesinde önemli bir konumda olunduğu bir gerçek. Bütçeden alınan pay da bu önemi imliyor. Bu bağlamda hem iktidar içi ilişkiler açısından hem de egemenlik ilişkileri açısından kritik bir role sahip olduğuna kuşku yok. Haliyle bütçeden alınan pay ilgili alanın yarattığı rantın paylaşımını da önemli kılıyor. Erdoğan’ın damadı üzerinden bu alanla hem siyasî hem de ekonomik ilişkiler geliştirdiğine dikkat çekip bu ilişkilerin siyaset ömrünün uzamasında küçümsenmeyecek bir payı olduğunu iddia edebiliriz. 

Toparlayacak olursak 2026 bütçesi tek kelime ile halkın sorunlarını umursayan bir niteliğe sahip değildir. Önceki bütçeler gibi 2026 bütçesi de yoksulluğa sürdürülebilirlik kazandırmayı amaçlayıp geniş kesimleri yoksulluğa mahkûm eden bir bütçedir. Vergi yükünü geniş halk kesimlerinin omuzlarına yıkarken sermaye gruplarına, siyasal alanla ilişkili tarikatlara yalnızca rant aktarmakla yetinmeyip onları önemli oranda vergi yükünden kurtarmaya soyunmuştur. Siyasal iktidar 2026 bütçe planlaması ile bir kez daha geniş halk kesimlerine açlığı, yoksulluğu ve sefaleti reva görmüş; büyük sermaye gruplarının, rantiyeci, türedi kesimlerin iştahını kabartmıştır.

Tags: 2026 bütçeBÜTÇEmeclis
ShareTweetSendShareScanSend
Önceki Yazı

Büyük Bhumkal’dan Maoist Devrime

Sonraki Yazı

Sinop’ta Cengiz Holding’in doğa talanı için ÇED süreci tamamlandı

Related Posts

Emek

Migros depo işçilerinin direnişi 13 gündür devam ediyor

4 Şubat 2026
Güncel

Devrim ve komünizm şehitleri Sarıgazi’de anıldı

4 Şubat 2026
Güncel

ESP’ye yönelik gözaltı saldırısı Londra’da protesto edildi

4 Şubat 2026
Güncel

Parti ve devrim şehitleri Zürih’te anıldı

4 Şubat 2026
Güncel

ESP MYK Üyesi Orhan Çelebi gözaltına alındı

4 Şubat 2026
Güncel

AGEB: ESP yalnız değildir!

3 Şubat 2026
Sonraki Yazı

Sinop'ta Cengiz Holding’in doğa talanı için ÇED süreci tamamlandı

Hakkımızda

Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi; işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

2024 Yeni Demokrasi – Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi | işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
  • Tüm Haberler

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler

Copyleft 2020, dizayn yeni demokrasi
İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz:yenidemokrasigazetesi@gmail.com