27 Şubat, Cuma
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

Anasayfa » Yaptırımların Hedefindeki Küba Yeni Bir Eşikten Geçiyor

Yaptırımların Hedefindeki Küba Yeni Bir Eşikten Geçiyor

27 Şubat 2026
içinde Dünya, Yazılar
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsappTelegram
Google Haberler Google Haberler Google Haberler
ADVERTISEMENT

Dünya genelinde çelişkilerin keskinleştiği, daha da derinleştiği ve alınan önlemleri karşılıksız kaldığı bir evreye girmiş bulunmaktayız. Uzun zamandır bahsini ettiğimiz mali kriz kendini dünyanın dört bir yanında göstermektedir. Egemen devletler, uzlaşma arayışına girmekle birlikte emperyalist tahakkümü sürdürmek için baskı yoluna da baş vurmaktadır. Savaş hazırlıkları eşliğinde savaşın “müzakere” masalarında ertelendiğine tanıklık etmekteyiz. Davos toplantılarında öne çıkan söylemler emperyalistler arasındaki çelişkilerin bu özelliğini yansıtmıştır.

Emperyalist tahakkümde ekonomik kuşatma askerî işgal kadar etkili bir silahtır; enerji ve finans üzerinden yürütülen yaptırım mekanizmalarının sonuçları ortadadır. Küresel bankacılık sistemi, sigorta ağları ve dolar hâkimiyeti aracılığıyla ülkeler ekonomik boğulmaya sürüklenmekte; böylece savaş maliyeti olmaksızın siyasal sonuçlar elde edilmektedir.

Güney ve Orta Amerika ülkeleri bu politikanın laboratuvarıdır. Darbelerle, borç krizleriyle, IMF programlarıyla dizayn edilmeye çalışılan kıta, bugün yaptırımlar ve enerji baskısıyla yeniden hizaya getirilmeye çalışılmaktadır. ABD emperyalizmi, kendisine tabi olmayan hükûmetleri ekonomik izolasyonla cezalandırmakta, bölgesel dayanışma kanallarını kesmeye yönelmektedir. Bu genel tablo içinde Küba, emperyalist kuşatmanın en uzun soluklu ve en sembolik hedeflerinden biri olarak öne çıkmaktadır. 1962’den bu yana sürdürülen abluka, 1996 tarihli Helms–Burton Act ile uluslararası bir şantaj mekanizmasına dönüştürülmüş; diğer ülkelere “Küba ile ticaret yapan bedel öder” mesajı verilmiştir. Bugün ise enerji hattı hedef alınmakta, Küba’ya petrol sağlayan ülke ve şirketlere yönelik baskılar artırılmaktadır.

ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı U.S. Department of the Treasury üzerinden yürütülen bu yaptırımlar, yalnızca Havana’yı değil, tüm Karayipler ve Güney Amerika’daki ticaret ağlarını baskı altına almaktadır. Amaç açıktır: Enerji akışını keserek üretimi, ulaşımı ve günlük yaşamı felce uğratmak; ekonomi üzerinden siyasal çözülme yaratmak. Geçtiğimiz günlerde Trump, derinleşen bir enerji kriziyle boğuşan ada ülkesi Küba’ya petrol sağlayan ülkeleri tehdit eden bir emri imzaladı. Cuma günü, ulusal nakliye şirketi de adanın doğusundaki rotaları kestiğini söylerken, Havana Üniversitesi bazı etkinlikleri iptal edeceğini söyledi. Uluslararası ajansların verilerine göre Küba’nın petrol ithalatı son yıllarda ciddi biçimde gerilemiştir. Bunun asıl nedeni yaptırımlardır. Tanker şirketlerinin ve sigorta firmalarının Küba ile çalışmaktan çekinmesi petrol akışını zorlaştırmaktadır. Küba, tükettiği petrolün yalnızca yaklaşık yüzde 40’ını kendi üretimiyle karşılayabilmektedir. Geri kalan bölüm ithalata dayanmaktadır. Bu nedenle dış sevkiyatlardaki her düşüş, doğrudan elektrik üretimini ve ulaşımı etkilemektedir. Küba hükûmeti, ABD yaptırımlarının Mart 2024 – Şubat 2025 arasında ülkeye 7,5 milyar doların üzerinde maliyet yarattığını açıklamıştır. Bu rakam, zaten daralan bir ekonomi için son derece ağır bir yük anlamına gelmektedir.

Yılın ilk on ayında tablo daha da netleşmiştir: Küba’nın ham petrol ve yakıt ithalatı, 2024’ün aynı dönemindeki günde 69 bin 400 varilden yaklaşık 45 bin 400 varile gerilemiştir: Meksika’dan günde 18 bin 800 varilden yaklaşık 5 bin varile (bu, yüzde 73’lük bir azalmadır) Venezuela’dan yapılan sevkiyat ise 27 bin 400 varile (yaklaşık yüzde 15’lik bir azalma) inmiştir. Bu gerileme, tedarikçi ülkelerdeki üretim sorunlarıyla açıklanamaz. ABD’nin yaptırım politikaları, tanker taşımacılığından sigorta işlemlerine, banka transferlerinden ticarî sözleşmelere kadar tüm süreci riskli hale getirmektedir. 1996 tarihli Helms–Burton Act ile kurumsallaştırılan baskı mekanizması, ülkeleri Küba’dan uzaklaştırmaktadır.

ELEKTRİK KESİNTİLERİ HAYATI DOĞRUDAN ETKİLİYOR

Yakıt eksikliği doğrudan elektrik üretimini vurmuştur. Küba Elektrik Birliği verilerine göre, günlük talebin yaklaşık üçte birine denk gelen 900 megawatt üretim, yakıt ve yağlayıcı eksikliği nedeniyle devre dışı kalmıştır.

Başkent Havana’da planlanmamış kesintiler zaman zaman günde dokuz saati aşmaktadır. Bazı eyaletlerde ise elektrik yalnızca günde iki ila dört saat verilebilmektedir. Bu durum, sanayi üretimini düşürmekte, gıda tedarik zincirini zorlamakta, eğitimi ve günlük yaşamı aksatmaktadır. Genç bir üniversite öğrencisinin sözleri durumu özetlemektedir: Eve dönüldüğünde elektrik yoktur; yemek yapmak, ders çalışmak, günlük yaşamı sürdürmek belirsizliğe bağlıdır.

MÜTTEFİKLERİN SINIRLI KAPASİTESİ

Küba’nın iki temel tedarikçisi olan Meksika ve Venezuela, yaptırımlar dışında kendi üretim sınırlamalarıyla karşı karşıyadır. Meksika devlet şirketi Pemex’in üretimi düşerken, hafif ham petrol ihracatının önemli bölümü yüksek ödeme yapan piyasalara yönlendirilmektedir. Venezuela’da ise Devlet Başkanı Maduro’nun kaçırılması ile başlayan süreç petrol alımının son bulmasıyla sonuçlanmıştır.

Rusya’dan sevkiyat ise önceki yıllara kıyasla sınırlanmıştır. Sonuç olarak Küba, hem yaptırım baskısı hem de müttefiklerinin daralan kapasitesi nedeniyle enerji tavanına çarpmış durumdadır.

Kuşatma Tahakküm Amaçlıdır

Enerji kuşatmasının amacı yalnızca hayatı aksatmak değildir. ABD emperyalizmi bu kuşatma üzerinden ABD karşıtı olup ABD’nin emperyalist rekabette olduğu ülkelerle ticaret geliştirenlere dair de bir mesaj vermektedir. ABD emperyalizmi arka bahçesi olarak gördüğü Amerika kıtasında Çin ve Rusya’nın etkisinin artmasını hazmedememektedir. Ayrıca bölgesel dizaynda ABD kendi çizgisini geliştirme ve tahakküm altına alma politikasını izlemektedir. Anti ABD’ci Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun bir gece ansızın kaçırılması ve Trump’ın petrole el koyması aslında ABD’nin hedeflerini özetler niteliktedir.  Küba’da da anti ABD’ci çizgi yok edilmek istenmekte, ABD’nin kendi çıkarlarına uygun bir kukla yönetim istenmektedir. Bugün Venezuela’da yapılan yarın Küba’da yapılacak olanın habercisidir. 

ABD emperyalizmi sadece Latin Amerika’da değil Orta Doğu, Afrika ‘da da benzer saldırgan bir çizgi izlemektedir. Bu saldırganlık sistemin mali kapasitesinin daraldığını, yeni sömürge alanlarına ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. Ayrıca hedef, ekonomik daralmayı derinleştirerek toplumsal memnuniyetsizliği büyütmek ve siyasal çözülme yaratmaktır. Ancak tarihsel deneyim, ekonomik ablukanın otomatik olarak siyasal teslimiyete yol açmadığını göstermektedir. 1962’den bu yana sürdürülen ambargo, Küba’da ciddi ekonomik zorluklar yaratmış; fakat ABD karşıtlığını yok etmemiştir. Bu noktada belirleyici olan, krizin nasıl yönetileceği ve halkın örgütlü yapısının ne ölçüde korunabileceğidir. Küba’da yaşanan enerji krizi, kapitalist-emperyalist sistemin krizinden bağımsız değildir. Küresel mali daralma, enerji ticaretindeki dalgalanmalar ve yaptırım politikaları birleşerek ada ekonomisini sıkıştırmaktadır. Ancak aynı süreç, emperyalizmin meşruiyet krizini de derinleştirmektedir. Sorun yalnızca Küba’nın elektrik kesintileri değildir. Sorun, dünya ölçeğinde çelişkileri derinleşen bir sistemin, krizini çevre ülkelere baskı ve zor yoluyla ihraç etme çabasıdır.

Emperyalizm baskıyı artırdıkça, çelişkiler de keskinleşmektedir. Küba’da yaşananlar, bu tarihsel gerilimin somut bir ifadesidir. ABD’nin enerji ve finans üzerinden kurduğu baskı, kıtada yeni gerilimler üretme potansiyeli taşımaktadır. Ekonomik kriz derinleştikçe, halk tepkilerinin yönü belirleyici olacaktır.

ÖRGÜTLÜ HALK GERÇEĞİ

Venezuela krizinde neredeyse en büyük destek Küba halkından gelmiştir. Kıtada on yıllardır süren antiemperyalist gelenek halkta sorunun emperyalizm olduğunu bilince çıkarmıştır. Yaptırımların ağırlaşması, insanların artık eve gidecek bir otobüs dahi bulamaması, eğitimin aksaması halkın yaşamını etkileyen ciddi sorunlardır. Ancak halk buna rağmen bu yaptırımların sebebini bilmektedir. ABD karşıtlığı halkın yaşamını her şeye rağmen devam ettirmesine neden olmaktadır. Burada belirleyici olan ise halkın ne kadar örgütlü ve komünist bilince ne kadar sahip olduğudur. Komünist ve tutarlı anti emperyalist bilinçle donatılmış bir halk ise emperyalizmin korkulu rüyasıdır. 

Tags: abdKÜBA
ShareTweetSendShareScanSend
Önceki Yazı

Pakistan Afganistan’a savaş ilan etti

Sonraki Yazı

Emperyalizme karşı direnişe tutuklama: Brezilya’da Mateus’a özgürlük kampanyası

Related Posts

Dünya

Emperyalizme karşı direnişe tutuklama: Brezilya’da Mateus’a özgürlük kampanyası

27 Şubat 2026
Dünya

Pakistan Afganistan’a savaş ilan etti

27 Şubat 2026
Dünya

Kobanê’de 72 bin öğrenci eğitim hakkına erişemiyor

26 Şubat 2026
Dünya

Devuji teslimiyet saldırılarına boyun eğdi

24 Şubat 2026
Dünya

Hol Kampı’nın kapatıldığı duyuruldu

24 Şubat 2026
Dünya

Kobanê’de 30 bin kişi temiz suya erişemediği için zehirlendi

24 Şubat 2026
Sonraki Yazı

Emperyalizme karşı direnişe tutuklama: Brezilya’da Mateus’a özgürlük kampanyası

Hakkımızda

Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi; işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

2024 Yeni Demokrasi – Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi | işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
  • Tüm Haberler

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler

Copyleft 2020, dizayn yeni demokrasi
İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz:yenidemokrasigazetesi@gmail.com