4 Nisan Cumartesi günü sabah saatlerinde köy yollarını kullanarak köy sınırlarındaki maden arama sahasına gitmek isteyen iş makinesini fark eden köylüler kısa sürede örgütlenerek makinenin geçişine engel oldu.
Olay yerine gelen Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği yöneticileri, davayı takip eden Avukat Sevda Karataş Şahin ve İl Genel Meclis Üyesi Ömer Cebeci köylülerle birlikte şirket yetkilileriyle görüşerek mahkeme kararını hatırlattı. Olayın ardından köylülerin, dernek temsilcilerinin ve hukukçuların müdahalesiyle sondaj makinesi bölgeden ayrıldı.
KARARA RAĞMEN FAALİYET GİRİŞİMİ
Avukat Sevda Şahin, Giresun’un Görele ilçesi Karlıbel Köyü ile Tirebolu ilçesi Sekü Köyü’nde Alagöz Holding’e bağlı maden şirketi tarafından yapılması planlanan yarma ve sondaj yöntemiyle 4. grup maden arama faaliyeti projesine karşı açtıkları iptal davasında 24 Şubat’ta yürütmeyi durdurma kararı verildiğini belirtti.
Şahin, “Yetkili olmayan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından olumlu karar verilmesi sebebiyle yürütmeyi durdurma kararı verildi. Ancak bugün Alagöz, bu yürütmeyi durdurma kararı aldığımız alanda sondaj çalışması yapmak üzere makinelerini getirdi. İdare mahkemesinin kararına uymayanlar, uymayanlara müdahale etmeyenler de dolayısıyla suç işlemiş oldu. Hem idareye başvuru hem suç duyurusu gibi buna karşı işlemleri, hukuki süreçleri başlatacağız ve işleteceğiz” dedi.
Şahin, şirketin sondaj makinalarını bölgeye götürmesine gerekçe olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden alınan bir yazının gösterildiğini söyledi. Yazıda, saha için daha önce verilmiş ÇED kapsam dışı muafiyet kararlarının halen geçerli olduğunun, bu nedenle karot, kırıntı ve numune alma gibi arama faaliyetleri için yeniden ÇED süreci işletilmesine gerek bulunmadığının yer aldığını aktaran Şahin, buna karşın mahkemenin yürütmesini durdurduğu “ÇED olumlu” kararının da aynı proje kapsamında arama ve sondaj yöntemine ilişkin olduğunu ve dava sürecinin sürdüğünü ifade etti.
Şahin, bu nedenle il müdürlüğünün aynı işleme dair farklı görüşler verdiğini, yürütmeyi durdurma kararı ortadayken kararın arkasından dolanılmaya çalışıldığını savundu.
Yürütmeyi durdurma kararının bağlayıcı olduğunu ifade eden Şahin, “Bu karar verildiği andan itibaren idare açısından bağlayıcı ve derhal uygulanması gerekiyor. Eğer idare bu kararı uygulamazsa ya da geciktirirse doğrudan hukuka aykırılık oluşuyor. Bu halde de idare belli şartlar doğrultusunda tazminat ödemekle yükümlü oluyor, ayrıca sorumlular hakkında cezai süreçler gündeme geliyor” diye konuştu.
Şahin, olay esnasında müdürlükle yapılan telefon görüşmesinde yetkililerin sondaj çalışmasına dair ayrıca izin vermediklerini, daha önceki faaliyetler kapsamında bilgi yazısı verdiklerini söylediğini de aktararak, sahadaki işlemlerin yürütmeyi durdurma kararının kapsamı dışında değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
“MAHKEME KARARI YOK SAYILDI”
Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Nakıboğlu ise mahkemenin söz konusu faaliyetin açıkça hukuka aykırı olduğuna hükmederek, telafisi güç zararların doğmaması adına yürütmenin durdurulmasına, itiraz yolu kapalı olmak üzere karar verdiğini hatırlattı.
Nakıboğlu, “Ancak tüm bu açık ve bağlayıcı yargı kararına rağmen bölgede sondaj faaliyetlerinin devam ettirilmek istenmesi hukukun üstünlüğünün yok sayılması anlamına gelmektedir” dedi. Nakıboğlu, “Yapılan kararlı duruş sonucunda sondaj makinesi faaliyet alanından geri çekilmiştir. Bu durum, kamu otoritelerinin ve ilgili şirketlerin mahkeme kararlarına uymakla yükümlü olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Yaşam alanlarımızı, doğamızı ve hukukun üstünlüğünü korumaya yönelik mücadelemiz kararlılıkla sürecektir” ifadelerini kullandı.
Bölgeye gelen İl Genel Meclis Üyesi Cebeci de “Hukuku hiçe sayan bu girişime karşı kararlı köylülerimizle gösterdiğimiz dayanışma sayesinde sondaj makinesini geri gönderdik. Süreci yakından takip ederek hukuksuz uygulamalara karşı mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.
KÖYLÜLER NÖBETE HAZIRLANIYOR
Köylüler, dava süreci sonuçlanana kadar bölgede herhangi bir maden faaliyetine izin vermeyeceklerini vurguladı. Öte yandan, sondaj makinesinin gece saatlerinde ya da ilerleyen günlerde yeniden bölgeye sokulmasını engellemek amacıyla köylülerin önlem alacağı, bu kapsamda bölgede gece nöbeti tutulacağı öğrenildi.
Alagöz Maden, daha önce de maden çıkarma faaliyetlerini sürdürdüğü Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç Köyü’ndeki maden sahasında bulunan atık havuzundaki sızıntıyla gündeme gelmişti. Bölgede birçok çevre tahribatına neden olduğu iddia edilen şirketin, maden sahasını genişletmek amacıyla Tirebolu ve Görele ilçelerinde maden arama ve sondaj çalışmalarını başlattığı belirtiliyor.
Sekü ve Karlıbel köylerini kapsayan maden arama projesine karşı açılan davanın duruşması, 31 Mart Salı Giresun İdare Mahkemesi’nde görülmüştü. Duruşmada şirket avukatı, maden faaliyetlerine yönelik itirazların “bilgisizlik ve ezbere yaklaşımlar” içerdiğini savunmuş; ülkedeki yoksulluğu ve kişi başına düşen milli gelirin istenen seviyelere ulaşmamasını da maden karşıtı tutumlarla ilişkilendirmişti.
Bu değerlendirmeler, duruşmayı izleyen köylülerin tepkisini çekmişti.
(HABER MERKEZİ)







