Avrupa Göçmen Emekçiler Birliği (AGEB) tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Kolektif Tatil Kampı, 26 Temmuz–9 Ağustos tarihleri arasında Yunanistan’ın Tolo kasabasında yüzü aşkın katılımcıyla gerçekleştirildi. İki hafta süren kamp; politik eğitim çalışmaları, kadın ve gençlik buluşmaları, kültür-sanat etkinlikleri, geziler ve kolektif faaliyetlerle tamamlandı.
26 Temmuz’da kamp alanının kolektif olarak hazırlanmasıyla başlayan kampın açılışı 27 Temmuz’da gerçekleştirildi. Kamp programı, katılımcıların görüş ve önerileriyle birlikte değerlendirilerek hayata geçirildi.
Kamp boyunca gençlik çalışmalarında ABD emperyalizmi ve Siyonist İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, NATO’nun savaş ve genişleme politikaları, Rusya’nın Ukrayna işgali, emperyalistler arası çelişkiler ve olası emperyalist paylaşım savaşlarının halklar açısından sonuçları tartışıldı.
AGEB tarafından gerçekleştirilen “Avrupa’da Refah Devletlerinin Sonu, Militarizasyon, Hak Gaspları ve Mücadele Görevlerimiz” başlıklı sunumda, Avrupa devletlerinin silahlanma ve savaş bütçelerini artırırken bunun ekonomik ve sosyal faturasını işçi sınıfına ve emekçilere çıkarıldığı vurgulandı. Irkçılığa, göçmen düşmanlığına, sosyal hak gasplarına ve emperyalist savaş politikalarına karşı yerli ve göçmen emekçilerin ortak mücadelesinin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Kamp kapsamında Latin Amerika’daki mücadeleler ve Bolivarcı çizgi, Hindistan’daki devrimci mücadele ve HKP (Maoist) ile dayanışma, kadınların tarihsel mücadelesi ve örgütlenmesi üzerine de sunum ve tartışmalar gerçekleştirildi.
Partizan tarafından yapılan sunumda ise Türkiye’deki politik gelişmeler, emperyalizme karşı mücadele görevleri ve Antiemperyalist Lig (AIL) ele alındı. Emperyalistler arası çelişkilerin keskinleştiği koşullarda antiemperyalist mücadelenin büyütülmesinin önemi vurgulandı.
Kampın diğer önemli gündemlerinden biri Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı ve Kürt ulusal sorunu oldu. Türk devletinin tutumu, Kürt Ulusal Hareketinin politikaları, güncel siyasal süreç, “çerçeve yasa taslağı” ve Kürt siyasetinin karşı karşıya bulunduğu sorun ve tehlikeler değerlendirildi.
Kadın buluşmalarında kadınların bilinçlenmesi ve örgütlenmesinin önemi tartışılırken, Mor Kızıl Kolektif’in daha aktif hâle gelmesi yönünde görüşler ortaya konuldu. Gençlerin politik eğitim çalışmalarına daha fazla katılmasının ve çalışmaların Almanca olarak da sürdürülmesinin önemi vurgulandı.
Kamp boyunca müzik ve kültür-sanat atölyeleri, halk oyunları, ortak eğlenceler ve geziler de gerçekleştirildi. 5 Ağustos’ta Ceren ve Mazlum (İbrahim Karatepe) ile Gazi Ünder anıldı. Devrimci mücadelede yaşamını yitirenler marşlar ve ezgilerle anıldı.
Kampın sonunda yapılan genel değerlendirmede katılımcılar, bu yılki kampın kolektif yaşam, dayanışma ve birlikte üretme ruhu açısından başarılı geçtiğini ifade etti.
Kamp Komitesi’nin programın örgütlenmesi, günlük yaşamın düzenlenmesi, politik ve kültürel çalışmaların yürütülmesi olumlu değerlendirildi.
Farklı ülkelerden ve kentlerden gelen katılımcıların iki hafta boyunca ortak yaşamı paylaşması, gençlerin ve kadınların çalışmalara aktif katılımı ve günlük sorumlulukların kolektif biçimde üstlenilmesi kampın önemli kazanımları olarak değerlendirildi.
Gelecek kamplarda gençlerin hazırlık süreçlerine daha fazla katılması, politik eğitim çalışmalarının sistematikleştirilmesi, yapılacak politik sunum konularının Almancaya önceden çevrilerek dağıtılmasının faydalı olacağı belirtildi.
AGEB 4. Kolektif Tatil Kampı, kapitalist sistemin bireyciliğine karşı kolektif yaşamı, dayanışmayı, politik eğitimi ve ortak mücadeleyi güçlendiren bir buluşma olarak değerlendirilerek 9 Ağustos’ta sona erdi.
Kamp boyunca yaratılan kolektif ve dayanışmacı ruhun Avrupa’daki göçmen emekçilerin, gençlerin ve kadınların örgütlü mücadelesine taşınması çağrısı yapıldı.
(AVRUPA)








