Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) yönelik operasyonda tutuklanan ESP Eş Başkan Yardımcısı ve Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHB) avukatı Sezin Uçar’ın yargılandığı davanın ilk duruşması İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme Sezin Uçar hakkında tahliye kararı verdi.
Duruşmayı Türkiye’den ve uluslararası alanda faaliyet gösteren çok sayıda siyasî kurum temsilcisi, insan hakları örgütü, avukat ve baro takip etti.
Uçar savunmasına, tutsaklık döneminde dayanışma gösteren meslektaşlarına, yoldaşlarına, uluslararası hukuk örgütlerine, İstanbul Barosu’na, ÖHD, ÇHD ve siyasî partilere teşekkür ederek başladı. Uçar, salonda duruşmayı izleyenleri de selamladı.
“MESLEKÎ VE SİYASÎ FAALİYETLERİMİN ARKASINDAYIM”
Uçar, savunmasında hakkındaki “suçlamaları” kabul etmediğini ifade ederek, “Hem kişisel yaşamımda hem de meslekî ve siyasî yaşamımda her sözümün, davranışımın, eylemimin sorumluluğunu alır, tüm sonuçlarına da gönül rahatlığıyla katlanırım” dedi.
Uçar, birçok toplumsal davayı takip ettiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Sosyalist bir kadın hukukçu olarak; Dilovası’nda çocuklarıyla birlikte çalıştığı fabrikada yanarak katledilen işçiler için de adalet mücadelesi yürütürüm, IŞİD’in Türkiye’de gerçekleştirdiği Amed, Suruç ve Ankara Gar Katliamı davalarında da avukatlık yaparım. Hayatta kalabilmek için yıllarca şiddet gördüğü erkeği öldürmek zorunda kalan kadınların beraat alabilmesi için de mücadele ederim. Yargının kurucu bir unsuru olarak avukatlık mesleğini duruşma salonlarından ibaret görmüyorum. Toplumsal mücadelenin, hak ve özgürlük arayışının önemli bir öznesi olarak gördüğüm avukatlık; işçi direnişlerinden hapishaneler ve eylem alanlarına kadar her yerde, adalet talebinin yükseldiği her mekânda yürütülen bir kamu hizmetidir.”
ESP Eş Başkan Yardımcısı Sezin Uçar, itirafçı beyanlarına dair şunları söyledi: “Dosyada iki itirafçı ve bir gizli tanığın özet olarak üzerinde ortaklaştığı nokta Ezilenlerin Hukuk Bürosu’nda avukatlık yaptığım. Evet, EHB’de avukatlık yapıyorum. Çukurova’da doğup büyümüş, emekçi bir ailenin güçlükle okuttuğu 4 çocuğundan biri çocuğu olarak, kendi yaşadığım ve milyonların paylaştığı eşitsizlik haksızlık karşısında duran bir yaşam tercihimin bir parçası olarak avukatlık mesleğini seçtim. Ceza tehdidinden kendimi kurtarmak adına yalan söyleyen, başkalarına iftira atan, karakteri dejenere olmuş düşkünlerin beyanları dosyada ‘delil’ muamelesi görüyor.” dedi.
Uçar, tutuklanacağını öngörerek Türkiye’ye döndüğünü belirtti: “Hakkımda gözaltı ve yakalama kararı verildiği şubat ayında, çeşitli uluslararası hukuk kurumlarının etkinliklerinden konuşmacı olarak yer almak üzere yurtdışındaydım. Hakkımda tutuklama kararı verileceğini öngörerek Türkiye’ye geldim. Dönmemeyi hiç düşünmedim. Çünkü mesele bir avukat olarak, bir yurttaş olarak benim tutuklanmam ya da ceza almam değil.”
“DEFALARCA KEZ GÖZALTINA ALINIP TUTUKLANDIM”
Hakkında meslekî faaliyetleri gerekçesiyle defalarca soruşturma açıldığını, yargılandığını ve gözaltına alınıp tutuklandığını belirten Uçar, “Sonuçlanan tüm yargısal işlemlerde ya takipsizlik ya da beraat kararları verildi. Ben de tüm yargı süreçlerini takip ettim ve lehime karar verilmesinin mücadelesini yürüttüm. Bu yargılama sonucunda da beraat kararı verilmesi gerektiğini düşünüyorum” diyerek tahliyesini talep etti.
Savcı, Sezin Uçar hakkında tutukluluğun devamına karar verilmesini talep etti. Mahkeme, Uçar hakkında tahliye kararı verdi.
(HABER MERKEZİ)







