Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Balpınar Mahallesi’nde, mera alanlarına Güneş Enerjisi Santrali (GES) kurulmasına karşı çıkan yöre halkının direnişi sürüyor. Projenin hayvancılığı bitireceğini belirten köylüler yetkililere “Köyün üçte biri neredeyse maden sahası. Yani elimizde bir bu taraf kaldı. Burasını da alırlarsa, köyün hayvancılığı kökten biter” diyerek çağrı yaptı.
KÖY HALKI GÖÇ RİSKİYLE YÜZ YÜZE
İş makinelerinin geçişine izin vermeyen köylüler, bölgede bulunan arazilerin büyükçe bir kısmının maden ve demir yolu projelerine tahsis edildiği, ellerinde kalan son meranın da alınması durumunda köyden göç etmek zorunda kalacaklarını vurguladı.
“KÖYÜN ÜÇTE BİRİ MADEN SAHASI”
Yusuf Denli isimli köylü, köyün üçte birinin maden sahasına dönüştüğünü belirterek, GES kurulmak istenen alanda yılın be-altı ayı hayvan otlattıklarını belirterek, “Yani elimizde bir bu taraf kaldı. Burasını da alırlarsa, köyün hayvancılığı kökten biter. Hayvanlar yılın beş altı ayı neredeyse sadece orada otluyor” dedi.
“GES YAPILIRSA KÖYÜM GEÇİM KAYNAĞI ELDEN GİDECEK”
Balpınar Mahallesi’nde topraklarının zorla ellerinden alındığını dile getiren Denli, “’Devlet bize emir vermiş’ diyorlar. Bize danışmadan, adam kendi kafasına koyup gidiyor, kabul etmiyoruz. Tek geçim kaynağımız hayvancılık. Köyün çoğu zaten hayvancılıkla geçiniyor. Orası da GES projesi olursa hayvancılık kökten biter. Yani köyün geçim kaynağı bir nevi elinden gidiyor. Biz kesinlikle istemiyoruz.”
“ÖNCE ETİBANK TOPRAĞIMIZIN YARISINI ALDI, DİĞER YARISI DA DEMİR YOLU KESTİ”
Bir diğer köylü Mehmet Can Ergin ise ellerinde kalan son arazinin köyün hazinesi olduğunu vurgulayarak, “Önce bu Etibank köyümüzün toprağının yarısını almış. Diğer yarısını da demir yolu kesmiş. Kalan taraf ise köyün merası, köyün hazinesidir. Köyün hayvanları için bu tarafı hiç kimseye vermeyeceğiz. Parayla bile vermeyeceğiz. Bu köyde şu anda 15-20 sürü hayvan var, 300-400 büyükbaş hayvan var. Bu hayvanlar nerede otlayacak, geçimini nasıl yapacaklar? Bu toprak da elimizden gitse köyümüz göç etmek zorunda kalacak. Zaten toprak kalmamış. Kısacası devlet gelsin, kepçeleriyle köyün hepsini yıksın gitsin” ifadelerini kullandı.
“PROJE YAPILIRSA GÖÇ EDECEĞİZ”
Müteahhitler tarafından tehdit edildiğini belirten Mahmut Denli ise, ” Toprağımız zaten azalmış, geriye çok az bir şey kalmış. Bu köyde çoğumuz geçimini hayvancılıkla sağlıyor. Bu kalan yer bizim hayvan meramızdır, az bir şey kalmıştır. Onlar da gelip ‘Biz buraya güneş enerjisi kuracağız’ diyorlar. Biz de diyoruz ki, ‘Burası hayvanımızın merasıdır. Bizim göç etmemiz mi lazım? Bunu yapmayın. Zaten burada maden sahası vardır, toprağımızın çoğunu maden için elimizden almıştır, bunu yapmayın.’ Onlar ise üst üste asker getiriyorlar, müteahhit bizi tehdit ediyor. Mardin yöneticileri, milletvekilleri, kimse arkamızda durmuyor. Herkesin hayvanı var, geçimi hayvancılıktır. Orada altı ay hayvan otlatıyoruz. Orası da giderse biz bu hayvanları satacağız ve köyde geçim olmuyor yoksa göç edeceğiz” şeklinde konuştu.
“ÇİFTÇİLİĞİ CENGİZ HOLDİNG, ETİ BAKIR BİTİRDİ”
Mahallenin 2 bine yakın nüfusu olduğunu ve tarımın maden şirketleri eliyle bitirildiğini söyleyen Burhan Erdin, “2 bin nüfuslu köyün geçimi bir taraftan tarla yani çiftçilik, diğer taraftan hayvancılıktır. Çiftçiliği sağ olsun Cengiz Holding, Eti Bakır bitirdi. Geriye hayvancılık kaldı. Bu hayvancılık için de tutturmuşlar ‘Biz oraya güneş enerjisi, panel kurduracağız’ diye. O taraf da gitse bu köy halkı ne yapacak? Bundan sonra geçim derdi nasıl olacak? Bu mera kime aittir, bu köye aittir. Eğer meraysa bizimdir, bu köyündür, kimse kusura bakmasın. Ormansa orman da bizimdir. Bırakmıyoruz kardeşim. Çocuklarımız var, hayvanlarımız var, mallarımız var. Köy bizimdir, toprak bizimdir, taş bizimdir” diye konuştu.
(HABER MERKEZİ)








