İzmir Ege Üniversitesi Hastanesi’nde Birlik Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Birlik Sağlık-Sen), Hemşireler ve Tüm Sağlık Profesyonelleri Sendikası (Hep-Sen), Genel Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Genel Sağlık-İş), Hekim Birliği, Sağlık ve Sosyal Hizmetler Çalışanları Sendikası (Hekim Birliği) ve Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmetleri Kamu Görevlileri Sendikası (Türk Sağlık-Sen)’de örgütlü olan sağlık emekçileri, teşviklerin düşük ücrette ödenmesi ve 1 aydır nöbet ücretlerinin yatırılmamasından dolayı iş bıraktı.
Evrensel’de yer alan habere göre poliklinikler önünde toplanan emekçiler Başhekimliğin önüne yürüdü. Sık sık “Emek Bizim Hak Bizim”, “Direne Direne Kazanacağız”, “Birleşe Birleşe Kazanacağız”, “Köle Değil Emekçiyiz” sloganlarının atıldığı açıklamada basın metnini Birlik Sağlık- Sen İzmir Üniversiteler Şube Başkanı Muhammed Danışkan okudu. Danışkan emekçilerin yarın da iş bırakacağını belirtti.
“YÖK GEREKLİ DÜZENLEMELERİ ACİL YAPMALIDIR”
Sağlık çalışanlarının 2-3 kat iş yükü altında çalıştığını belirten Danışkan, “Karşılığında ‘komik’ denilecek teşvik ödemeleriyle adeta alay edilmektedir. Üstelik gece gündüz demeden tutulan nöbetlerin ücretleri dahi ödenmemektedir” dedi.
Yönetime seslenen Danışkan, “Türkiye’de en düşük teşvik ödemesinin bu kadar yoğun bir hastanede olması kabul edilemez. Sağlık Bakanlığı hastaneleri ile kıyaslama yapmaya utanır hale geldik. Sağlık sistemimizin en üst noktası olan üniversite hastaneleri, en ağır, en karmaşık ve en zor vakalara hizmet verirken; çalışanlarını en düşük ücrete mahkûm kılanlar neye ve hangi amaca hizmet etmektedir? Eğer bu sistemi hastane yönetimi çözemiyorsa, YÖK gerekli düzenlemeleri acil olarak yapmalıdır” ifadelerini kullandı.
Hastanede kimin ne iş yaptığının belli olmadığını söyleyen Danışkan, “Eczane teknikeri sekreterlik, hemşire eczane teknikerliği yapıyor. Servisler giren çıkanı belli olmayan bir pazar yerine dönmüş. Hastanenin düştüğü durum içler acısıdır. Kliniklerde en temel tıbbi malzeme olan eldiven dahi bulunmadığı dönemler yaşanmaktadır, çalışanlarımız ve hastalar enfeksiyon riskiyle, yani doğrudan ölümcül tehlikelerle baş başa bırakılmaktadır. Güvensiz bir ortamda, malzemesiz bırakılan profesyonellerden mucize yaratmaları beklenmektedir. Bu sadece bir eksiklik değil, görevi ihmaldir” diye konuştu.
“HAKLARIMIZI ALANA KADAR MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Kurumun düşük ücretler, ağır iş yükü, çalışan güvenliğinin hiçe sayılması ve eksik kadrolar nedeniyle çıkmaza sokulduğunu vurgulayan Danışkan, “Personel alımı yapılsa dahi, insanların bu kurumu tercih etmemesi durumun vahametini göstermektedir. Her yönetim değişikliğinde karşılaştığımız ‘oyalamalar’ artık sabrımızı taşırmıştır. Yeni yönetimle yaptığımız görüşmelerdeki ‘iyi niyet’ mesajları bizi umutlandırsa da sorunlarımız yıllardır çözüm beklemektedir. Bir ilerleme kaydedilmediği gibi durum her geçen gün daha geriye, daha kötüye gitmektedir” dedi.
Sürekli yapılan usulsüz görevlendirmelerle çalışanların düzeninin bozulduğunu belirten Danışkan, “Huzursuzluk bir yönetim biçimi haline getirilmektedir. Sesini çıkaran her arkadaşımız tehdit edilmekte ve mobbing ile susturulmaya çalışılmaktadır. Ancak biz susmayacağız. Dayatmalara ve ağır iş yüküne dayanamayan emekçiler ya istifa edip Sağlık Bakanlığı’na ve diğer kurumlara geçmekte, ya bir dakika bile beklemeden emekli olmakta, ya da sağlığını kaybettiği için rapor ve ücretsiz izin yoluna gitmektedir. Her giden arkadaşımızın yükü, geride kalan sağlık çalışanının omuzlarına 15 hasta olarak binmektedir. Solunum cihazlarına bağlı hastalar yoğun bakımlar yerine servislerde tek bir hemşireye bırakılmakta; ‘biz sizlerin hayatını umursamıyoruz’ denmektir” ifadelerini kullandı.
Haklarını alana kadar mücadeleye devam edeceklerini belirten Danışkan son olarak taleplerini sıraladı;
- Teşvik ödemeleri derhal Bakanlık seviyesine çekilmeli, ödenmeyen nöbet ücretleri zamanında yatırılmalıdır.
- Sağlık çalışanları bu sisteminin kölesi değildir. 1 hemşirenin hangi serviste kaç hastaya bakacağı acilen bir yönetmeliğe bağlanmalı kurumların/yöneticilerin inisiyatifine bırakılmamalıdır.
- Hiçbir sağlık çalışanı asli görevi dışında işte çalıştırılmamalıdır.
- Yönetemeyenler koltukları ehline bırakmalı, malzeme ve güvenlik zafiyeti giderilmelidir.
- Yoğun bakım ve kritik yaşam desteğine ihtiyaç duyulan hastalar acil müdahalenin mümkün olmadığı servislerde yatırılmamalıdır.
Emekçiler açıklamanın ardından hastane bahçesinde alkış ve sloganlarla yürüyerek birimleri dolaştı ve yarında iş bırakılacağını açıkladı.
(HABER MERKEZİ)







