27 Aralık 2024 yılından beri tutsak olan Filistinli tutsak Doktor Hüsam Ebu Safiye’nin avukatı Nassır Odeh, Safiyye’nin yaklaşık 40 kilo verdiğini ve sistematik bir biçimde işkenceye maruz bırakıldığını açıkladı.
Dr. Ebu Safiye Nitzan Hapishanesindeki “Refeket” adlı yeraltı sorgu birimine sürgün edilmesinin ardından yoğun işkencelere maruz kaldı. Avukat Nassır Odeh Dr. Ebu Safiye’yi ziyaret ettikten sonra açıklamalarda bulundu.
SİSTEMATİK İŞKENCE
Avukat Nassır Odeh, Dr. Ebu Safiye’nin sistematik işkenceye uğradığını ve çok zayıf göründüğünü belirtti: “Dr. Ebu Safiye, kelepçeli ve ayak bilekleri zincirli bir şekilde, maskeli bir grup gardiyan eşliğinde ziyarete getirildi. Başında yakın zamanda oluşmuş ciddi yaralanmalar ve morluklar vardı. Ziyaret sırasında Dr. Ebu Safiye sürekli nefes almakta ve konuşmakta zorlanıyordu. Son derece zayıf görünüyordu ve bilincini kaybetmek üzere gibiydi. Cezalandırılma ve taciz edilme korkusuyla özgürce konuşmaktan çekiniyordu. İsrail Yüksek Mahkemesi’ndeki temyiz duruşmasından kısa bir süre sonra, Ganot Hapishanesi’nde hücre hapsinde tutulurken bir grup gardiyan hücresine girerek ona saldırdı. Rekefet Hapishanesi’ne nakledilmesinden bu yana her gün şiddete ve dayaklara maruz kalıyor, birkaç kez bilincini kaybediyor ve tıbbi tedavi görmüyor.”
SAFİYE: “BENİ BURAYA ÖLDÜRMEK İÇİN GETİRDİLER”
Avukat Nassır Odeh, Dr. Ebu Safiye’nin hayatının ciddi bir tehlike altında olduğunu belirtti. Odeh, müvekkilinin kendisine “Bu beni son görüşünüz… Beni buraya öldürmek için getirdiler.” dediğini aktardı.
“BABAM ŞU AN ÖLÜMLE YAŞAM ARASINDA GİDİP GELİYOR”
Dr. Hüsam Ebu Safiye’nin oğlu ve ailenin sözcüsü Elias, Uluslararası Af Örgütü’ne yaptığı açıklamada babasının durumunun her geçen gün daha kritik hâle geldiğini söyledi: “Babam şu an ölümle yaşam arasında gidip geliyor. Sağlığı ve durumu her geçen gün daha kritik hale geliyor. Uluslararası toplumu, insan hakları örgütlerini, medyayı ve vicdan sahibi herkesi, babama karşı işlenen işkence ve diğer tüm ihlallere derhal son verilmesi, acil tıbbi tedavi sağlanması, bağımsız hukuk ve insani kanallar aracılığıyla durumunun takip edilebilmesi, temel haklarının korunması ve saygı görmesinin güvence altına alınması için baskı yapmak üzere acil ve ivedi adımlar atmaya çağırıyoruz. Dünyanın bugünkü suskunluğu, masum bir insanın hayatını kaybetmesine yol açabilir. Zaman tükeniyor; çok geç olmadan müdahale edilmesi gerekiyor.”
(HABER MERKEZİ)








