Giresun’un Tirebolu ilçesi Sekü köyünde maden arama çalışmalarına karşı köylüler tepki göstermeye devam ediyor. 9 gündür direnen köylüler çadır kurarak iş makinesinin çalışmasına karşı nöbet tutan köylüler, “Bu makine buradan gitmeden de bu ateş sönmeyecek” diyerek çalışmalara izin vermeyeceklerini vurguladı.
“SUYUMUZ KALMADI”
Direnişte olan köylülerden biri sularının pis aktığını belirterek, “Bize askerimiz, komutanlarımız burada söz verdi ki bize şöyle dedi; ‘Biz de buradayız, hiçbir şey yapmayacağız. Yeter ki o buraya kadar geçsin’ dendi. Biz o gün burada kandıran asker oldu. Biz buna üzülüyoruz. O sondaj makinelerini getirdiler oraya. Biz çocuk muyuz? 63 yaşında adamım, bizi askerimiz kandırdı. Bu köylüye niye eziyet yaptılar? Bahçeme gübre götüremiyorum. Şu an suyumu içemiyorum. Asker gelsin gübremi bahçemin içine taşısın. Bize zulüm yapan asker gelsin, bizim suyumuzu versin şimdi” diye tepki gösterdi.
“ARTIK KOMÜNİST OLDUM”
AKP Giresun Milletvekili Nazım Elmas’ın elinden mikrofonu alarak protesto eden Sekü’lü Hasan Ayaz, “Bizim asıl derdimiz maden. Ama biz çok şanslı bir köyüz yani bana soruyorsan. Bizim aşağıda yukarıda maden var. Biz derdimizi anlatamıyoruz ki. Bizim aşağıda satıldı köyün yarısı, aşağıda taş ocağı kütür kütür çalışıyor. 10 sene sonra çalıştığında köy aşağı gelecek. AFAD ile devletimiz bizi aramaya gelecek. Su yok, bir şey yok. Köye maden geldi biz kaldık arada. Biz ne yapacağız? Biz derdimizi söylüyoruz, bizi dinlemiyor, siyaset yapıyor; ondan bundan konuşuyor. O zaman bizi kızdırıyorlar. Bu doğayı Allah verdi, bu dağları koruyalım diye mi yarattı? Koruyamıyoruz, ne olacak şimdi? Ondan sonra kızıyor diyorlar bana. Tabii kızarım. Ben köylüm için varım. Ne yaparlarsa yapsınlar. Korkmam kimseden! Herkes arkamda, yine olsa yaparım. Korkmuyorum kimseden. Herkesi seviyorum ama ben hakkımı AK Parti’ye yedirmem. Ben AK Parti’ye oy verdim! Bir daha da yok. Ben bundan sonra Komünistim. Benim bir cezam varsa versinler, çekmeye razıyım. Köyüm için 10 yıl yatmaya hazırım” diye konuştu.
“BU ATEŞ SÖNMEYECEK”
Köylülerden Mesut Yılmaz ise 13 gündür mücadele ettiklerini belirterek, kimsenin kendilerini dinlemediğini söyledi. Yılmaz, “Biz de bu haklı savaşı kazandığımıza dair belgelerimizle bu makinelerin önüne geçtik ama durduramadık. Devletimiz kendi jandarmamızla, askerimizle beraber önümüze set kurarak gecenin bir vakti durdurmaya çalıştığımız bu makineyi, tepeye çıkardılar. Biz tepeye çıktığı günden itibaren bir ateş yaktık, yaklaşık 8 gündür de bu ateş yanıyor. Bu makine buradan gitmeden de bu ateş sönmeyecek. Önce ateşimiz tepede makinenin yanında yanıyordu. Oradan ‘Orman bölgesi, burada tehlike altındasınız’ diye bizi aşağı indirdiler. Ben Trabzon’dan işimi gücümü bıraktım geldim. Gelin virajda hep beraber bu ateşi yakalım. Sesim çıkana kadar bağıracağım. Öyle bir bağıracağım ki dünyanın öbür ucundan duyacaklar beni. Bu ateş sönmeyecek” diye konuştu.
(HABER MERKEZİ)








