Giresun’da son dönemde artan madencilik faaliyetleri ve AKP Iğdır vekili Cantürk Alagöz’e ait Alagöz Holding tarafından yürütülen çok sayıda köyü kapsayan yeni maden arama projelerinin çalışmalarına başlanmasına karşı Giresun halkı tepki gösteriyor. Üniversiteden yeni mezun Giresunlu gençlerin inisiyatifiyle kurulan Giresun Doğayı Koruma Topluluğu’nun çağrısıyla yüzlerce Giresunlu bir araya geldi.
Giresun Debboy mevkinde toplanan kitle, Gazi Caddesi boyunca sloganlarla yürüyerek Atatürk Meydanı’na ulaştı. Yürüyüş boyunca “Giresun Madene Galip Gelecek”, “Giresun Bizimdir Bizim Kalacak”, “Maden Sizin, Giresun Bizim” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı.
“GİRESUN SAHİPSİZ DEĞİLDİR”
Atatürk Meydanı’nda toplanan kalabalığa topluluk adına gençler hitap etti. Trabzon Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Furkan Karakol, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bizden ne bekleniyor biliyor musunuz? Sessiz kalmamız, dedikodu yapmamız. Ancak bugün burada toplanmamızın en temel göstergesi şudur ki; bizler dedikodu yapmayacağız, bizler karşı olacağız. Şimdi size soruyorum; Giresun maden şirketlerinin kepçeleri altında ezilecek kadar sahipsiz midir?
“Vatanı sevmek onun dağını, suyunu, ağacını sevmektir. Biz kendi ormanlarımızda dal kesemezken başkaları bu dağları nasıl talan ediyor? Biz ayrıcalık değil adalet istiyoruz. Aynı hukuk herkese eşit uygulansın istiyoruz. Giresun sahipsiz değildir. Ormanlar bizimdir, topraklar bizimdir, kümbet bizimdir, yaylalar bizimdir!”
“GİRESUN’UN DAĞLARI KURŞUN YARASI GİBİ DELİK DEŞİK”
Hukuk Fakültesi mezunu Emirhan Yılmaz ise konuşmasında hem geçmişte yaşanan çevresel yıkımlara hem de madencilik politikalarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Giresun’da maden ruhsatı alana Giresunlunun hayatı, sağlığı bedava. Giresun çok travması olan bir şehir. Bu travma sadece işgalin ve savaşın travmaları değil; Çernobil’in, Karadeniz Sahil Yolu’nun, Şebinkarahisar’ın travmaları hala Giresunlu’nun hafızasında. Giresun’un dağları kurşun yarası gibi delik deşik. Giresun’un yüzde 85’i maden sahası ilan edilmiş durumda. Giresunlulara deniyor ki; ‘bu geri kalan yüzde 15’te yaşayın.’ Buna ‘evet’ diyecek biri var mı acaba içinizde? Siz bu yüzde 15’e sığmayı kabul ediyor musunuz?”
Yılmaz, fındık üretimi ve tarımsal geleceğe ilişkin kaygıları da dile getirerek şöyle devam etti:
“Ne dedik? Fındığın başkenti, kirazın anavatanı. Giresun’da kiraz fidesi kaldı mı? Yarın öbür gün fındığı da yok edince gelin hep beraber şehrin sloganını değiştirelim: Siyanürün başkenti, arseniğin anavatanı yapalım. Uluslararası sermaye başka ülkelerde fındık bahçeleri açarken bizler dünyanın en kıymetlisini siyanüre tercih etmeyeceğiz. Giresun kasten yoksullaştırılmasına rağmen madene ve maden şirketlerine esir olmayacak!”
Madencilik faaliyetlerinin çevresel risklerine de dikkat çeken Yılmaz, olası atık havuzu kazalarına işaret ederek şunları söyledi: “Bu madenlerdeki atık havuzlarının patlaması sularımızı zehirlerse Giresun gibi su zengini bir şehir su fakiri olacak. Bizim kucağımıza patlamaya hazır bir bomba veriyorsunuz. Bizim karşı çıkmamız bu bombanın kaldırılmasından ibaret.”
Yılmaz, konuşmasının sonunda yürüyüş için izin talep ettiklerinde “siz kimsiniz” diye sorulduğunu belirterek şunları söyledi:
“Bize ‘siz kimsiniz?’ diye sordular. Biz de dedik ki: ‘Giresunlu gençleriz.’
“Şimdi tekrar söylüyorum: Biz halkız! Halk diye bir şey var ya, o biziz.”
(HABER MERKEZİ)








