Hapishanelerde siyasî tutsaklara yönelik hak ihlalleri ve keyfi uygulamalar sürüyor. Geçtiğimiz günlerde 3 ayrı hapishanede yaşananlara göre ayağı kırılan tutsak 9 gündür tedavi edilmiyor, 31 yıllık tutsağın tahliyesi günler kala gerekçesiz şekilde 1 yıl ertelendi. Öte yandan İzmir 2 Nolu F Tipi Hapishanesinde tutsakların talepleri “Bakanlık genelgesi var” denilerek reddediliyor.
AYAĞI KIRILAN TUTSAĞA BASTON VE KREM TEDAVİSİ
Giresun Espiye L Tipi Hapishanesinde ayağı kırılan Aydın Oğuz’un 9 gündür tedavi edilmediği, kırığı için krem, sargı bezi ve baston verildiği aktarıldı.
Oğuz’un, 19 Temmuz’da spor yaptığı sırada ayağını kırdığı belirtildi. Oğuz, hastaneye sevki sırasında dayatılan ağız içi aramayı kabul etmediği gerekçesiyle tedaviye erişemedi. Aradan geçen 9 günde kendisine yalnızca baston, sargı bezi ve krem verildiği, kırık nedeniyle oluşan şişlik ve morarmaya rağmen hastaneye götürülmediği aktarıldı. Anne Kadriye Oğuz, oğlunun tedavi hakkının engellendiğini belirterek, “Ayağı kırık bir insana tedavi hakkı vermemek hangi vicdana sığar?” sözleriyle duruma tepki gösterdi.
Kadriye Oğuz, oğlunun maruz bırakıldığı hak ihlalini şöyle aktardı: “Askerler ağız içi aramayı kabul etmeyen oğluma, ‘yaşamın mı daha önemli, haysiyetin mi?’ diye soruyor. Oğlum da ‘haysiyet yoksa yaşam da yoktur, ağız içi aramayı kabul etmiyorum’ diyerek tepki gösteriyor. ‘Bu onur kırıcı uygulamayı kabul etmem’ diyen oğlumun 9 gündür tedavisi engelleniyor. Ayağı kırık bir insana sadece krem verip, kaderine terk ettiler. Krem, kırık ayağa ne yapabilir ki?”
31 YILLIK TUTSAĞIN TAHLİYESİ GEREKÇE GÖSTERİLMEDEN ERTELENDİ
Samsun Kavaklı S Tipi Kapalı Hapishanesinde bulunan Nidai Tezer’in, 28 Temmuz’da gerçekleşmesi beklenen tahliyesi İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla bir yıl ertelendi.
31 yıllık tutsak Tezer’e kararın gerekçesi bildirilmezken aile, avukatlar ve vekillerin gerekçeye ilişkin bilgi edinme başvurularının da hapishane yönetimince reddedildiği belirtildi.
İnsan Hakları Derneği’nin hasta tutsak listesinde yer alan Tezer’in anemi ve astım hastası olduğu, ayrıca gözaltında aldığı yaralanmalar nedeniyle sol kolu ve sol bacağındaki sağlık sorunlarının sürdüğü ifade edildi.
Tezer’in kardeşi Ramazan Tezer, tahliye hazırlıkları yaptıkları sırada erteleme kararını öğrendiklerini söyledi. Kararın nedenine ilişkin hiçbir açıklama yapılmadığını belirten Tezer, aynı hapishanede son 2 ay içinde cezasını tamamlayan en az 5 tutsağın daha tahliye edilmediğini söyledi.
HER TALEP “BAKANLIK GENELGESİ” DENİLEREK ENGELLENİYOR
İzmir 2 Nolu F Tipi Hapishanesinde tutsaklar, avukatları aracılığıyla kamuoyuna ulaştırdıkları mektupta son bir ayda baskı, hak ihlalleri ve keyfi uygulamaların artığını belirtti. Mektupta, keyfi gerekçelerle hücre cezaları verildiği, bu cezalara yapılan itirazların ise “bakanlık genelgesi” gerekçesiyle reddedildiği ifade edildi.
Tutsaklar, hapishane idaresinin disiplin cezalarını sistematik bir baskı aracına dönüştürdüğünü belirterek asıl amacın şartlı tahliyeleri engellemek olduğunu savundu. Mektupta, “Biz ceza veririz, siz uğraşır infaza gidersiniz. Tutarsa ceza çekersiniz, tutmazsa yöntem ve gerekçeyi değiştirir, tekrar ceza veririz” anlayışının hakim olduğu belirtildi.
Ayrıca, ağırlaştırılmış müebbet alanların aynı koridorda bulunma taleplerinin “Bakanlık genelgesi” gerekçesiyle reddedildiğini, buna karşın farklı davalardan hükümlü kişilerin aynı koğuşlarda kalabildiğini belirterek ayrımcı uygulamalara maruz bırakıldıklarını ifade etti. Ailelerin gelişine uygun ziyaret saatlerinin değiştirilmediği, buna karşılık diğer gruplar için değişiklik yapılabildiği de mektupta yer aldı.
Mektupta, hapishane savcılığı ile bazı infaz hâkimliklerinin idarenin kararlarını yeterli inceleme yapmadan onayladığı belirtilirken son dönemde artan baskı, sindirme politikaları ve hücre cezalarına karşı sessiz kalmayacakları, tüm meşru ve insani haklarını kullanmayı sürdürecekleri vurgulandı.
(HABER MERKEZİ)








