Ankara’da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen gözaltı operasyonlarına ilişkin açıklama yapan İnsan Hakları Derneği (İHD), çok sayıda kişinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. İHD, “NATO Zirvesi nedeniyle ‘güvenlik’ gerekçesiyle Ankara’da fiili ve adı konulmamış bir olağanüstü hal rejimi yaratılmasını, toplumsal ve siyasal muhalefetin kriminalize edilmesini kabul etmiyoruz” dedi.
İHD tarafından yapılan açıklamada, sabah saatlerinde çok sayıda eve, polis ve jandarma tarafından baskın düzenlendiği, aralarında İHD üyelerinin de bulunduğu 209 kişinin gözaltına alındığı toplamda savcılık tarafından 241 gözaltı kararı verildiği belirtildi.
EVLER KAPILARI KIRILARAK BASILDI
Açıklamada, operasyonlar sırasında evlere kapıların kırılarak girildiği, insan hakları savunucuları, siyasi parti, sendika ve demokratik kitle örgütü üyeleri, avukatlar ile LGBTİ+’ların ters kelepçe uygulanarak gözaltına alındığı ifade edildi.
Gözaltındaki kişilerin 24 saat boyunca avukatlarıyla görüştürülmediği ve soruşturma dosyası hakkında kısıtlama kararı verildiğinin öğrenildiği belirtilen açıklamada, “Kapıların kırılarak evlere girilmesi, ters kelepçe uygulamaları ve gözaltı süreçlerinde yaşanan hak ihlalleri işkence ve kötü muamele yasağının açık ihlalidir. Gözaltına alınan kişiler hakkında verilen avukatla görüşme yasağı ve dosya kısıtlılığı kararları ise savunma hakkını ortadan kaldırmakta ve adil yargılanma hakkını ihlal etmektedir” denildi.
“FİİLİ OHAL YARATILIYOR”
Son yıllarda devletin, uluslararası zirveler ve çeşitli politik gelişmeler öncesinde kitlesel gözaltı operasyonları ve genel yasaklama uygulamalarına başvurduğunu belirten İHD, “NATO Zirvesi nedeniyle ‘güvenlik’ gerekçesiyle Ankara’da fiili ve adı konulmamış bir olağanüstü hal rejimi yaratılmasını, toplumsal ve siyasal muhalefetin kriminalize edilmesini kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, barışçıl protesto hakkı, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ile kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının demokratik toplumun temel unsurları olduğu vurgulanarak, “Uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve Anayasa ile güvence altına alınan bu hakların güvenlik gerekçesiyle keyfi ve ölçüsüz biçimde sınırlandırılması kabul edilemez. Bir uluslararası zirvenin gerçekleştirilmesi, temel hak ve özgürlüklerin askıya alınmasının gerekçesi olamaz” denildi.
İHD, gözaltındaki kişilerin tüm haklarının güvence altına alınmasını, avukat görüşü üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasını ve gözaltı süreçlerinde işkence ve kötü muamele yasağına uyulmasını isteyerek, hukuksuz şekilde gözaltına alınanların serbest bırakılması çağrısında bulundu.
(HABER MERKEZİ)








