14 Eylül, Pazartesi
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

Anasayfa » Irkçı Parti AfD, Büyüyen Tehlike ve Görevler

Irkçı Parti AfD, Büyüyen Tehlike ve Görevler

14 Eylül 2026
içinde Dünya, Yazılar
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsappTelegram

Bu yazı Avrupa Haber Merkezi’nden alınmıştır.

Emperyalist kapitalizmin Almanya’daki ırkçı çocuğu AfD’nin (Almanya için Alternatif) yükselişi, bugünkü politik iklimden ve Alman devletinin izlediği politikalardan bağımsız ele alınamaz.

AfD’nin yükselişi yalnızca bir seçim başarısı olarak görülmemelidir. Bu gelişme; emperyalist kapitalizmin derinleşen krizinin, militarizmin, savaş politikalarının, sosyal hak gasblarının ve sistem tarafından büyütülen ırkçı-şoven atmosferin politik sonuçlarından biridir.

AB içinde başat bir rol oynayan Alman emperyalizmi, Avrupa Birliği pazarında en etkin ve belirleyici aktörlerden biridir. 27 üyeli AB’nin en güçlü ekonomisi ve pazara hâkim olma gücüyle adeta bir patron gibi hareket etmektedir. ABD emperyalizmiyle zaman zaman artan, zaman zaman gerileyen çelişkileri bulunmaktadır ve ABD’den daha bağımsız hareket eden bir AB bloku yaratmak istemektedir.

Ancak askerî güç dengeleri, AB içerisinde ABD yanlısı devlet ve iktidarların varlığı, NATO ve G7 gibi emperyalist paktlarda yer alması vb. nedenlerle henüz kendi bağımsız gücünü bütünüyle ortaya koyabilecek durumda hissetmemektedir.

Emperyalizm kriz demektir. Kriz ise savaş demektir. Emperyalist sistem var olduğu müddetçe savaşlar kaçınılmazdır.

Bugün Rusya-Ukrayna savaşında, başta Almanya olmak üzere AB emperyalistlerinin Zelenski yönetimine yoğun ekonomik destek ve silah yardımı yaptığı bilinmektedir. ABD emperyalizminin dünyadaki askerî üstünlüğü, saldırgan politikaları ve savaşlardaki belirleyici rolü nedeniyle bütün emperyalist devletler ve karşıt gerici güçler, askerî bütçelerini artırma, silahlanma ve askerî yatırımlar konusunda yoğun bir yarış içerisindedir.

Savaşların ve işgallerin yaşandığı ülke ve bölgelerde yoksulluk, yaşam koşullarının çekilmez hâle gelmesi, korku, endişe ve geleceksizlik milyonlarca insanı yerinden yurdundan koparmakta; göçe, sürgüne ve mülteciliğe zorlamaktadır.

Görece daha yüksek refah ve yaşam olanaklarının bulunduğu AB ülkelerine ve özellikle Almanya’ya yönelen mülteci akını ve göç, son on yıldır ırkçı-faşist parti ve odakların en önemli propaganda malzemelerinden biri hâline getirilmiştir.

“Yabancılar ve mülteciler yardım alıyor”, “vergi vermeden ve çalışmadan Almanya’nın kaynaklarını tüketiyorlar”, “mülteciler nedeniyle kriminal olaylar çoğalıyor” gibi ırkçı ve yabancı düşmanı söylemler üzerinden Alman kamuoyunda sistematik propaganda yürütülmektedir.

Bu Nazi artığı ırkçı odaklar, Alman emperyalist sermayesinin en gerici klikleri tarafından korunmakta ve desteklenmektedir. Olası bir savaş sürecinde ve derinleşen ekonomik-siyasî kriz koşullarında devreye sokulabilecek bir yedek güç olarak tutulmakta; güçlenmelerinin önü çeşitli biçimlerde açılmaktadır.

Emperyalizmin derinleşen kriz koşullarında egemen sınıfların faşizme yönelmesi tarihsel olarak yeni değildir. Toplumu baskı altına almak; “ulus”, “vatan”, “güvenlik” gibi söylemler üzerinden sermayenin baskı ve sömürü düzeninin devamını sağlamak için AfD benzeri güçler devreye sokulmaktadır.

Tıpkı Nazi Almanya’sı ve Hitler döneminde olduğu gibi.

Almanya’nın Sachsen-Anhalt eyaletindeki parlamento seçimlerinde aşırı sağcı AfD partisinin yüksek düzeyde oy alarak birinci parti çıkması, bu gelişmenin ulaştığı boyutu göstermektedir. Bu sonuç, AfD’nin bugüne kadar bir eyalet seçiminde aldığı en yüksek oy oranıdır. Başbakan Friedrich Merz’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise ağır bir seçim yenilgisiyle sarsılmaktadır.

AfD’nin yükselişi yalnızca bir seçim başarısı olarak görülmemelidir. Bu gelişme; emperyalist kapitalizmin derinleşen krizinin, militarizmin, savaş politikalarının, sosyal hak gasblarının ve sistem tarafından büyütülen ırkçı-şoven atmosferin politik sonuçlarından biridir.

İŞÇİ VE EMEKÇİLERİ, GÖÇMENLERİ VE MÜLTECİLERİ BEKLEYEN TEHLİKELER

Alman burjuva partilerinin, AfD’nin yükseliş eğilimi karşısında AfD’nin ırkçı ve halk düşmanı söylemlerine giderek daha fazla sarılmaya başlaması; toplumda yabancı ve göçmen düşmanlığının artmasına hizmet etmekte ve gerçekte AfD’nin politik söylemlerine eklemlenme anlamına gelmektedir.

Önümüzdeki dönemde yabancılara ve göçmenlere yönelik hak gasblarının ve kısıtlamaların artırılması, geri gönderme girişimlerinin yoğunlaştırılması, mültecilik hakkının zayıflatılması, iltica başvurularının daha kolay reddedilmesi; göçmen kesimlerle ve devrimci kurumlarla ilişki ve dayanışma içerisinde olan Alman emekçi örgütlerine yönelik baskı ve kriminalize etme girişimlerinin çoğalması gündeme gelebilir.

Verfassungsschutz raporları ve benzeri uygulamalar üzerinden Almanya’daki demokratik hakların peyderpey tırpanlanması; topluma “ölümü gösterip sıtmaya razı etme” politikalarının dayatılması amaçlanacaktır.

AfD, bir yandan “iktidara gelirsek mültecilere kapıları kapatacağız”, “çalışmadan sosyal yardım alanları geri göndereceğiz” gibi açıkça göçmen ve mülteci karşıtı söylemler kullanırken; diğer yandan “silahlanmaya değil kreşlere bütçe ayrılsın”, “emeklilerin maaşları artırılsın”, “dar gelirli Almanların yaşam koşulları iyileştirilsin” gibi sosyal içerikli talepleri de propaganda malzemesi hâline getirmektedir.

Böylelikle AfD, ırkçı ve faşist karakterini sosyal taleplerin arkasına gizlemeye, kendisini işçilerin, emekçilerin, yoksulların ve sistemden hoşnutsuz geniş kesimlerin temsilcisi gibi göstermeye çalışmaktadır.

Ekonomik krizden, hayat pahalılığından, sosyal hak gasblarından ve mevcut düzenden duyulan hoşnutsuzluk; kapitalist-emperyalist sistemin gerçek sorumlularına değil, göçmenlere ve mültecilere yöneltilmektedir. Alman toplumunda tarihsel olarak var olan milliyetçi, şoven ve ırkçı eğilimler yeniden kışkırtılmakta; yabancı düşmanlığı üzerinden AfD’ye toplumsal destek yaratılmaktadır.

Bu demagojinin temel amacı, emekçilerin sınıfsal öfkesini sermaye düzenine yönelmekten alıkoymak; yerli ve göçmen emekçileri birbirine karşı konumlandırarak bölmek ve zayıflatmaktır.

AfD’nin sosyal taleplerle süslenmiş propagandasının özü burada yatmaktadır: Irkçılığı sosyal demagojiyle örtmek, emekçilerin gerçek sorunlarının üzerini kapatmak ve halkları birbirine düşman etmek.

YERLİ VE GÖÇMEN EMEKÇİLERİN, DEVRİMCİ VE DEMOKRATLARIN GÖREVİ

Bu süreçte yerli ve göçmen emekçilerin, devrimci ve demokratik kesimlerin temel görevi birlikte mücadele etmek ve dayanışmayı büyütmektir. Faşist ve ırkçı dalganın geri püskürtülmesi, Almanya’da ya da dünyanın herhangi bir yerinde, ancak yerli ve göçmen emekçi kesimlerin birlik, dayanışma ve ortak mücadelesiyle mümkündür. Umutsuz olmaya gerek yoktur. Doğru bir propaganda, etkin bir çalışma ve geniş kesimlere gerçekleri anlatmak ve göstermek gerekmektedir. Bu gerici, ırkçı ve faşist eğilimli güçlerin yürüttüğü demagoji ve propagandanın boşa çıkarılması için gerçeklerin geniş emekçi kesimlere anlatılması zorunludur.

Emperyalist sermaye, sömürü sistemini sürdürebilmek için yeni pazarlara ihtiyaç duymakta ve savaşlar çıkarmaktadır. Çıkarılan bu savaşlarda insanlar katledilmektedir. Savaşların yaşandığı bölgelerde korku, endişe, yoksulluk ve ağır yaşam koşulları nedeniyle insanlar ülkelerinden kaçmak ve daha güvenli bir yaşam umuduyla AB ülkelerinin kapılarına dayanmak zorunda kalmaktadır. Bu savaş ve politikaların sorumlusu, içerisinde Alman devletinin de bulunduğu emperyalist sistemdir. Eğer savaşlar ve silahlanma politikaları sona erer, ülkeler işgal edilmez ve halkların yaşam alanları tahrip edilmezse, yoğun göç hareketleri de bu ölçüde yaşanmayacaktır.

Yabancı işçiler ve göçmenler ekonomik krizin nedeni ve sorumlusu değildir. Askerî harcamalar ve savaş bütçeleriyle karşılaştırıldığında sığınmacılara yapılan asgari yaşam yardımları devede kulaktır. Emperyalist tekeller ve onların siyasî temsilcileri, kara propaganda yoluyla ırkçılığı körüklemekte ve halklar arasına düşmanlık tohumları ekmektedir. Buna karşı yerli ve göçmen emekçilerin birlikte karşı koyması; yaşanabilir, demokratik bir sistem için ortak mücadele yürütmesi elzemdir.

Faşizm, savaş ve ırkçılık halkların düşmanıdır. Alman halkının faşizmden ne denli büyük acılar çektiği tarihsel olarak bilinmektedir. Bu tarihsel bilinçle, faşizme, ırkçılığa ve yabancı düşmanlığına karşı mücadeleyi büyütelim; yerli ve göçmen emekçilerin birlik ve dayanışmasını güçlendirelim!

Bunun panzehiri enternasyonalizm, dayanışma ve özgür, sömürüsüz, sınırsız ve sınıfsız bir dünya yaratma mücadelesidir.

Irkçılığa, göçmen düşmanlığına ve AfD gibi ırkçı-faşist tehlikeye geçit vermeyelim! Antiemperyalist mücadelede yerli ve göçmen emekçilerin birlik ve dayanışmasını yükseltelim!

Tags: afdalmanya afdalmanya içi alternatifmertz
ShareTweetSendShareScanSend
Önceki Yazı

Yaşamını yitiren tutsaklar için Kobanê’de yas ilan edildi

İlgili Haberler

Dünya

Yaşamını yitiren tutsaklar için Kobanê’de yas ilan edildi

14 Eylül 2026
Dünya

Kobanê’de Sîpan Hiznî eylemlerinde gözaltına alınan 17 kişi serbest bırakıldı

14 Eylül 2026
Halep ile Türkiye arasındaki otoyolda bir eylemci, Suriye'deki yakıt fiyatı artışını protesto etmek amacıyla lastik yakıyor; Halep, Suriye, 13 Eylül 2026. REUTERS/Mahmoud Hassano
Dünya

Suriye’nin 8 kentinde petrol fiyatlarına karşı halk sokağa çıktı

14 Eylül 2026
Dünya

Şili’de Pinochet diktatörlüğü protesto edildi: En az 300 kişi gözaltına alındı

13 Eylül 2026
Dünya

Suriye Kürdistanı’nda halk katledilen savaşçı için sokaklara aktı

12 Eylül 2026
Dünya

Husiler, Suudi Arabistan’ın dört kentini vurdu: 73 yaralı

8 Eylül 2026

Hakkımızda

Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi; işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

yd-logo-01 kopyası 2

2024 Yeni Demokrasi – Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler

Copyleft 2020, dizayn yeni demokrasi
İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz:yenidemokrasigazetesi@gmail.com