İstanbul’da üniversite öğrencilerinden YÖK’ün kuruluş yıl dönümünde eylem
İstanbul’da üniversite öğrencileri kuruluşunun 45. yıl dönümünde Beyazıt Meydanı ve Beşiktaş Meydanı’nda YÖK’ü protesto etti.
Aralarında Yeni Demokrat Gençlik (YDG) okurlarının da olduğu üniversite öğrencileri, Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) 45. kuruluş yıl dönümünde Beyazıt Meydanı’nda açıklama yaptı.
Yapılan açıklamada, YÖK’ün amacının “makul” öğrenci yaratmak olduğu belirtilirken kampüslerin sermayenin pazarı haline getirildiği ifade edildi. Eğitim müfredatlarının antibilimsel ve erkek egemen anlayışla şekillendirildiği kaydedilen açıklamada, YÖK’ün siyasî iktidarın emirleri doğrultusunda kararlar aldığı belirtildi.
YÖK ELİYLE KATLEDİLEN ÖĞRENCİLER ANILDI
Birçok öğrencinin kirasını, yurt harcını, eğitim masraflarını karşılayabilmek için güvencesiz ve günlük işlerde düşük ücretlerle çalışmak zorunda bırakıldığı belirtilen açıklamada, “Bize reva görülen 4 bin liralık KYK kredisi 1 ay boyunca yalnızca yemekhaneye gitsek dahi yeterli gelmemektedir. Yemekhane kartına para yükleyemeyen, yoksullukla intihara sürüklenen Sibel Ünli’yi unutmadık, cemaat yurtlarına mecbur bırakılan, orada gördüğü baskı sonucu intihara sürüklenen Enes Kara’yı unutmadık, denetimsiz ve bakımsız KYK yurtlarında katledilen Zeren Ertaş’ı unutmadık” denildi.
Tüm bunlar karşısında yargı eliyle öğrenci gençliğin mücadelesinin sönümlendirilmek istenildiği ifade edilirken 192 gündür açılık grevinde olan İstanbul Üniversitesi öğrencisi Taceddin Erol’un tutsaklığına dikkat çekildi.
FRANSA’DAKİ LİSELİ ÖĞRENCİLER SELAMLANDI
Açıklamada, geçtiğimiz aylarda üniversiteler için yayımlanan genelgeye dikkat çekilirken öğrencilerin bunun karşısında susmadıkları ve alanda oldukları ifade edildi. Fransa’da liseliler öncülüğünde başlayan eylemleri de selamladıkları belirten öğrenciler, enternasyonal öğrenci mücadelesinin büyütülmesi gerektiğini vurguladı.
“FERMAN ONLARIN, KAMPÜSLER BİZİMDİR”
Beşiktaş Meydanı’nda buluşan üniversiteliler ise “Biz bu fermanları tanımıyoruz. Ferman onlarınsa bu kampüsler de bizim” diyerek hem YÖK’ün kuruluşunu hem de üniversitelerdeki faşist baskıyı protesto etti.
Öğrenciler, yaptıkları açıklamada YÖK’ün 6 Kasım 1981 tarihindeki kuruluşundan itibaren üniversitelerin özerkliğine karşı yapılan saldırılar ile mücadele ettiklerini ve seslerini yükselttiklerini belirtti. YÖK’ün baskı mekanizmalarıyla üniversitelilerin akademik özgürlüklerini kısıtladığına ve bilimsel üretim süreçlerini olumsuz şekilde etkilediğine vurgu yapılan açıklamada bilgi üretim alanlarının kısıtlandığı ve üniversitelilerin kampüslerinden kovulduğu vurgulandı.
Açıklamada, YÖK tarafından yayınlanan genelgeye atıf yapılırken genelgenin asıl hedefinin öğrencileri marjinalize etmek, ötekileştirmek, yargı eliyle üniversitelerden uzaklaştırmak ve polisin kampüslere girerek öğrencileri dövdürmek olduğu ifade edildi.
“YÖK’E KARŞI MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”
YÖK’ün bilinçli tercih ettiği politikalar ile üniversitelerin rekabetin ve tek tip düşüncenin dayatıldığı bir yere dönüştüğüne dikkat çeken öğrenciler, üniversitelerin şirketleştiğini ve öğrencilerin ise müşterileştiğini belirtti.
19 Mart, Boğaziçi, Marmara, Beyazıt, Hacettepe, ODTÜ ve Galatasaray direnişlerine vurgu yapılan açıklama, “Bu sistemin işleticileri bilsinler ki; biz ne ferman tanıyacağız ne de sizin yarattığınız bu sistemde yok olup gideceğiz! Üniversitelere yönelik yaptığınız saldırılara karşı sesimizi yükseltmekten vazgeçmeyeceğiz! Bütün baskılarınıza rağmen bir araya gelip sesimizi yükseltmekten vazgeçmeyeceğiz! Memleketin dört bir yanından özerk demokratik üniversite mücadelesi veren sıra arkadaşlarımız ile ferman tanımıyoruz! YÖK’e karşı mücadele vermeye devam ediyoruz” sözleriyle sona erdi.
(HABER MERKEZİ)





