Kalp krizi geçiren 33 yıllık tutsak Mehmet Sait Yıldırım’ın durumuna dair memleketi Karlıova’da yapılan açıklamada, kelepçeli tedavi dayatmasına tepki gösterilerek derhal serbest bırakılması istendi.
İzmir Kırıklar 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishnaesinde tutulan 75 yaşındaki ağır hasta tutsak Mehmet Sait Yıldırım, 24 Ağustos’ta İdare ve Gözlem Kuruluna (İGK) çıktı. Görüşmenin ardından hücresinde kalp krizi geçiren Yıldırım’ın koşullu salıverilme hakkının üçüncü kez ve üç ay süreyle ertelenmesi üzerine memleketi Karlıova’da açıklama yapıldı. DBP ve DEM Parti ilçe örgütlerinin ilçe binası önünde düzenlediği açıklamaya Yıldırım’ın ailesi, yakınları ve çok sayıda kişi katıldı.
DBP Karlıova İlçe Eş Başkanı Özkan Bingöl, Yıldırım’ın Şubat 2025 tarihinden bu yana koşullu salıverilme hakkı bulunmasına rağmen tahliyesinin engellendiğini hatırlattı. Bingöl, “24 Ağustos 2026 tarihinde çıkarıldığı İdare ve Gözlem Kurulu toplantısında idarenin gergin tutumu ve pişmanlık dayatmalarıyla karşılaşan Yıldırım, kurulda yaşanan tartışmanın hemen ardından odasında kalp krizi geçirmiştir. Oda arkadaşının durumu fark ederek haber vermesi üzerine önce Buca’daki hastaneye sevk edilen Yıldırım, mahkûm koğuşu bulunmadığı gerekçesiyle İzmir Şehir Hastanesine getirilmiştir” dedi.
HASTANEDE KELEPÇELİ TEDAVİ DAYATMASI
Yıldırım’ın 25 Ağustos sabahı acil olarak anjiyoya alındığını belirten Bingöl, kalbe giden ana damarlardan birinin tıkalı olduğunun tespit edilmesi üzerine 2 adet stent takıldığını ifade etti. Ağır bir hayati tehlike atlatan Yıldırım’a yönelik hastanedeki hak ihlallerine değinen Bingöl, “Tüm bu ağır tabloya rağmen, hastanedeki yatışı sırasında Jandarma personeli tarafından yatağa kelepçelenmek istenmiş, insan onuruna aykırı bu uygulama tepkiler üzerine engellenmiştir. Ağır bir kalp krizi geçiren ve ölümden dönen bir mahpusa kelepçeli tedavi dayatılması açık bir hak ihlalidir” diye konuştu.
Bingöl, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Toplumsal barış ve hukuki bütünleşme söylemlerine rağmen Mehmet Sait Yıldırım’ın tahliyesinin ısrarla engellenmesi kabul edilemez bir çelişkidir. İdare ve Gözlem Kurullarının keyfi kararları, doğrudan yaşam hakkını tehdit eden bir infaz mekanizmasına dönüşmüştür. Yaşam hakkı ve sağlık hakkı, infaz sürecinin hiçbir aşamasında göz ardı edilemez. 75 yaşında kronik ağır kalp hastası olan ve kesintisiz 30 yılını hapiste doldurmuş hukuka aykırı kararlarla 21 aydır fazladan hapiste tutulmaktadır. Yıldırım’ın insan onuruna uygun koşullarda tedavi edilmesini ve derhal tahliye edilmesini talep ediyoruz.”
AİLEDEN TEPKİ
Açıklamanın ardından Yıldırım ailesi söz aldı. İlk olarak konuşan Mehmet Sait Yıldırım’ın kardeşi Selim Yıldırım, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenleri anarak sözlerine başladı. Kardeşinin Mazlum Doğan ve Hayri Durmuş’un yoldaşı olduğunu vurgulayan Yıldırım, pişmanlık dayatmasını kabul etmediği için infazının yakıldığını söyledi. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne işaret eden Yıldırım, Erdoğan’ın dün Ahlat’ta yaptığı açıklamalara atıfta bulunarak, “Herkesi sürece destek vermeye çağırdığını söylüyor ama kendi savcılarının, kurullarının bu keyfi tutumlarını görmüyor mu? Bu baskıcı uygulamalar yürütülen süreçle kesinlikle bağdaşmıyor” tepkisini dile getirdi.
Kardeşi Hanım Yıldırım da abisinin durumuna tepki göstererek, “Abim rahatsız, kalbinden anjiyo oldu ama hâlâ eli kelepçelenmek isteniyor. Bu zulüm kabul edilemez. Biz istiyoruz ki bir an önce cezaevinden çıksın, kelepçelerin kilitleri açılsın. Yıllardır onun yolunu gözlüyoruz” dedi.
(HABER MERKEZİ)







