Giresun’un Eynesil ilçesinde, 12 Nisan 2018 tarihinde 11 yaşındayken hayatını kaybeden ve ölümünün üzerindeki sır perdesi hâlâ kaldırılamayan Rabia Naz Vatan’ın dosyası hâlâ incelemeye alınmadı.
Nisan 2026’da Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “Sadece Gülistan Doku dosyası değil, Rabia Naz ve Rojin Kabaiş dosyaları da inceleniyor” açıklamasının ardından randevu taleplerine dahi dönüş yapılmadığını belirten Baba Şaban Vatan, “Kendisine bizzat aktarmak istediğimiz detaylar var; çünkü bu zamana kadar sunduğumuz her bilginin üzeri kapatıldı. Bakan ‘Ucu kime dokunursa dokunsun üzerine gidilecek’ demişti, gereğini yapsınlar” dedi.
BİR GELİŞME YOK
8 yıldır aydınlatılmayan Rabia Naz dosyasında bazı soruların hâlâ yanıt bulamadığını ifade eden Şaban Vatan, resmî prosedürün devam ettiğini belirtti. Dosyanın Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Faili Meçhul İnceleme Daire Başkanlığına teslim edildiğini hatırlatan Vatan, “Bunun yanında elimizdeki net delil niteliğindeki bilgileri Başsavcı Bey’e sunduk, kendisi de daha hızlı işlem yapılması için bunları Bakanlığa iletti. Ayrıca binanın yakınındaki baz istasyonunda yer alan ve olayı net görebilecek açıda olan kameraları fark ettik, bununla ilgili çalışmaları da yürütüyoruz. Bu, yetkililerin aklına gelmeliydi ve çalışmalar yürütülmeliydi. Narin olayında daraltılmış baz istasyonlarından üs kameralarına kadar her şey incelenmişti, Rabia Naz’da ise her şeyin üzeri kapatıldı. Bakan Bey dosyayı Ceza İşleri Başkanlığı’na havale etti. Oradaki çalışma ve hazırlıklar tamamlandıktan sonra dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına sevk ediliyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da bölgedeki Cumhuriyet Başsavcılarına yetki vererek dosyayı yeniden açabiliyor. Süreci takip ediyor ve bekliyoruz” diye konuştu.
Olayın başından beri tek bir delil üzerinden sürecin yürütüldüğünü vurgulayan Şaban Vatan, “Son olarak okul çantasının bulunmasıyla ilgili suç duyurusunda bulunduk ama bir gelişme yok. Çantanın olaydan 5 saat sonra terasa bırakılmış olması ve kızımın sürekli kullandığı çantada parmak izinin dahi olmaması süreci özetliyor. Tıpkı Gülistan olayında dalgıçların oluşturduğu reçete gibi, Rabia Naz olayında da tek bir delil uydurdular; o da okul çantası. Bütün süreci bu çanta üzerinden bu noktaya getirdiler. Amaç katilleri ve suç ortaklarını korumaktı. Bu sürecin ilgili yetkilisi de Adalet Bakanı. Bakan da gereğini yapacaklarını söyledi ama bir gelişme yok ve hâlâ sabırla bekliyoruz” dedi.
Rabia Naz isminin seçimden seçime kullanıldığını söyleyen Şaban Vatan “Çocuk üzerinden herkes bir değerlendirme derdine düştü ancak şimdi bakınca kimsenin sesi çıkmıyor. Biz çocuğumuzun akıbetini öğrenmek istiyoruz. Şu an sabırla suskunluğumu koruyorum ama mücadelemiz sonuna kadar sürecek. Bizim tek isteğimiz, katillerin ve suç ortaklarının yargılanıp emsal teşkil edecek en ağır cezayı almaları” ifadelerini kullandı.
“SİYASÎ KORUMA VAR”
Vatan, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), 2025 yılında soruşturmanın “özensiz yürütüldüğü, gerektirdiği derinlik ve ciddiyette yürütülmediği” gerekçesiyle yaşam hakkının ihlal edildiğini hükmettiğini anımsatarak “Peki, madem haklılığımız tescillendi, biz neden hâlâ bekletiliyoruz? Rabia Naz cinayeti apaçık ortadadır. Bir siyasî koruma vardır. Biz cinayetin aydınlatılmasını istiyoruz” dedi.
Şaban Vatan, Bakan Gürlek’le görüşme taleplerini yineleyerek şöyle devam etti: “Bakan, göreve geldiği ilk günlerde Rabia Naz konusunu sık sık dile getirdi. Biz de o günden beri kendisinden sürekli randevu talep ediyoruz. Bakan Gürlek’e bizzat kendim iletmek istediğim detaylar var. Bu detaylar aracılarla aktarılabilecek şeyler değil; daha net sonuçlar alınabilmesi için doğrudan kendisine sunmamız gerekiyor. Çünkü 8 yıldır sunduğumuz her bilginin üzeri kapatıldı. 20-30 yıl önceki dosyalarda, örneğin Uğur Mumcu’nun ailesiyle bile görüşüldü. Biz de ‘Rabia Naz’ın ailesiyle neden görüşülmüyor?’ diye merak ediyoruz. Bir an önce görüşmek istiyoruz.”
(HABER MERKEZİ)








