İran’ın Tahran kentinde başlayıp geneline yayılan eylemler, 16 günü geride bıraktı. Eylemler ülke genelinde yayılırken Molla rejiminin güçleri de saldırılarının dozunu artırdı. Devam eden eylemlerde şu ana kadar tespit edilebilen 646 kişinin katledildiği, 10 bin 681 kişi ise gözaltına alındığı belirtildi.
İran’da eylemler 31 eyaletin 186 kentinde devam ediyor. 585 noktada süren eylemlerde eylemler, 2 haftayı geçti. İnsan Hakları Aktivisti Haber Ajansı’ndan (HRANA) alınan son bilgilere göre; eylemlerde 646 kişinin katledildiği kimlik tespitiyle doğrulandı. Sanal medyaya yansıyan ve halkın verdiği bilgilere göre ise sokaklarda, morglarda kimliği tespit edilemeyen çok sayıda cenaze bulunuyor.
Devam eden eylemlerde, Tahran’da 11 Ocak günü Ali Rıza Seyyidi, Burhan Sayyidi, Selam Mirani, İbrahim Ahmedpourian, Muhammed Zamani, Aida Heydari ve Zahra Bahlolipour ile farklı kentlerdeki eylemlerde ise Mahmud Musavi, Navid Salehi ve Bayat Sobhani rejim güçleri tarafından katledildi.
ABD VE BM’DEN İRAN AÇIKLAMALARI
ABD Başkanı Trump, İran’a “müdahaleyi” her konuşmasında dile getitirken İranlı yetkililerin dün kendisiyle temasa geçerek, müzakere talebinde bulunduğunu açıkladı. ABD’nin saldırı tehditlerinin ardından İranlı yetkililerin görüşme ihtimalinin masada olduğunu ifade eden Trump, “Ancak yaşananlar nedeniyle toplantıdan önce bir adım atmak zorunda kalabiliriz” diye belirtti
BM GENEL SEKRETERİ’NDEN ÇAĞRI
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, İranlı yetkililere, ülkede süren protestolarda eylemcilere karşı “gereksiz ve orantısız güç kullanımından kaçınma” çağrısında bulunduğu kaydedildi. Yazılı açıklamada şunlar belirtildi: “Genel Sekreter (Guterres), İran İslam Cumhuriyeti’nin birçok yerinde İran yetkilileri tarafından protestoculara karşı uygulanan şiddet ve aşırı güç kullanımıyla ilgili raporlardan şok olmuştur. Bu olaylar sonucunda son günlerde çok sayıda kişi hayatını kaybetmiş ve daha birçok kişi yaralanmıştır. İran halkı şikayetlerini barışçıl şekilde ve korkusuzca ifade edebilmelidir.”
AİLEDEN BİR MİLYAR TOMAN ALINDI
İran’da rejim güçleri tarafından katledilenlerin ailelerinden cenazeleri teslim etmek için para istediği ülkeden gelen bilgiler arasında. Rejim güçlerinin Kermanşan’da katlettiği Amir Ali Heydari’nin (17) ailesinden cenazeyi teslim etme karşılığında bir milyar toman aldı.
İDAM RİSKİ
Eylemlerde tutuklanan Erfan Soltani’ye İran Devrim Mahkemesi idam cezası verdi. Edinilen bilgilere göre; yetkililer Soltani’nin ailesiyle iletişime geçerek 14 Ocak Çarşamba günü Soltani’nin idam edilmeden yapacağı aile görüşmesi için haber verdi.
Soltani ve diğer idamların durdurulması için sanal medyada idam karşıtı kampanya başlatıldı.
İRAN EMEK KONFEDERASYONU VE ARAK İŞÇİ KONSEYLERİNDEN AÇIKLAMA
İran’daki internet kesintisi ve mücadelenin devamına ilişkin, İran Emek Konfederasyonu ve Arak İşçi Konseyleri tarafından yazılı bir açıklama yapıldı.
İran Emek Konfederasyonu, 10 Ocak 2026’da dünya genelindeki işçi sendikalarına gönderdiği resmi bir mektupla, aralarında işçiler, öğretmenler, hemşireler ve emeklilerin de bulunduğu İran’daki devam eden protestoların “tehlikeli” bir boyuta ulaştığını ve tüm işçi örgütlerinin içerideki katliama ses çıkarması gerektiğini vurguladı. Mektupta yazılanlar şu şekilde: “Bu mektubu size, İran halkının özgürlük, sosyal adalet ve kendi kaderini tayin hakkını elde etmek için bir kez daha sokaklara döküldüğü çok tehlikeli ve hassas koşullarda yazıyoruz. Protestocular arasında işçiler, öğretmenler, hemşireler ve emekliler belirgin bir role sahiptir ve bu protestoların bastırılması, doğrudan işçi hareketinin de bastırılması anlamına gelmektedir. 28 Aralık 2025’te başlayan mevcut protestolar, geçici bir olay değil; bilakis İran halkının yıllardır uğruna bedel ödediği uzun vadeli bir toplumsal mücadele yolunun devamıdır. Her aşamada, İslam Cumhuriyeti hükümetinin cevabı baskı, cinayet, gözaltı ve özgürlüklerin bastırılması olmuştur. Bu kez de protestolar derinleşen yoksulluk, yoksulluğun yayılması, yüksek enflasyon ve ulusal para biriminin değer kaybıyla başladı ve hakim siyasi düzene karşı geniş bir harekete dönüştü. İran hükümeti ise şiddet ve baskıyla halkın taleplerine karşılık veriyor. (…) İran halkının mücadelesi ve siyasî yapıyı değiştirme talebi, işçi sınıfının adalet, özgürlük ve insan onuru için verdiği küresel mücadelenin bir parçasıdır. İran’da halkın ve işçilerin bastırılması evrensel insan haklarının açık bir ihlalidir. İran halkını savunmak sadece bir dayanışma eylemi değil, aynı zamanda küresel düzeyde işçi haklarını ve insan haklarını savunmaktır.”
Arak İşçi Konseyleri ise Merkezî Eyaleti işçileri ve İran halkına seslenerek açıklama yayımladı: “Onlarca yıldır emeğimizin karşılığı kurşunla, taleplerimiz ise hapishaneyle yanıtlandı. Ancak bugün, sessizlik sona erdi. Biz, Arak fabrikalarının işçileri mücadeleye devam edeceğiz ve açıkça ilan ediyoruz: Bundan böyle Makine Sazi, Azarab ve Vagon Pars fabrikalarının yönetimi, işçiler tarafından seçilen işçi konseylerinin elinde olacaktır. Artık devlet tarafından atanan yöneticileri veya rejimin kukla sendikalarını tanımıyoruz. Grevimiz artık ücretle ilgili değildir. Arak’ta yaşayan yurttaşlardan, güvenlik ve lojistiği yönetmek için mahalle konseyleri kurmalarını istiyoruz. Fabrikalar hepimizin yuvasıdır. Sanayi komplekslerine zorla girme veya temsilcilerimizi tutuklama yönündeki her türlü girişim, tüm şehre karşı savaş ilanı sayılacaktır. Eğer işçilerin kanından bir damla dökülürse, isyan alevleri iktidardan geriye hiçbir iz bırakmayacaktır. Biz sadece ödenmemiş ücretler için burada değiliz. Biz, bu fabrikaların ve bu ülkenin nasıl yönetilmesi gerektiğine karar vermek için buradayız. Patronların ve mollaların devri sona ermiştir.”
(HABER MERKEZİ)








