10 Mayıs, Pazar
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

Anasayfa » Emperyalizme Uşak Halka Düşman!

Emperyalizme Uşak Halka Düşman!

10 Mayıs 2026
içinde POLİTİK - GÜNDEM, Yazılar
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsappTelegram

ABD emperyalizminin savaş kışkırtıcılığı ve çığırtkanlığı, Trump’ın cüretkâr temposuyla sürüyor. Müzakerelere, anlaşma metinlerine ve arabuluculuk gayretlerine tanıklık etsek de ABD; diğer emperyalist devletleri ardı sıra sürükleme ya da hegemonyasını onlara tescil ettirme politikasını sürdürerek, başkanı Trump’ın asılsız iddiaları ve değişken söylemleriyle gündemi işgal ediyor. Kamuoyunu ve piyasaları bu yolla yönlendirmekteki “maharetini” sergiliyor. Bu, onun başkan olmadan önce de tarzıydı; bugün farklı olan şey ise elbette başkanlık sıfatının özellikle uluslararası piyasalar üzerindeki etkileridir. 

Orta Doğu’yu bir ateş sarmalında tutan ABD ve Siyonist saldırganlık; ilan edilen ateşkeslere rağmen, çok boyutlu niteliği nedeniyle derinleşme eğilimindedir. Bu saldırıların, İran’ın tüm kozlarını zayıflatarak süreci bir ekonomik kuşatmayla sonuçlandırılmak istendiği söylenebilir. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın enerji naklindeki kritik rolünü zayıflatmak ABD’nin temel amaçlarından biri olarak öne çıkıyor. ABD, alternatif kanallar yaratmayı da içine alacak şekilde, kontrollü bir kriz yönetimine başvuruyor. Fakat, İran devletinin direngenliği ondan ibaret olmayan bir temele sahip. Bu da bu türden “beklentileri” boşa düşürmektedir.  Bu nedenle ABD; İran’ı ve daha çok da stratejik planda tüm müttefik güçlerini etkisizleştirecek, onları ekonomik ve politik olarak daha dar bir alana sıkıştıracak adımlar atmaktadır. Bu saldırganlık, Orta Doğu’nun çok daha kapsamlı gerginliklerin ve askerî çatışmaların zeminini olmaya devam edeceğine işaret ediyor. Kuşkusuz bu da emperyalist güçler ve bölge güçleri arasında statükoyu değil, daha kapsamlı değişimleri haber veren bir gerginlik anlamına gelir.

Zira ABD ve Siyonizm; Akdeniz’de daha güçlü bir etkinlik ve bir hegemonya adına stratejik adımlar atmaktadır. İsrail’in 29 Nisan’da Gazze’ye doğru ilerleyen yeni “Sumud Filosu”na Girit yakınlarında gerçekleştirdiği saldırı, İsrail’in Akdeniz’deki nüfuz hattını tüm dünyaya açıkça göstermiştir. Bu saldırıyla, Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru’nun (IMEC) hayata geçirileceği ve bu alternatif hattın güvenliğinin mutlak suretle sağlanacağı mesajı verilmiştir.

Bu gerginlikle; Çin de kapsamlı bir ekonomik ve siyasî kuşatma ile sınırlandırılmak istenmektedir. ABD; İran’dan Akdeniz’e uzanan geniş bir coğrafyada sadece hegemonya kurmakla yetinmeyen, bundan çok daha fazlasını arzulayan bir iştahla hareket etmektedir. Bu stratejide asıl hedef tahtasında Çin’in bulunduğu konusunda hiçbir şüphe olmamalıdır. 

Çin, dünyada meta ticaretinin yüzde 30’una sahipken, bunun on yıl içinde yüzde 45’lere çıkacağı öngörülmektedir. Daha da önemlisi Çin durmaksızın ticaret fazlası vermekte, devasa düzeyde sermaye birikimi sağlamakta ve bu sermayeyi ihraç yollarını açmaktadır. Çin, özellikle 2023’ten itibaren ucuz iş gücü yanında, yüksek teknolojiyle üretimi büyütme, böylelikle emeğin üretkenliğini artırma yoluna gitmiştir. Bu durum Çin için toplumsal zenginleşme olanaklarını daha fazla büyütecek; rakipleriyle mücadelede sosyal dayanaklarını güçlendirdiği gibi üretkenlikte de büyük avantajlar oluşturmasına olanak sağlayacaktır. ABD güvenlik stratejisi, Çin’in ekonomik olarak katettiği gelişmelerin kendi hegemonyası için temel tehdit durumuna geldiğini anons etmektedir. Bunu engellemek için de yeni arayışlar, ekonomik koridorlar ve siyasî hamleler peşinde koşmaktadır.

ABD emperyalizmi, izlediği sürecin savaş risklerini ve olasılıklarını güçlendiren yapısına hâkimdir. Bu durum onu, ittifaklarıyla kurduğu ilişkileri ve dayandığı siyasî değerleri gözden geçirmeye itmektedir. Örneğin ABD emperyalizmi Pasifik-Asya’da hem Hindistan hem de Pakistan ile dayanıklı ilişkiler, yeni ekonomik ve siyasî anlaşmalar ile ittifaklığını derinleştirme peşindedir. Yine Türkiye, Mısır, Yunanistan ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerin daha köklü ve derin bir bağa kavuşmasını sağlayacak planlar içindedir. ABD bu ülkelerde şovenizmin güçlenmesini, rejimlerin daha baskıcı hat izlemesini desteklemektedir.

ABD, uşaklarının hem iç sorunlarının hem de aynı halkanın parçası olan diğer güçlerle olan çelişkilerinin hafiflemesine odaklanmaktadır. Tom Barrack’ın 16-17 Nisan’da Antalya’da hem Türkiye’deki “tek adam” yönetimine övgüsü ve bunun “monarşi bile olabileceği” söylemi hem de İsrail ile yaşanan çelişkilerin sadece söylem düzeyinde olduğuna dair vurgusu, konu ettiğimiz yaklaşımın tezahürüdür.

ABD emperyalizmi, ekonomik krizin yarattığı siyasî yoğunlaşmanın daha fazla faşizan biçimlerle yönetilmesi gerektiği ve bu siyasî yoğunlaşmanın savaşa göre hazırlanmayı içeren bir niteliğe sahip olduğu planıyla hareket etmektedir.

Türk hâkim sınıfları da ağababaları ABD emperyalizminin bu siyasî gericiliğinden aldığı güçle şekillenmekte, baskı mekanizmasını sıkılaştırmakta ve şovenizmi köpürtmek için her şeyi araçsallaştırmaktadır. AKP-MHP bloku devlet mekanizmasının kas gücünü sadece emekçi sınıflara, ezilen ulus ve inançlara değil, aynı zamanda rakip klik olan CHP’ye de olabildiğince göstermektedir. CHP odaklı saldırı dalgası, AKP-MHP için küçülen pastadan payını artırma yanında, zayıflığını rakibini zayıflatayarak örtme hesabındadır. CHP’ye yönelen AKP-MHP gücü; belediyeler yanında, direkt CHP Genel Başkanı’nın butlanla değiştirilmesini gündemde tutmaktadır. Bu bağlamda CHP’ye operasyonların ana aktörü Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olmadık bir biçimde parlatılmıştır. Bir önceki kendi dönemlerini zan altında bırakan imaj çalışması dikkat çekicidir. Özellikle toplumsal duyarlılığın yüksek olduğu Gülistan Doku cinayeti ve benzer meseleleri “aydınlatan bakan” imajı oluşturulmaktadır. Bu sorunların bugün konu edilmesi iki nedene dayanmaktadır: Birincisi iç klik mücadelesi, ikincisi ise CHP başta olmak üzere tüm toplumsal kesimlere yargı eliyle geniş çaplı saldırılara zemin hazırlamaktır.

AKP-MHP bloku, tüm toplumu savaşa uygun bir nizama sokma ve muhalif olacak tüm kesimleri baskılama yaklaşımını sürdürerek inşa etme peşindedir. Bir yandan Kürt meselesinde “uzlaşma” arayışını sürdürürken diğer yandan Kürt hareketine yargı saldırısından geri durmamaktadır. Bu noktada bölgesel hesaplara dayanan Kürt barışı arayışı, bir demokratikleşme planlamasıyla arasına uçurum örerek gerçekleşmektedir. Kürt sorunu demokratikleşme sorunu olarak tanımlanırken demokrasi güçlerine faşist saldırganlığın tırmanmasında bir engel olarak görülmemektedir.

TC, Kürt meselesi de dahil her meseleyi demokratik sorunun dışına atan bir pratik tutum içindedir. Bu şekilde sorunları çözme yaklaşımı ya da tabi hale getirme peşindedir. Burada en büyük kozu ise baskı, şiddet ve savaş tehdididir. Özellikle Orta Doğu’da esen savaş ve saldırı rüzgârı, TC için devlet sopasını en küçük hak talebine dahi en keskin şekilde kullanma olanağı vermektedir. 

TC buna dayanarak tüm ilerici güçlerin örgütlenmelerini dağıtmak, tüm demokratik mevzileri korku salarak tecrit etmek, halk kitlelerini baskı ile hareketsiz kılmak gibi yöntemlere en güçlü şekilde sarılmaktadır.

1 Mayıs’ı “işçi ve emekçi bayramı ve resmî tatil” ilan eden TC, özellikle son yıllarda 1 Mayıs için yapılan miting hazırlıklarını ve çalışmalarını “terör” parantezi içine almıştır. 1 Mayıs öncesi gözaltına alınan onlarca devrimci tutuklanmıştır. “1 Mayıs’ta Taksim’deyiz” şiarı ile hareket eden binlerce insana saldırılmıştır, yüzlercesi gözaltına alınmıştır. 

Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da 1 Mayıs’a “Taksim iradesi” damga vurmuştur. Yine 1 Mayıs’ı Kadıköy ve Kartal’a taşıyan sarı sendikalar ve revizyonistler; işçi ve emekçilerin mücadele gücünü bölme yolunu tercih ederek faşizme dolaylı hizmette sınır tanımadıklarını göstermiştir.

Emperyalizm ve faşist TC, hem bölgede hem de içeride saldırgan bir tutum içindedir. Buna karşı daha örgütlü olmak, devrim bilinciyle donanmak zorunludur. Devrim için ilerlemekte tereddüt etmemeli, dayanışmayı ve örgütlenerek direnmeyi daha fazla önemsemeliyiz.

Tags: politik gündemYeni DemokrasiYeni Demokrasi Gazetesi
ShareTweetSendShareScanSend
Önceki Yazı

A101’de bölge sorumlusu, kadın çalışana şiddet uyguladı

İlgili Haberler

KOLEKTİF DOĞRULTU

Umut Ayağa Kalkmaya Cüret Edenlerin Cesaretindedir

9 Mayıs 2026
Dünya

Savaş Turizmi: Jaffna’dan Bastar’a – Musafir

6 Mayıs 2026
Yazılar

Hegemonya Kavgası Yoksulluğu Derinleştiriyor

26 Nisan 2026
Yazılar

Devrimin Dinamiği Kitlelerdir

24 Nisan 2026
KOLEKTİF DOĞRULTU

Orta Doğu’da Emperyalizmin Tahakkümü Derinleşiyor

23 Nisan 2026
POLİTİK - GÜNDEM

1 Mayıs’ta Öfkemizi Emperyalizme ve Faşizme Yöneltelim!

23 Nisan 2026

Hakkımızda

Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi; işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

yd-logo-01 kopyası 2

2024 Yeni Demokrasi – Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler

Copyleft 2020, dizayn yeni demokrasi
İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz:yenidemokrasigazetesi@gmail.com