29 Mayıs, Cuma
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

Anasayfa » Zorlukları Yeneceğiz

Zorlukları Yeneceğiz

29 Mayıs 2026
içinde Yazılar
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsappTelegram

Devrimci mücadele içindeyken görece ciddi zorluklarla karşılaşıldığında en çok duyduğumuz söz dayanışmadır. Şehit ya da esir düşenlerimiz olduğunda onların işlerini dayanışma temelinde devralmak; ailelerine, yoldaşlarına destek olmak gibi tutumlar bunlardandır. Halkımız için bu dayanışma örnekleri onların yaşamında doğal olarak gerçekleşir. Elbette kapitalizm, insanlığa dair tüm olumlu değerleri olduğu gibi dayanışmacılığı da çürütmektedir. Toplumsal olarak dünden çok daha geri bir dayanışma bilincinde olduğumuzu kabul etmeliyiz. Buna karşın, her zorlu uğrakta devrimci iradeyi bileyen, ısrarı çoğaltan dayanışma örneklerine tanık olmaya devam ediyoruz. Bu pratikleri görünür kılmak ve sahiplenmek, dayanışma ruhunu kitleselleştirmek açısından önemlidir.   

Bizde dayanışmak, devrimin görevlerinin sürdürülmesine katılmak biçimindedir. Zorlukların atlatılmasına yardımcı olmak, ortada kalan işlerin devam etmesini sağlamak, yıpranan ilişkileri onarmak gibi çok temel görevleri içeren dayanışma pratikleri devrim düşüncesinin korunmasına hizmet eder. 

Bunun, özellikle “kendi görevlerimizde” somutlaşması ise temeldir. Çünkü dayanışma ihtiyacını doğuran zorluklar en başta devrimci faaliyetin ritmini kesintiye uğratmayı, işlerin sürekliliğini engellemeyi amaçlar. Devrimci mücadelede kitle bağlarının korunması ve derinleşmesi açısından “faaliyetin sürekliliği” hayatî bir öneme sahiptir. Bilinir ki kesintiye uğrayan ilişkiler kitle nezdinde güven kırıcıdır. Örgütlenme çalışmasının harcında süreklilik vardır ve sürekliliğin temelinde de güven duygusu yatar. Kitleler ancak istikrarlı ilişkileri sahiplenirler, güvenin olmadığı yerde kalıcı bir örgütlenmeden söz edilemez. Hatta güven olmaksızın gerçek bir bağ kurmazlar.

Kitlelerde Güvene Dayalı Açıklık

Devrimci düşünceye, özelde devrimci hareketlere destek vermek konusunda “güvene dayalı” ilişkilere sahip kesimlerden her zaman olumlu karşılık alınmıştır. Demek ki yoldaşlarımız, görevlerini yaparken bu güven duygusunu verebilmişlerdir. Dayanışmayı bir miras gibi taşıyabilmişlerdir. Son süreçte bu kurucu duyguyu ve bağlılığı bir kez daha en somut haliyle hissetmiş olmak, yoldaşlarımızın pratiğinin bize yüklediği tarihsel sorumluluğu doğru kavramamızı gerektirir. Bugün önümüzde duran temel görev; bu sorumluluğu sıradanlaştırmadan, ama özellikle de bilince çıkararak doğru bir kitle siyasetiyle karşılamaktır. 

Doğru siyaset, kendi pratiğimizi dayanışma gösterenlerle birlikte geliştirmektir. Dayanışma pratiklerinde kitlelerle ilişkilerimizi derinleştirmek dayanışmayı getiren koşulların farkında olmayı gerekir. 

Bu konuda birkaç önemli olgunun altını çizmeliyiz. 

Güçsüzlük Geçicidir

Saldırıların, genel olarak zorlukların yarattığı bir sonuç yalnızlık hissi ve bununla beraber gelişen “güçsüzlük” bilincidir. Dayanışma ilkin bu bilince bir darbe olmalıdır. Elbette bugün gücümüz zayıftır ve düşman saldırılarındaki amaçlardan biri de yalnızlık duygusunu egemen kılmaktır. Bu bir gerçekliktir. Ne var ki bununla baş etmek için bir siyasetimiz de vardır.

Öncelikle devrimci düşünceler, genel olarak “yeni fikirler” oluşmalarının, dile gelmelerinin ilk zamanlarında yalnız, güçsüz ve “şüpheli” kabul edilirler. Doğru olsalar da yeni fikirlerin kitleler tarafından benimsenmesi tarih boyunca zaman almıştır. Sadece o fikirleri geliştiren ve yayanların çabasıyla değil, belki daha çok bu fikirlerin bir ihtiyaca karşılık gelmesiyle birlikte fikirler maddi bir güce dönüşmeye başlar. Yeni fikirlerin başlangıçtaki zayıflığı onların kitleler tarafından sahiplenilmemesinde bir etkendir. Devrimci bilinç bu nedenle “devrimci bir iradeye” de sahip olmalıdır. Ondan yeni fikirlerden uzaklaşması istenir. Ona, yeni fikirlerden ötürü zarar göreceği öğretilerek “kafasını kuma gömüp” bireysel güdülerle hareket etmesi söylenir. 

Bu anlayışa karşı direnmek, gerçeğin bilgisiyle harmanlanmış yeni fikirleri tam bir kararlılıkla savunmak özel bir sınıf bilinci ve buna dayalı bir irade gerektirir. Bu irade ise ancak doğru ve kolektif bir birikimle büyütülebilir. Dolayısıyla, bu süreçten en doğru bir biçimde çıkmak adına “yeni fikirlerin yeşerdiği nesnel koşulları ve imkânları” derinlemesine tartışmak bugün can alıcı bir ihtiyaçtır.

Cesaret Fikrin Gücüdür 

Devrimci fikirlerin sahiplenilmesi ve maddi bir güce dönüşmesinde devrimcilerin cesareti belirleyici öğelerden biri olagelmiştir. Sıradan insanlarda yukarıda sözünü ettiğimiz güven duygusunu geliştiren de ilkin bu cesarettir. “Bireysel çıkarlarını” değil toplumsal çıkarları öne alan, yaşamını bu yönde örgütleyenler kitleler nezdinde “eşine az rastlanır” bir pratik gösteriyorlardır. Bizim “zorluklarla” karşılaştığımız hemen her durumda kitlelerin yakın desteğini görmemizdeki temel unsurlardan biri budur. Güvenmek, evet, kişide somutlaşan bir güvendir; ama kişinin temsil ettiği şey toplumsal çıkarları yaşamının temel öğesi haline getirmiş bilinçtir. Bu, her zaman böyledir. Öyleyse biz zorluklar döneminde dayanışmayı öne çıkaran kitlelerden insanlarla bu güven ilişkisini derinleştirmeliyiz. Bu ilişkiyi daha güçlü bir şekilde somutlaştırmalıyız. Yapılması gerekenleri onlarla birlikte; onların çıkarlarını, beklentilerini, olabildiği ölçüde onlardan fikir de alarak öncelemeliyiz. Onu ilgilendirmeyen bir süreç için değil, tam da onu ilgilendiren, temelde onun çıkarlarını gerçekleştirmeye odaklı işlerle meşgul olunduğunu onlara hissettirmeliyiz. 

Şu bilinci özellikle geliştirmeliyiz: Yalnız ve güçsüz olmak, devrimci fikrin geçmişidir. Onun geleceği kitlelerle buluşmak ve kitlelerin eyleminde gerçekleşmesidir. Bunun bir süreç olduğu konusunda bilinçli olmak ve bu sürecin de eylem gerektirdiğini kavramak gerekir. Dayanışma içeren işlerde bu konunun gündeme alınması, tartışılması sözünü ettiğimiz güven ilişkisinin de yeniden kurulmasını sağlar. 

Fedakârlık Büyütür

Doğru fikirlerin amansızca savunulmasında ve kalıcı kılınmasında bir diğer belirleyici halka, fedakârlıktır. Devrimci fikirlerin üretilmesi, ideolojik olarak tahkim edilmesi ve en nihayetinde kitlelere mal edilmesi, çok boyutlu ve süreklilik içeren bir fedakârlık zincirini şart koşar. Hem asırlık egemen fikirlere karşı cepheden bir savaş yürütmek hem de yeni fikrin tarihsel doğruluğunu savunmak, uzlaşmaz ve zorlu bir mücadeleye dayanır. Bu nedenle ideolojik bir disipline sahip olmak, nesnel zorlukları göğüslemek ve egemen fikirlerin kuşatması altındaki toplum tarafından dışlanmayı göze almak, doğru fikirleri bayraklaştıranların ayırt edici bir özelliğidir.

O halde zorlu koşullara göğüs germek için nasıl yaşamalı, nasıl davranmalı ve nasıl öğrenmeliyiz?

Yaşamımızı kolektif amaca göre örgütlemeli; devrimci fikirleri pratik içinde sürekli sınanan canlı bir silah olarak, kitlelerden de öğrenmeliyiz. Ancak bu duruşla egemen ideolojinin çürütücü kuşatmasını aşabiliriz.

Fikir Gelişir

Bu bağlamda, devrimci fikirlerin kitlelerin dilinde ve kolektif düşüncesinde durmaksızın işlenmesi hayatî bir diğer meseledir. Devrimciler için sınanmak, anlık ya da dönemsel bir uğrak değil; kesintisiz ve süreklilik içeren tarihsel bir süreçtir. Aynı yasa, devrimci fikirler için de geçerlidir. Bir kez formüle edilen bir düşünce, statik bir biçimde kalmaz; maddi dünyayla temas ettikçe mutlaka değişir ve dönüşür. Bu değişim niteliksel olabileceği gibi niceliksel de olabilir. Kuşkusuz niteliksel sıçramalar, derinlikli kuramsal tartışmalar ve özgül incelemeler gerektirdiği için doğrudan “teori” bazında ele alınmalıdır. Bizim burada, pratik faaliyet içinde odaklandığımız değişimler ise niceliksel türde olanlardır. Niceliksel değişimlerden kastımız; devrimci fikirlerin kitlelerle ulaştığı andan itibaren uğradığı canlı ve pratik dönüşümdür. Çünkü fikir, öznesiyle, yani halkla buluştuğu andan itibaren o öznenin somut yaşam koşullarından, birikiminden ve ihtiyaçlarından etkilenir. Halkın kendi somutunda, kendi dilinde ve eyleminde fikir bir kez daha üretilir ve olgunlaşır.

Dayanışma pratikleri içindeyken bu etkileşime özel bir önem vermek zorundayız. Devrimci fikir, kitle çalışması içinde bu niceliksel değişimlere, yeni biçimlenişlere her zaman açıktır. Bilgiyi “kitabî” olmaktan çıkaracak, onu kitleler için içtenlikli, sarsılmaz ve eyleme geçirici bir kılavuz kılacak yegâne anahtar budur. 

Tags: Kavga-OkuluYeni DemokrasiYeni Demokrasi Gazetesi
ShareTweetSendShareScanSend
Önceki Yazı

Doğa savunucuları Dimin Madenciliğe karşı bir araya geldi

İlgili Haberler

Yazılar

Savaş ve Rant Düzeninden Kim Kazanıyor?

28 Mayıs 2026
Güncel

Interview avec la Jeunesse Communiste

27 Mayıs 2026
Röportaj

Fransa’dan Komünist Gençlik’le Röportaj

27 Mayıs 2026
Röportaj

Marmara 6 Nolu’da Neler Oluyor?

26 Mayıs 2026
Yazılar

2026 1 Mayıs’ından Çıkardığımız Derslerle Yeni 1 Mayısları Örgütleyelim!

25 Mayıs 2026
ÇEVİRİ

Yeni İnsan: İdumal (Hidma)

22 Mayıs 2026

Hakkımızda

Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi; işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

yd-logo-01 kopyası 2

2024 Yeni Demokrasi – Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler

Copyleft 2020, dizayn yeni demokrasi
İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz:yenidemokrasigazetesi@gmail.com