Bingöl Kiğı’da Ekin Madencilik tarafından yapılmak istenen siyanürlü altın arama faaliyetine karşı bölge halkı “vahşi madenciliğe hayır” diyerek tepki gösteriyor.
11 Mayıs 2026 tarihinde Kiğı ilçesine bağlı Ölmez Köyü’nde altın, gümüş ve bakır madeni arama ve üretim ruhsatlarına karşı açılan davalar kapsamında “ÇED gerekli değildir” kararının iptalini konu alan keşif yapıldı.
Kiğı Peri Vadisi Çevre Platformu’nun çağrısıyla keşif öncesi Ölmez köyünde bölgede yapılmak istenen maden çalışmalarına karşı basın açıklaması gerçekleştirildi. Munzur Çevre Derneği’ninde katıldığı basın açıklamasında maden projesinin sadece bir köyü değil, tüm vadinin geleceğini tehdit ettiği ve bölgeyi ekolojik yıkıma sürükleyeceği vurgulandı.
“ÇOBAN ATEŞİNİ YAKTIK”
Peri Vadisi Çevre Platformu adına ortak açıklamayı okuyan İbrahim Kudiş, Kiğı’nın tüm bileşenleriyle birleştiğini belirterek söze başladı. Kudiş, “Bugün burada sadece bir köyü değil toprağımızı, suyumuzu, yaşam hakkımızı ve çocuklarımızın geleceğini savunmak için toplandık. Çoban ateşini yaktık, birlikte daha güçlüyüz” dedi.
DEPREM RİSKİ VE SİYANÜR TEHLİKESİ
Açıklamada, bölgenin hassas jeolojik yapısına ve deprem gerçeğine dikkat çekildi. Kiğı ve Peri Vadisi’nin yer altı su ağları bakımından zengin olduğu hatırlatılırken, olası bir sızıntının yaratacağı felaket şu sözlerle ifade edildi: “Bu bölge bir deprem bölgesidir. Oluşabilecek en küçük kimyasal sızıntı veya siyanür kirliliği, suyun ulaştığı tüm yaşam alanlarını zehirleyecektir. Su bulunduğu yerde kalmaz; derelerle ve yer altı kaynaklarıyla tüm coğrafyaya yayılır. İçme sularımız, tarımımız ve hayvancılığımız geri dönülemez bir yıkımla karşı karşıyadır.”
YABAN HAYATI VE ARICILIK TEHDİT ALTINDA
Sömürge madenciliğinin bölgedeki endemik bitki örtüsünü ve yaban hayatını yok edeceği belirtilen açıklamada, Kiğı balının ve hayvancılığın bitme noktasına geleceği uyarısı yapıldı. Başta vaşak, boz ayı ve dağ keçisi olmak üzere pek çok türün yaşam alanının talan edileceği vurgulanırken, “Bu dağlar, bu dereler bizimdir. Hiçbir şirketin rantı için milyonlarca yıllık doğanın yok edilmesine izin vermeyeceğiz” denildi.
“SESSİZ KALMAK GELECEĞİMİZİ KAYBETMEKTİR”
Eylemde sık sık birlik ve beraberlik vurgusu yapıldı. Köy derneklerinden muhtarlara, kadınlardan gençlere kadar toplumun her kesiminin omuz omuza olduğu belirtilerek, “Karıncanın da kardeşi vardır. Sessiz kalmak geleceğimizi kaybetmektir. Doğamıza, suyumuza, toprağımıza dokunmayın!” çağrısı yapıldı.
Basın açıklamasının ardından, Avukat Yılmaz Karaaslan hukuki sürece dair bilgilendirme yaptı. Açıklamanın sonunda avukat ve platformdan oluşan heyet, avukatlarla birlikte maden sahasında incelemelerde bulunmak üzere bölgeye hareket etti.
(HABER MERKEZİ)







