Dilovası aileleri: Biz ölmüşlerimizi satmıyoruz
Dilovası’nda 3’ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirdiği Ravive Kozmetik yangınına ilişkin davanın 5. duruşması bugün başladı. Duruşma öncesinde yaşamını yitiren işçilerin aileleri açıklama yaptı.
Evrensel’den Hilal Çelebi’nin haberine göre, sanıklar ailelere para, ev ve araba teklif etti. Aileler, “Biz ölmüşlerimizi satmıyoruz, adalet istiyoruz” diyerek tepki gösterdi. Aileler, yalnızca imalathanenin patronlarının değil, yıllarca ruhsatsız faaliyete ve denetimsizliğe göz yuman kamu görevlileri ile diğer tüm sorumluların da hesap vermesini istedi. Aileler, 1 yıldır aynı taleplerini dile getirmelerine rağmen davanın olay yerine ve ailelerin yaşadığı bölgeye uzak bir yerde görülmesinin kendilerini mağdur ettiğini belirtti. Duruşma salonunun uzaklığı nedeniyle ailelerin duruşmalara katılmakta zorlandığını ifade eden aileler, bu durumun sanıklar lehine sonuçlar doğurduğunu dile getirdi.
“BİZ ÖLMÜŞLERİMİZİ SATMIYORUZ”
Yangında yaşamını yitiren Şengül Yılmaz’ın kız kardeşi Emine Bulut, ailelere para, ev ve araba teklif edildiğini belirterek bu teklifleri kabul etmediklerini söyledi. Bulut, “Sanık Ali Osman Akat içeriden, Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu ile birlikte ailelere para, ev ve araba teklifinde bulunuyor. Biz ölmüşlerimizi satmıyoruz, para almıyoruz. Arabası da parası da neyi varsa kendisine kalsın. En ağır cezayı almalarını, yaptıklarının bedelini ödemelerini istiyoruz. Sakın bir daha kimseyi göndermesinler, para teklif etmesinler. Biz almıyoruz, istemiyoruz da. Biz adalet istiyoruz, ölmüşlerimizin hesabını sormak istiyoruz” dedi.
Ailelerin duruşmalara yakınlarını kaybettikleri için katıldığını, sanık yakınlarının ise tutukluları desteklemek üzere geldiğini belirten Bulut, “Birinci yıl dönümü geldi. Bizim ölmüşlerimiz nerede? Onların insanları katillerin peşine geliyor. Peki biz aileler olarak canlarımızı neden savunamıyoruz? Bir daha gelmesinler, sakın böyle bir şey yapmasınlar. Biz ölmüşlerimizi satmıyoruz. Adaletin yerini bulmasını, en ağır cezayı almalarını istiyoruz” diye konuştu.
BİR SENEDİR KIZIMIN KOKUSUNU DUYMAK İSTİYORUM
Yangında yaşamını yitiren 15 yaşındaki Nisanur Taşdemir’in annesi Altun Taşdemir, duruşmaların Dilovası’na alınmasını istedi.
Eşinin kanser hastası olduğunu ve uzaklık nedeniyle duruşmaya gelemediğini ve 1 yıldır duruşmalara katılmak için eşini evde yalnız bırakmak zorunda kaldığını söyleyen Taşdemir, “Ben çocuklarımın hakkını istiyorum. Çocuklarımız kara toprağın altına girmişler. Şimdi bizi buraya, Kandıra Cezaevine taşıyorlar. Beşinci duruşmamız. Nisa’nın babası Vedat Taşdemir kanser hastası. Burası uzak olduğu için gelemiyor. Yakın olsaydı kızının duruşmasında bulunmak isterdi. Bir senedir sürünüyoruz; gel git, gel git… Ben neden buna mecbur bırakılıyorum? Bütün katiller cezalarını çeksinler. Bir senedir kızımın kokusunu duymak, sesini duymak istiyorum. Her an gözüm kapıda, pencerede; Nisa gelecek diye bekliyorum. Ama gelmiyor. Çocuğumu öldürdüler. Suçlu olan herkes cezasını çeksin” dedi.
TEHDİTLER BİZİ YILDIRMAYACAK
Yangında yaşamını yitiren Esma Gikan’ın yakını Engin Aras, Dilovası Belediye Başkanı’nın belediye personelinin duruşmaya gönderilmesine ilişkin kendisine “Ben gönderirim hemşerim” ve “Sana ne?” yanıtını verdiğini söyledi. Aras, daha önce Ali Osman Akat’ı tanımadığını söyleyen belediye başkanının bu kez ailelerle para pazarlığı yürüttüğünü belirterek, “Geçen hafta gördük ki belediye başkanı, Ali Osman Akat adına aracılık yapıyor. Ailelerle görüşerek ‘Şu kadar para almayın, bu kadar alın’ diyor. Adamın durumunun iyi olmadığını söylüyor. Anlaşılıyor ki bunların hepsi iş birliği içinde, birbirlerinden haberdarlar” dedi.
“2009’DAN BU YANA KAÇAK BİNALARDAN KAÇ TANESİNE İZİN VERDİNİZ?”
Daha önce adli kontrolle serbest bırakılan Dilovası Belediyesi Eski İmar ve Şehircilik Müdürü (Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı) Hüseyin Öztürk’ün 2009’dan beri görev yaptığını hatırlatan Aras, “Kendisi ‘Ben görevimi yaptım, resmî yazıları yazdım’ diyor. Doğru, resmî yazıları yazdı ama binalar yıkılmadı. Dilovası’nın yüzde 98’i kaçak deniyor. 2009’dan bu yana kaçak binalardan kaç tanesine izin verdiniz, kaç tanesini yıktınız? Kaymakamlık binasının da kaçak olduğu söyleniyor. Bu binaların sorumluluğunu kim üstlenecek?” diye sordu. Tehditlere rağmen davanın takipçisi olacaklarını söyleyen Aras, “Biz bu davayı nereye kadar giderse götüreceğiz. Belediye personelinden, belediyecilerden, yöneticilerden tehdit alıyoruz. Ancak bu tehditler bizi yıldırmayacak. Doğru bildiğimiz yolda devam edeceğiz” dedi.
Yangında yaşamını yitiren 17 yaşındaki Tuğba Taşdemir’in annesi Saliha Taşdemir de bütün sorumluların cezalandırılmasını istedi. Taşdemir, “Tuğba’nın ölümünün üzerinden bir yıl geçti. Tuğba nerede? Bana geri verebilirler mi? Hayır. Bir senedir ne gündüzümüz gündüz ne gecemiz gece oldu. Allah rızası için suçlular cezalarını çeksin. Kızımı bana geri vermesinler ama suçlular cezalarını çeksin. Ben sadece adalet istiyorum” diye konuştu.
“SORUMLULARIN TAMAMI YARGILANMALI”
Kocaeli Barosu Başkanı Av. Serdar Solak, baronun davayı ilk günden bu yana takip ettiğini belirterek, müdahillik taleplerinin reddedilmesine rağmen duruşmaları izlemeyi sürdürdüklerini söyledi. Gebze Sendikalar Birliği temsilcisi de katliamın yaşandığı alandaki nöbetten hapishane önündeki eylemlere kadar ailelerle dayanışmayı sürdürdüklerini belirtti.
(HABER MERKEZİ)





