25 Eylül, Cuma
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

Anasayfa » FACAM: Jhiramghati 10’lusu serbest bırakılsın!

FACAM: Jhiramghati 10’lusu serbest bırakılsın!

25 Eylül 2026
içinde Dünya
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsappTelegram

Şirketleşmeye ve Militarizasyona Karşı Platform (FACAM), 2013 Jhiramghati eylemi davasından yargılanan ve haklarında idam kararı verilen 10 Maoist için bir açıklama yayımlayarak kararın derhal geri çekilmesini talep etti.

Jhiramghati eyleminin, Adivasi köylerinde vahşet saçan katliamcı Salwa Judum hareketine ve kurucusu Mahendra Karma’ya yönelik olduğunun altı çizilen açıklamada, halkın kendi adalet arayışının meşru olduğu belirtildi. Hindistan devletinin aldığı bu kararın hiçbir hukuki dayanağı olmayan, tamamen intikamcı bir hamle olduğunu vurgulayan FACAM; idamın durdurulmasını da içeren 6 maddelik bir talep listesi yayımlayarak asıl yargılanması gerekenlerin Salwa Judum üyeleri olduğunu kaydetti.

“Jhiramghati 10’lusu Serbest Bırakılsın! Hindistan Devleti Kendi Çocuklarını Katletmeye Son Versin!” başlıklı açıklamanın tamamı şöyle:

“Şirketleşmeye ve Militarizasyon Karşıtı Platform (FACAM), Jagdalpur NIA Özel Mahkemesi’nin son dönemdeki keyfî, halk düşmanı ve tamamen intikamcı kararından duyduğu öfkeyi ifade etmekte ve bu kararı bütünüyle kınamaktadır. Mahkeme, aleni bir yargı terörü sergileyerek; 10 Adivasi (Pramila Modiyam, Sumitra Punem, Kosa Kawasi, Mukka Mandavi, Markami Deva, Aita Markam, Banjami Sanna, Chaitu Lekam, Joga Markami ve Mahadev Naga) hakkında 2013 Jhiramghati pususu davasına karıştıkları iddiasıyla idam cezası vermiştir. Bu pusuda, devlet destekli ve katil Salwa Judum milislerinin acımasız mimarı ve savaş ağası olan kötü şöhretli Mahendra Karma’nın da dahil olduğu 29 Kongre lideri hedef alınmıştı. Bu zalimce hükmü bir kurumsal cinayet eylemi olarak kesinlikle kınıyor ve derhal, şartsız olarak iptal edilmesini talep ediyoruz. Bu karar adaletle alay etmektir; şirket yağmasına direnenlerden korkan bir devletin hesaplı bir intikam eylemidir.

“Hindistan devletinin, uzun ve ıstırap verici devlet destekli terör kampanyaları nedeniyle paramiliter güçleri, polisi ve Salwa Judum’un kana susamış kanunsuz çetelerini bir kez bile cezalandırmazken, şimdi kendi halklarına yönelik yağma, tecavüz ve cinayetlerin intikamını aldıkları iddiasıyla yoksullaştırılmış 10 Adivasi’yi büyük bir hevesle idam cezasına çarptırması, bu sistemin tamamen çürümüş ve yozlaşmış özünü gözler önüne sermektedir. Bu durum, devlet aygıtının, NIA gibi soruşturma kurumlarının ve yargının halka hizmet etmediğini hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlamaktadır. Bu kurumlar, Salwa Judum’un en başından beri yalnızca kendi çıkarları için yaratıldığı yerli ve yabancı büyük şirketlerin silahlı muhafızları ve yalaka katipleri olarak bilhassa onlara çalışmaktadır. Ayrıca şu gerçeğe de dikkat çekmek istiyoruz: HKP (Maoist) çatısı altında örgütlenen Adivasilerin, Salwa Judum’dan sorumlu suçlu siyasetçileri öldürmek için meseleyi kendi ellerine almalarının asıl nedeni, mahkemelerin onlara adalet sağlamada başarısız olmasıydı.

“Bu kararın katıksız yozlaşmışlığını anlayabilmek için, Salwa Judum denen o kabusa geri dönmek gerekir. 2005 yılında ‘kendiliğinden gelişen bir barış ayaklanması’ kisvesi altında başlatılan bu hareket, gerçekte acımasız, devlet tarafından finanse edilen ve şirketler tarafından desteklenen bir paralı asker gücüydü. Amacı tek ve korkunçtu: Orta Hindistan’ın kaynak bakımından zengin ormanlarını her türlü direnişten vahşice temizlemek; böylece toprakların, nehirlerin, ormanların ve dağların çok uluslu maden holdinglerine ve Tata, Essar, Jindal, Lloyd ve Vedanta gibi yerli tekellere teslim edilmesini sağlamaktı. Hedef, direniş hangi bayrak altında gerçekleşirse gerçekleşsin, şirket yağmasına doğrudan karşı koymaya cüret eden veya direnenlere yardım eden Adivasi köylülerinin yüreklerine korku salmaktı.

“Mahendra Karma’nın liderliğindeki Salwa Judum, Bastar genelinde mutlak bir terör saltanatı estirdi. Tadmetla, Morpalli ve Timmapuram gibi yerlerde bütün köyler yakılarak yerle bir edildi. Tahıl ambarları yağmalandı, hayvanlar katledildi ve binlerce Adivasi, toplama kampını andıran sefil, stratejik mezralara sürüldü.

“Adivasi kadınları, güvenlik güçleri ve Judum SPO’ları (Özel Polis Memurları) tarafından en akıl almaz, sistematik cinsel şiddete ve toplu tecavüzlere maruz bırakıldı.

“Peki ama bu kitlesel vahşetler yüzünden kaç polis memuru, kaç siyasetçi, kaç şirket yöneticisi ve kaç Judum eşkıyası darağacına çıkarıldı? Sıfır. Hindistan Yüksek Mahkemesi’nin bizzat kendisi, 2011 yılında korkunç insan hakları ihlallerine dikkat çekerek Salwa Judum’un silahlandırılmasını yasadışı ve anayasaya aykırı ilan etmişti. Ancak Hindistan devleti, o sonsuz kurnazlığıyla, bu katil güruhun cinayet ve yıkım furyalarına devam edebilmeleri için onları Bölge Yedek Muhafızları (DRG) adı altında düzenli polis teşkilatına dahil ediverdi. Adivasi soykırımının mimarlarına tanınan mutlak cezasızlığın, karşı koymakla suçlanan Adivasilere verilen idam cezasıyla oluşturduğu tezat, Hindistan hukuk sisteminin faşist doğasını tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir.

“Bugün idam cezası dünya çapında 114 ülke tarafından tamamen kaldırılmış olup, küresel çapta suçu caydırmaktan aciz, yalnızca devletin intikam aracı olarak hizmet eden barbarca ve insanlık dışı bir geçmiş kalıntısı olarak kabul edilmektedir. Ancak Hindistan devleti, bu çağdışı hükmü inatla sürdürmekte ve silah haline getirmekte, bunu özellikle siyasî muhalefeti ezmek ve toplumun en çok sömürülen, dışlanan, ezilen ve yoksun bırakılan kesimlerini ortadan kaldırmak için kullanmaktadır.

“Devletin, Andra Pradesh’te ezilenleri zalim bir toprak ağasına karşı örgütleme “suçundan” ötürü iki köylü devrimciyi, Bhoomaiah ve Kishta Goud’u 1 Aralık 1975’te darağacına gönderdiği OHAL döneminin karanlık günlerini hatırlamalıyız. Buna tepki olarak, eyalet çapında devasa, militan bir protesto dalgası patlak verdi. Devrimci öğrenci örgütleri, ilerici yazarlar ve insan hakları savunucuları sokaklara döküldü; yaklaşan faşist baskıya cesurca meydan okuyarak, cezaların hafifletilmesini ve idam cezasının derhal ve tamamen kaldırılmasını talep eden kampanyalar örgütledi. Yine de, bu öğrenci ve köylü dayanışmasının muazzam gücünden dehşete düşen devlet, onları siyasî tutsak statüsünden mahrum bırakıp sıradan suçlularmış gibi insanlıktan çıkararak, basın sansürünün mutlak örtüsü altında gecenin karanlığında idam etti. Bugün, elli yıl sonra, tamamen aynı faşist senaryo Bastar’daki Adivasilere karşı devreye sokuluyor! Jhiramghati 10’lusunun yaklaşmakta olan kurumsal cinayetini çevreleyen sessizliği parçalamak için, Bhoomaiah ve Kishta Goud uğruna öğrencilerin öncülük ettiği direnişlerin kahramanca ve ateşli mirası bugün üniversitelerimizde ve sokaklarımızda yeniden diriltilmelidir.

“Bu 10 Adivasi’nin cezalandırılması yalıtılmış bir olay olarak görülemez. Bu, çok daha büyük ve devam eden soykırımcı bir savaşın parçasıdır. Devlet şu anda, Kagaar Operasyonu ve daha geniş kapsamlı Surajkund Planı kapsamında Orta Hindistan’daki acımasız askerî kampanyalarını yoğunlaştırmaktadır.

“Bu operasyonlar açıkça; Adivasi köylülüğünün direnişini tamamen yok etmek, her köyde ağır şekilde tahkim edilmiş ileri harekât üsleri kurmak ve topraklarını şiddet yoluyla gasbetmek için tasarlanmıştır. NIA, UAPA (Yasadışı Faaliyetleri Önleme Yasası) ve ölüm cezası, bu kurumsal toprak gasbını meşrulaştırmak için kullanılan yasal silahlardan ibarettir. Adivasileri ‘terörist’ olarak damgalamak ve onları darağacına göndermek, jal-jangal-jameen’lerini (su, orman ve toprak) savunmaya cüret eden herkesin yüreğine korku salmayı amaçlayan psikolojik bir operasyondur.

“FACAM, tüm ilerici, demokratik ve antiemperyalist güçleri, sendikaları, köylü örgütlerini, insan hakları savunucularını, devrimci örgütleri ve duyarlı tüm insanları bu aleni kurumsal cinayete karşı öfkeyle ayağa kalkmaya çağırmaktadır.

“FACAM aşağıdaki taleplerde bulunmaktadır:

“- Jagdalpur NIA Mahkemesi tarafından 10 Adivasi’ye verilen keyfî ölüm cezasının derhal ve şartsız olarak iptal edilmesi.

“- Barbarca ve yoksul karşıtı bir uygulama olan ölüm cezasının Hindistan hukuk sisteminden tamamen ve derhal kaldırılması.

“- NIA’nın (Ulusal Soruşturma Kurumu) derhal dağıtılması ve UAPA gibi tüm zalimce, halk düşmanı yasaların yürürlükten kaldırılması.

“- Surajkund Planı’nın soykırımcı askerî ve psikolojik savaş kampanyalarına derhal son verilmesi.

“- Ülkenin Jal-Jangal-Zameen’inin (su, orman ve toprak) acımasızca şirketler tarafından yağmalanmasının ve militarizasyonunun durdurulması.

“- Salwa Judum vahşetinin mimarlarının, planlayıcılarının ve faillerinin hukuki ve cezai olarak sorumlu tutulması.”

English

(HİNDİSTAN)

Tags: Aita MarkamBanjami SannaChaitu LekamFACAMForum Against Corporatization And Militarization (FACAM)Jagdalpur NIAJhiramghatiJoga MarkamiKosa KawasiMahadev NagaMarkami DevaMukka MandaviPramila ModiyamSumitra Punem
ShareTweetSendShareScanSend
Önceki Yazı

Avukat Sezin Uçar tahliye edildi

İlgili Haberler

Dünya

Kolombiya’da “güvenlik protokolü” kararına karşı yüzlerce öğrenci yürüdü

24 Eylül 2026
Dünya

Almanya’da yüz binlerce otomotiv işçisi sokağa çıktı

23 Eylül 2026
Dünya

“Jhiramghati’nin 10 devrimcisi halk için savaştı, katledilmelerine izin vermeyelim”

22 Eylül 2026
Dünya

K. Muralidharan’dan (Ajith) idam cezalarına tepki: “Hukukî değil siyasî bir karar”

21 Eylül 2026
Dünya

SFS: Ezilenleri “ıslah etmenin” ve ezenleri silahlandırmanın “şanlı” sanatı

21 Eylül 2026
Dünya

ABD-Danimarka arasında askerî anlaşma: Grönland’da ABD’ye süresiz yetki

19 Eylül 2026

Hakkımızda

Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi; işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

yd-logo-01 kopyası 2

2024 Yeni Demokrasi – Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler

Copyleft 2020, dizayn yeni demokrasi
İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz:yenidemokrasigazetesi@gmail.com