12 Haziran, Cuma
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

Anasayfa » Proletarya Partisinden 18 Mayıs açıklaması

Proletarya Partisinden 18 Mayıs açıklaması

17 Mayıs 2026
içinde Güncel
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsappTelegram

Proletarya Partisi, kurucu ve kuramcı önderi İbrahim Kaypakkaya’nın katledilişinin 53. yılında açıklama yayımladı.

tkpml6.net sitesinde yayımlanan açıklamada “Kaypakkaya’nın çizgisi; Halk Savaşında, politik iktidar perspektifinde, proletaryanın tarihsel çıkarlarında ve ezilenlerin kurtuluş mücadelesinde ısrardır. Bu çizgi; devrimci mücadeleyi reformizme teslim etmeyen, sınıf mücadelesinin uzlaşmaz karakterini savunan bir çizgidir.” denilerek İbrahim’i anlayarak anmanın önemine vurgu yapıldı.

TKP/ML Merkez Komite Siyasî Büro imzalı “Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya; Düşman Karşısında Cesaretin, Yenilgi Karşısında Umudun, Yılgınlık Karşısında Zafere Olan İnanç ve İradenin Adıdır!” başlıklı açıklamanın tamamı şu şekilde:

Çeşitli milliyetlerden emekçiler, gençler, kadınlar, yoldaşlar,

18 Mayıs 1973’te Türkiye devriminin niteliğini, toplumsal ve siyasal yapısının kodlarını açığa çıkaran Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya yoldaşın katledilişinin 53. yılında onun izinde yürüme irademizi bir kez daha beyan ediyoruz.

Emperyalist-kapitalist sistemin dünya halklarına savaşı, açlığı, yoksulluğu ve geleceksizliği daha pervasız dayattığı bir tarihsel dönemdeyiz. Orta Doğu’dan Latin Amerika’ya, Balkanlar’dan Asya’ya, Afrika’dan Doğu Avrupa’ya kadar dünya halkları emperyalist saldırganlığın, savaş kışkırtıcılığının, ekonomik yıkımın ve faşist baskı politikalarının hedefi haline getiriliyor. Dünya ölçeğinde egemen sınıflar krizlerinin faturasını işçi sınıfı, emekçiler, kadınlar, gençlik ve ezilen halklara daha ağır yaşam koşullarını dayatarak aşmaya çalışıyor.

Türkiye’de ise faşizm; baskıları, gözaltıları, tutuklamaları, işkenceleri, yoksulluğu ve örgütsüzlüğü büyüterek ayakta kalmaya çalışıyor. Kürt ulusuna yönelik inkâr ve imha siyaseti sürüyor. İşçiler en temel hakları için direnirken devlet terörüyle karşılaşıyor. Gençlik geleceksizliğe, kadınlar erkek egemen şiddete, köylüler talana ve yoksullaşmaya mahkûm ediliyor.

AKP-MHP kliği, ABD emperyalizminin bölgesel hesaplarında gösterdiği kararlılığa paralel olarak egemen sınıflardan aldığı desteği büyütüyor. Patron-ağaların desteğini daha güçlü şekilde arkalayan bu egemen AKP-MHP kliği, politik gücünü korumak için başta CHP olmak üzere diğer kliklere iktidar olanaklarıyla ve tüm gücüyle saldırılarını artırarak sürdürüyor.

AKP-MHP kliği, Kürt ulusal sorununda barışçıl çözüm adı altında Kürtlerin örgütlülüklerini, direnişçi güçlerini, hak arama ve mücadele araçlarını tasfiye edip çürütme hedefine kilitlenmiştir. Reform ve uzlaşma siyaseti, Kürt Ulusal Hareketinin ana rotası haline gelmiştir. 22 Ekim 2024’de başlayan “Yeni Çözüm Süreci” Kürtlerin ulusal haklarını sinsi ve kalleşçe sınırlayan bir dizi saldırının üstündeki örtü olmuştur. “Yeni Çözüm Süreci” açık bir tasfiye süreci olarak işlev kazanmıştır.

Bu süreç, “kurtuluş için silahlı mücadele” fikrine keskin bir saldırıdır.

Bu süreç, Ulusal Kurtuluş için Kendi Kaderini Tayin Etme Hakkının zorunluluğuna yönelen bir inkarcılıktır.

Bu süreç, TC’nin gerici bölgesel çıkarları için Kürdistan’ın her bir parçasını ve daha fazla Kürdü köleleştirme hesabıdır.

Bu süreç, demokratikleşme iddiasından uzaklaşma, emperyalizme, faşizme ve cihadist gericiliğe Kürtleri entegre etmektir.

Bu süreç, gerici baskıcı ve inkârcı Türk ulusal egemenliğinin Kürt ulusu üzerinde daha fazla genişleyerek devam etmesidir.

Emperyalizmle ve onun uşağı olan faşizmle aranan çözümü reddediyoruz. Kürt ulusuna dayatılan bağımlı ulus statüsüne karşı Yaşasın Kürt Ulusunun Kendi Kaderini Tayin Etme Hakkı diyoruz. Kürt ulusu özgür olmadan Türk ulusu özgür olmayacaktır. Kazanan emperyalizm ve faşizm olacaktır.

AKP-MHP kliği, “milli ve yerli” söylemi ile şovenizmi körüklerken, TC’nin emperyalizmin ekonomik ve siyasî sistemine göbekten bağımlı olan yapısının daha da derinleşmesini sağlamıştır. Bu onlar için bir tercih değil sınıfsal çıkarlarının zorunlu sonucudur. Derinleşen bağımlılık siyasette, kültürde, ekonomide daha fazla çürüme ve yozlaşma yaratmıştır. Emperyalizme sunulan bu uşaklık halkın yaşamına daha fazla karanlık, belirsizlik ve geleceksizlik olarak yansımıştır.

Yoldaşlar,

İşte böylesi bir tarihsel tabloda, İbrahim Kaypakkaya’yı anmak; yalnızca geçmişe dönük bir hatırlama değil, bugünün sınıf mücadelesi içinde bir saflaşma ve konumlanma meselesidir.

12 Mart 1971 faşist muhtırasının ardından devrimci harekete yönelik büyük bir saldırı başlatılmıştı. İşkencehaneler, zindanlar doldurulmuş; devrimciler katledilmişti. Yenilgi ruh hali yayılıyor, teslimiyet ve umutsuzluk büyüyordu. Tam da böyle bir dönemde İbrahim Kaypakkaya ortaya çıktı. O, yenilgiyi kader olarak kabul etmedi. Tam tersine, yenilgi koşullarında devrimci çizgiyi berraklaştırmanın, proletaryanın kızıl bayrağını daha yükseğe çekmenin tarihsel sorumluluğunu üstlendi.

Henüz 24 yaşındaydı.

İbrahim yoldaş, yalnızca bir dönemin devrimci önderi değildir.

O, yenilgi koşullarında devrimci iradeyi örgütleyen, egemenlerin “değiştirilemez” dediği düzeni hedefe koyan, korkunun ve tasfiyeciliğin ortasında komünist çizgiyi savunan, örgütleyen yalın kat bir komünist önderlik iradesidir.

O, Kemalizm’den keskin şekilde kopuşun adıdır.

O, Kürt meselesine “kör, sağır, dilsiz” olan korkaklığa karşı Marksizm-Leninizm-Maoizm’in cüretidir.

O, sol maceracılığa karşı Halk Savaşının sabırlı ve zafere yazgılı yolunun yılmaz savunucusudur.

O, sağ tasfiyeciliğe karşı silahların eleştirisine kararlılıkla bağlılıktır.

O, sınıf uzlaşmacılığına, anayasalcılığa, proletaryanın bayrağının lekelenmesine karşı Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin kızıl bayrağının göndere çekilmesidir.

O, cesareti, teorik berraklığı ve sınıf bilinciyle dönemin egemen “sol” anlayışlarını yerle bir eden ser verip sır vermeyen komünist bir önderdir.

O, Marksizm-Leninizm-Maoizm biliminin yönlendiriciliğinde TKP/ML’yi kurarak, Türkiye devriminin rotasını proletaryanın politik iktidar perspektifiyle tanımlayan bir rehberdir.

Yoldaşlar, dostlar;

Kaypakkaya’nın gücü yalnızca teorik çözümlemelerinde değil, söyledikleriyle yaptıkları arasındaki sarsılmaz uyumdadır. O, yazdığı gibi yaşadı, savunduğu çizgi uğruna savaşın içine girdi. İşkencede teslim olmadı. Ser verip sır vermedi. Komünist iradenin, adanmışlığın ve devrimci cüretin simgesi haline geldi.

Bugün egemen sınıflar yalnızca devrimci hareketi değil, aynı zamanda devrim fikrinin kendisini tasfiye etmeye çalışıyor. “Büyük davaların bittiği”, “devrimin imkânsız olduğu”, “sınıf mücadelesinin anlamını yitirdiği” propagandası sistemli şekilde yayılıyor.

Liberalizm uzlaşmayı, reformizm teslimiyeti, parlamentarizm düzen içine sıkışmayı, oportünizm gerici kliklerden saldırı altında olana yaslanmayı “gerçekçilik” diye pazarlıyor. ABD emperyalizmi Venezuela, İran ve Küba’yı hedef haline getiren saldırganlıkları tırmandırdıkça bu devletlerin gerici karakteri unutuluyor ve bunları antiemperyalist mevziin parçası olarak gören oportünist sapmalar büyüyor. Hâkim olan kliğe, saldırgan olan güce okun sivri ucunun yönlendirilmesine evet ama halka düşman gericiliğe, tutarsız emperyalizm “karşıtlığına” hayır.

Bu yaklaşımlar devrimci iddianın küçümsenmesidir. Bu yaklaşımlar bağımsız siyasî çizgi etrafında silahlı mücadele, politik iktidar hedefi ve proletarya diktatörlüğü düşüncesinin yanlış bir çizgiyle aşındırılmasıdır. İbrahim Kaypakkaya yoldaş bağımsız siyasî çizginin ve eylemin yılmaz bir savunucusu, sınıf uzlaşmasına dayalı tutumun amansız ideolojik düşmanıdır. Onu bu bilinçle kavrayarak yolumuza fener yapmanın zorunlu olduğu bir karanlık tünelden geçiyoruz.

Emperyalizm ve onun sisteminin yenilmez olduğu ezilen halklara ve uluslara anlatılıyor. Hindistan’da Halk Savaşı hedefe konuyor. Filistin’de bir ulusun taşla, sapanla, tırnakla, molotofla, silahla direnişi soykırımla yok edilmeye çalışılıyor. Kürdistan’ın her parçasında silahla kazanılanlar, entegrasyonla teslim alınmaya çalışılıyor. Nerede olursa olsun ezilen halklara ve uluslara verilen öğüt; “silahlı mücadeleye bundan sonra asla girişme, çünkü o devir bitti.”

Tam da bu nedenle İbrahim Kaypakkaya bugün daha fazla önemlidir.

Çünkü Kaypakkaya en zor koşullarda dahi devrimden vazgeçmemenin, tarihsel haklılığa güvenmenin, kitlelere olan inancı korumanın, “iktidar namlunun ucundadır” kavrayışına bağlılığın adıdır.

O, yenilginin ortasında zafer perspektifi yaratmanın, karanlık dönemlerde kızıl bayrağı taşımanın, umutsuzluk çağında komünist iradeyi büyütmenin sembolüdür.

Kaypakkaya’nın çizgisi; Halk Savaşında, politik iktidar perspektifinde, proletaryanın tarihsel çıkarlarında ve ezilenlerin kurtuluş mücadelesinde ısrardır. Bu çizgi; devrimci mücadeleyi reformizme teslim etmeyen, sınıf mücadelesinin uzlaşmaz karakterini savunan bir çizgidir.

Yoldaşlar,

Bugün görev; onu yalnızca anmak değil, anlamaktır. Çünkü tarih göstermiştir: Yenilgiler geçicidir. Tasfiyecilik çürütücüdür. Yılgınlık teslimiyettir. Komünist irade ise halkın bağrında yeniden yeniden doğmak, yenilgilere meydan okumak, umutsuzluğa geçit vermemek, zorluğa göğüs germek, akıntıya karşı yüzmekten korkmamaktır.

Bugün geniş kitlelerin çelişkileri derinleşmekte, öfkeleri büyümekte, arayışları sürmektedir. Komünistlerin görevi; bu arayışı devrimci çizgiyle buluşturmak, örgütlemek ve politik iktidar mücadelesine taşımaktır.

İbrahim Kaypakkaya’nın mirası işte burada yaşamaktadır.

O miras; teslim olmamaktır.

O miras; gerçeği korkmadan söylemektir.

O miras; halkın kurtuluşuna olan inancı her koşulda korumaktır.

O miras; devrimi örgütleme iddiasından vazgeçmemektir.

Bugün Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya’yı; işkencede teslim olmayan komünist iradesiyle, revizyonizme karşı yürüttüğü ideolojik mücadeleyle, proletaryanın politik iktidar çizgisine olan sarsılmaz bağlılığına sadakat yemini ederek anıyoruz.

Onun ayak izlerine basarak ilerleyeceğimiz, onu kavradığımız oranda zorlukları aşacağımız bilinciyle anıyoruz, anmaya ve sahiplenmeye devam ediyoruz, edeceğiz.

Uzlaşmacılığa Karşı Komünist Safları Sıklaştır!

Umutsuzluğa Karşı Marksizm-Leninizm-Maoizm’i Kavra!

Emperyalizme ve Onun Gerici Savaşına Karşı Devrimci Savaşı Yükselt!

Sosyal Şovenizme ve Sınıf İş Birlikçiliğine Karşı Proleter Enternasyonalizmini Kuşan!

Tasfiyeciliğe Karşı Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya Yolunda Sebatla İlerle!

Teslimiyete Karşı Yeni Demokratik Devrimi Halk Savaşı ile Kazan!

Yaşasın Partimiz TKP/ML, Önderliğindeki Halk Ordusu TİKKO, Gençlik Örgütü TMLGB!

(HABER MERKEZİ)

Tags: 18 Mayıs18 mayıs 1973İbrahim KaypakkayatikkoTKP/ML
ShareTweetSendShareScanSend
Önceki Yazı

Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya İstanbul’da anıldı

Sonraki Yazı

İlayda Zorlu’nun ölümünün birinci ayında açıklama: “Yaşanan politik bir cinayettir”

İlgili Haberler

Emek

Tekirdağ’da bir kimya fabrikasında patlama: 1 işçinin durumu ağır

12 Haziran 2026
Güncel

Silivri Belediyesine operasyon: Belediye Başkanı Bora Balcıoğu dahil 18 kişi gözaltına alındı

12 Haziran 2026
Güncel

32 yıllık tutsak Aygül Kapçak tahliye edildi

11 Haziran 2026
Güncel

Tutsak gazeteciler için Taksim Tünel’de açıklama

11 Haziran 2026
tutsakpzn
Güncel

Tutsak Partizanların mektup adresleri

9 Haziran 2026
Güncel

Faşizmin Düşen Maskesi ve Mutlak Butlan

9 Haziran 2026
Sonraki Yazı

İlayda Zorlu'nun ölümünün birinci ayında açıklama: "Yaşanan politik bir cinayettir"

Hakkımızda

Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi; işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

yd-logo-01 kopyası 2

2024 Yeni Demokrasi – Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler

Copyleft 2020, dizayn yeni demokrasi
İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz:yenidemokrasigazetesi@gmail.com